Halbuki aldığım terbiye, okuduğum eserler bana şaşaalı hayatlar vaat ettiler; şimdi nasıl olur ki bu miskin, bu donuk, bu düşkün hayatı severek kabul ederim?
Beğenecek neleri var? Hayatları mı, zevkleri mi? Erkeği kadını, ihtiyarı genci yalnız dedikoduyla, boğazlarıyla memnun ve mesut olabilen, her türlü zevkten, güzellikten mahrum yaşaya yaşaya pıhtılaşmış olan bu hayat bana o kadar iğrenç geliyor ki...
Benzersiz olmak için kendimi zevk ve saadetten mahrum etmeye nasıl razı olurum? Fakat etrafımdaki hayatı, insanları, her şeyi adi, küçük bulursam benim kabahatim var mı?