Gizem..

Geceye bir söz bırak..✨ “Ben o yolun dikenli olduğunu bile bile yürüdüm, nasıl ağlarım şimdi topuklarım kanadı diye.”
1000k
Gizem..
Ben tepeden tırnağa bir acıyım.. Gazap Üzümleri'nden.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yıllar önce bir makale okumuştum. Makalenin özeti şuydu: Medya aracılığı ile gündeme gelen herhangi bir suç gündemde kaldıkça o suça eğilim artar. Bununla ilgili kırık cam teorisi de var. Polis okullarında öğretilir genelde. Peki nedir kırık cam: Herhangi bir binanın bir camı kırıksa diğer camları da kırmaya meyillenir mahalle sakinleri. Bu yüzden polisler asayişi önceden sağlar ve o ilk camın kırılmasına izin vermez. Almanya bu konuyla ilgili şöyle bir önlem almıştır. Mesela; bir yaralanma olduğunda, cinayet olduğunda veyahut herhangi başka bir suç işlediğinde medya derhal oraya akın etmez. Suç gündeme gelmez her fırsatta. Fakat bizim ülkemizde bu durum tam tersidir. Hatta bunun üzerine gündüz kuşağı programlar var, reytingte hatrı sayılar sonuçlar alan. Suçu gündeme taşımayı bırakın gündemden düşürmüyoruz. Sorum şu; sizce ülkemizde izlenen, suçu kameralarla belgeleme, gündemde tutma politikaları doğru mu? İkinci olarak sizce suç gündemde kaldıkça gerçekten o suça yönelim artıyor mu? ⚠ (Lütfen sırf yorum yapmak için yorum yapmayın)
Edebiyat
Gizem..
Suçun sürekli gündemde tutulması ile suç oranın artması arasında ciddi bir ilişki olmasa da ben de ilişki olduğu kanaatindeyim çünkü insanlar bazı şeyleri gördükçe o şeylere aşinalık kazanıyorlar ve belli şeylerin sürekli göz önünde bulunması toplumda bunu normalleştiriyor.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 125. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 16:06
İnci Aral'ın yazdığı ilk roman olan Ölü Erkek Kuşlar 1992 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazanmıştır. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Roman, muhteşem bir psikolojik tespitler yığını. İnci Aral bu eseriyle adeta toplumdaki önyargıları yıkmaya çalışmıştır. Erkek ve kadının birbiriyle çatışmalarını derin gözlem yeteneği ve anlatım gücünün de etkisiyle çok güzel bir eser ortaya koymuştur. Bu eseri, kadınların mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzdaki kadınlara karşı takınılan yanlış davranışların, kadınlar üzerinde nasıl etkisi silinmeyen yaralar bıraktığını çok iyi bir şekilde aktarmıştır. Bunun haricinde toplumdaki erkeğe bakışı da çok net bir şekilde bize aktarmıştır. Buradan sonrası için spoiler uyarısı veriyim. Eser iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde daha çok Suna, Ayhan ve Onur'un hem geçmiş hem de şimdiki yaşantılarını bir arada anlatıldığını görmekteyiz. İkinci bölüm her şeyin kopma noktasına geldiği ve büyük olayların yaşandığı, asıl bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Suna, bir film çekmek ister ve bu filmi Düşköy Sineması'nda yayınlamak ister. Filminde oynayacak isimler ise Ayhan ve Onur'dur. Suna'nın bu iki şahısla da önceden bir ilişkisi olmuş ve onlara ricada bulunur ve filminde oynamayı kabul ettirir. Buradan sonra ise yazar bizi farklı bir dünyanın içine çekiyor. Perde açılıp oyun başladığında artık Suna, Ayhan ve Onur'un gerçekten o kişilerin bir senaryo mu yoksa gerçek yaşananlar mı anlatılıyor olup olmadığı konusunda ikilem yaratıyor. İlk bölümde Suna bir kişilik bozukluğu yaşayan kişi olarak karşımıza çıkıyor. "Su" ve "Na" adında iki farklı kişilik barındırıyor içinde. "Su" daha çok uysal taraf olarak karşımıza çıkıyor. Su, toplumun geçmişten günümüze taşıdığı töre ve kurallara sıkı sıkıya bağlı, mutluluğun ancak bu töre
Edebiyat
Ölü Erkek Kuşlarİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20191,250 okunma
Gizem..
İçimden Kuşlar Göçüyor
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 125. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 16:06
İnci Aral'ın yazdığı ilk roman olan Ölü Erkek Kuşlar 1992 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazanmıştır. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Roman, muhteşem bir psikolojik tespitler yığını. İnci Aral bu eseriyle adeta toplumdaki önyargıları yıkmaya çalışmıştır. Erkek ve kadının birbiriyle çatışmalarını derin gözlem yeteneği ve anlatım gücünün de etkisiyle çok güzel bir eser ortaya koymuştur. Bu eseri, kadınların mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzdaki kadınlara karşı takınılan yanlış davranışların, kadınlar üzerinde nasıl etkisi silinmeyen yaralar bıraktığını çok iyi bir şekilde aktarmıştır. Bunun haricinde toplumdaki erkeğe bakışı da çok net bir şekilde bize aktarmıştır. Buradan sonrası için spoiler uyarısı veriyim. Eser iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde daha çok Suna, Ayhan ve Onur'un hem geçmiş hem de şimdiki yaşantılarını bir arada anlatıldığını görmekteyiz. İkinci bölüm her şeyin kopma noktasına geldiği ve büyük olayların yaşandığı, asıl bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Suna, bir film çekmek ister ve bu filmi Düşköy Sineması'nda yayınlamak ister. Filminde oynayacak isimler ise Ayhan ve Onur'dur. Suna'nın bu iki şahısla da önceden bir ilişkisi olmuş ve onlara ricada bulunur ve filminde oynamayı kabul ettirir. Buradan sonra ise yazar bizi farklı bir dünyanın içine çekiyor. Perde açılıp oyun başladığında artık Suna, Ayhan ve Onur'un gerçekten o kişilerin bir senaryo mu yoksa gerçek yaşananlar mı anlatılıyor olup olmadığı konusunda ikilem yaratıyor. İlk bölümde Suna bir kişilik bozukluğu yaşayan kişi olarak karşımıza çıkıyor. "Su" ve "Na" adında iki farklı kişilik barındırıyor içinde. "Su" daha çok uysal taraf olarak karşımıza çıkıyor. Su, toplumun geçmişten günümüze taşıdığı töre ve kurallara sıkı sıkıya bağlı, mutluluğun ancak bu töre
Edebiyat
Ölü Erkek Kuşlarİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20191,250 okunma
Gizem..
Benim de çok etkilendiğim güzel bir kitaptı, bir kadının içine düşebileceği bir girdaba farklı bir bakış açısı getiriyor. Bundan sonra İçimden Kuşlar Göçüyor/ İnci Aral okumanızı da tavsiye ederim, o kitapta da yine bir kadının hayat karşısında duruşunu farklı bir açıdan ele alıyor. Bunun yanı sıra tespit ve betimlemeleri de çok hoştu.
Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekân içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa, bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur. Sizi seviyorum... Hem nasıl seviyorum yarabbi... Şu anda bir tarafımı kesseniz acı duymam. Sizin için herhangi bir şeyi yapmak istediğim zaman beni durdurabilecek bir kuvvet tasavvur etmiyorum. Ölüm bile buna muktedir değildir...
Edebiyat
Gizem..
Ne kadar güzel konuşuyor ah Ömer.. :')