Hayat, kişinin sadece yaşayıp geçirdiği bir şeyden ibaret olduğunda, hayatta kalmanın gereklilikleri bütün zamanını ve gücünü aldığında, başka gereklilikler için geriye kuvvet bırakmadığında ve zaman hızla geçip elimizdeki her neyse onu ihmal içinde kurutup çürümeye bıraktığında, başkasının aynı şekilde devam etmesini beklemek gerçekten o kişi için fazlasıyla büyük bir yük.
Kitaplar benden hiçbir zaman bıkmaz. Zaman içinde, tamamen iyileşmemi sessizce bekleyerek bana bir çözüm sunarlar. Kitapların en güzel özelliklerinden biridir bu.
Belki de devamlı doğru şeyleri söyleyen kişilerin kelimelerini okurken bu yüzden rahatsızlık duyuyoruzdur. Çünkü söyledikleri ile yaptıkları bir olan birini nadiren görürüz. Saçma olan şu ki, dediği ile yaptığı bir olan birini bulduğumuzda bile rahatsız hissederiz.
Deneyimli ve hazırlıklı olduğumu düşündüğüm anda daha çok engelle karşılaşırdım; yeni insanlar, yeni iş, yeni konular ve yeni yerler. Ne kadar duvar yıkarsanız yıkın, öbür tarafta sizi bekleyen bir duvarın daha olduğu oyunlar gibiydi.
Umarım içinizdeki görmezden gelinen, farklı sese kulak verirsiniz. Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan tteokbokki de yemek ister.