Âşık Mahzuni Şerif'in Darıldım Darıldım türküsünü dinlediğimde, sanki içimde yıllardır konuşmadan duran kırgınlıklar dile geliyor. Bu darılmak bir insana değil sadece; bazen zamana, bazen yaşananlara, bazen de insanın kendi kalbine oluyor. Çok şey anlatmak isteyip susmanın, çok şey hissettirip karşılığını bulamamanın yorgunluğu var bu ezgide. Ben artık anlıyorum ki bazı kırgınlıklar öfkeyle değil, sessizlikle büyüyor. İnsan bağırmıyor, hesap sormuyor; sadece içinden usulca "darıldım" diyor. Bu türkü bana, kalbimde taşıdığım o sessiz kırgınlıkların da bir sesi olduğunu hatırlatıyor. Belki hâlâ sevdiğim şeyler var, hâlâ değer verdiğim insanlar var ama insan bazen sevmeye devam ederken de kırılabiliyor. "Darıldım Darıldım" benim için bir vazgeçiş değil; içimde kalanların, söylenemeyenlerin ve yorgun düşmüş bir kalbin hüzünlü itirafı gibi. Çünkü bazı yaralar kapanıyor, ama bıraktıkları sızı uzun süre insanın ruhunda yaşamaya devam ediyor.