Ne kadar sonu feci bitse de kitabı Psikolojik bir roman olarak algılamak istedim.
Yazarın roman içinde ki insan tahlilleri, olaylara farklı yaklaşımları insanı tanımak için orijinal bölümlerdi.
İnsanın içinde ki boşlukları bir insanla doldurması o, kişiyi gözünde fazlaca büyütmesi fazla anlam yüklemesi bizlere çok ders veriyor. Nietzche ağladığında kitabıda aslında böyle bir aşk i anlatıp çözüm buluyordu.
Aşık insanların bu kitabı okuyup intihar etmeleri değilde sonuçta kusurlu olan sevdiğine olmayacak şeyler yükleyip geri dönülmeyecek bir yere gitmeyin mesajını veriyor diye okudum.
Tabi ki bu yorumu daha genç yaşımda yapar mıydım bilmiyorum;)
İyi okumalar
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Halk Kitabevi Yayınları · 2017150bin okunma
Anlaşılmamak baya üzücü. Genc Werther gitti kendini vurdu mesela. Anlaşılmanin da doğurduğu bazı sonuçlar vardır mutlaka..
İntihar etmiş bazı okuyucular anısına.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
Kitabın sonundaki sonsözde Walter Benjamin'in uzun incelemesini okuyunca aslında kitap üstüne bir yorumda bulunmak zor. Hem felsefi hem de edebi yönden uzun uzun bir değerlendirmeye tabi tutmuş. Ben kitapla François Truffaut'nun Jules et Jim filmi vasıtasıyla tanıştım. Bir filmde ya da bir kitabın için başka bir kitaba denk gelmek ve onu alıp okumak hoşuma gidiyor. Hele izlediğim veya okuduğum şey hoşuma gittiyse. Bu niyetle alıp okudum. Kitabı da beğendim. İlişkiler ve evlilik üstüne dönemine göre epey cesur ve ilginç bir teması var. Aşk, gelenek ve ahlak üçgeninde biraz sınırları test eden bir yönü var. Ama dili biraz ağdalı. Belki çeviri kaynaklı.
İç dünyalarında yaşanan çatışmaların benzer örneklerini üç farklı düşünür üzerinden ele alan eser, Zweig'ın incelemeleriyle daha da derinlik kazanıyor. Peki bu isimleri bir araya getiren ortak nokta nedir? Aslında belirli bir düşünce sistemi değil; yaratıcı deha ile yıkıcı içsel gerilim arasındaki demonik çatışmadır. Zweig, Hölderlin, Kleist ve Nietzsche'nin düşüncelerini karşılaştırmaktan çok, onları ortak bir kaderde buluşturan psikolojik ve varoluşsal gerilimleri inceler. Bu figürlerde yaratıcı dehanın, bireyi hem yükselten hem de yıkıma sürükleyen bir güç olarak nasıl işlediğini göstermeye çalışır. Bu nedenle eser, yalnızca biyografik bir anlatı olarak değil, aynı zamanda psikolojik bir inceleme olarak da okunabilir. Bu noktada Johann Wolfgang von Goethe'yi anmamak olmaz. Goethe'nin farklı biçimlerde ele aldığı "demonik" kavramı, Zweig'in yorumlarında da önemli bir arka plan oluşturur. Böylece kitap, yalnızca bir iç çatışma hikâyesi olmaktan çıkar; tutku, yalnızlık, yaratıcılık ve trajik kader üzerine kapsamlı bir düşünce alanına dönüşür.
Karmaşık olmayan ilişkiler bir zamanlar vardı herhalde, diye düşünüyordum. Elbette varmış. Belki yine de var ama göz önünde dolaşmıyor.Longos
İki bin yıl öncesinden gelen bu hikâye, Midilli Adası'nda doğan, yeşeren ve engellere göğüs geren bir aşkı anlatıyor.
Masumiyet, acımasız kader, sadakat, ihanet, tanrıların intikamı ve hatta acımasız korsanların eşlik ettiği bu aşk hiçbirine boyun eğmiyor, yok olmuyor. Sadece lekesiz, masum, karmaşık olmayan ilişkiler ve saf duygulara değil, hayvanlara, bitkilere, rüzgâra, mevsimlere de aynı güçle yönelebilen bu kadim metin insanlığ bir armağan
"Sevdalı olanlar acı çekerlermiş.”
Daphnis ile Khloe'nin Aşkı Antik Yunan edebiyatının ilk düzyazı örneklerinden biri kabul edilmesinin yanı sıra pastoral edebiyatın da ilk yapıtıdır. Yazarının kimliği netleşmemiş olsa da romanın okur üstündeki etkisi yüzyıllar sürmüş, nice yazara, ozana, heykeltıraşa, ressama, müzisyene ilham vermiş; Shakespeare'den Goethe'ye, Rousseau'dan George Sand'a, Colette'ten Yukio Mişima'ya birçok büyük edebiyatçının yapıtlarına esin kaynağı olmuş bir Daphnis ile Khloe'nin Aşkı geride bıraktık
Hiçbir sevdalı böyle şeylerle ilgilenmez, sevdasına yol açan gövdenin güzelligini gördüğünde ona kapılır, gider. İşte bu yüzdedir ki kimileri bir ağaca, bazıları bir ırmağa, bazıları da yabani bir hayvana âşık olabilir. Sevdalandığından korkan birine acımak gerekmez mi? Ben bir kölenin gövdesine ama özgür bir adamın güzelliğine
sevdalandım. S:88
Geçmişte yaşamak, bu tabir her dönemin önemli bir olgusu. İtalya seyahati; Goethe’nin üzerinde çok etki bırakmış. Birçok altı çizilecek satır olmasına rağmen son 4 biraz müstehcen. Schiller son 4 bölüm hariç yayınlamış, son 4 bölümün yayınlanmasına Goethe izin vermemiş o zamanlarda. Sonra tam şekilde yayımlamış Goethe. Kısa bir kitap iş kültürde de birleşik olarak var. Her farklı çeviri şiiri daha lezzetli kılıyor. Bu çeviri de çok iyi.
Roma AğıtlarıJohann Wolfgang Von Goethe · Gendaş Kültür Sanat Yayıncılık · 200296 okunma