( Sanki onun kendine göre bambaşka bir dini vardı. Efsanelerin din kökenli olduğunu düşünürdü mesela. Bazı kavramları çok önemser asla taviz vermezdi. Temiz kalplilik, doğruluk, sabır, dilini korumak, hoşgörü, merhamet, şükür, temizlik ve sözünde durmak, onun vazgeçilmez ilkeleriydi.
Güzelmiş... insana ilahi bir mesaj gelse zaten bunları emrederdi herhalde. )
Tatil modu on, tutunamayanlar beklemede, Abum Rabum devrede :)
Selim Işık yalnızlığını kelimelerle besledi. Kelimelerin anlamını bilmeden önce tanıdığı yalnızlığı kelimelerin içinde yetiştirdi. Eski yaşantılarının hastalığından yeni kalktığı sırada, aldırışsızlığından kelimeler konuşurken, eski yaraların eski kelimelerinin göğsüne saplandığını duydu birden; sustu kaldı. Kelimeler yalnızlığını yaşamadına da bırakmadılar onu. Her yandan kuşatıp saldırdılar.