Modern dünyanın “başarı” diye dayattığı şeylerin aslında ne kadar yüzeysel olabileceğini yüzüne çarpan bir kitap bu. Robin Sharma, hikâye anlatımıyla kişisel gelişimi birleştirerek okuyucuya doğrudan ders vermek yerine bir yolculuğa davet ediyor.
Julian Mantle karakteri üzerinden anlatılan bu hikâye, sadece bir adamın Ferrarisini satması değil; egosunu, hırsını ve tükenmişliğini bırakma cesaretini temsil ediyor. Kitap boyunca verilen öğretiler (zihni kontrol etmek, disiplin, amaç bulmak gibi) aslında yeni değil ama anlatım biçimi onları sindirilebilir ve etkili kılıyor.
Yine de kitap herkes için çok iyi bir kitap etkisi yaratmayabilir. Çünkü bazı yerlerde mesajlar fazla tekrar ediyor ve zaman zaman fazla “didaktik” bir tona kayıyor. Yani edebi derinlik arayan biri için biraz yüzeysel kalabilir.
Ama işin özü şu:
Bu kitap sana yeni bir şey öğretmekten çok, zaten bildiğin ama unuttuğun şeyleri hatırlatıyor.