Şimdiden yaşayamayacak kadar kalabalığız; böcek ibi değil ama insan gibi yaşayamayacak kadar kalabalığız; toprağı tüketip çölleri büyütüyoruz, ırmaklarımız birer batak, okyanuslar can çekişiyor, ama iman, ahlak, düzen ve maddi çıkar bizi ilkel topluluklar halinde yaşamaya mahkum etmek için el birliği ediyorlar: dinlere mümin gerek, uluslara savunacak insan, sanayicilere tüketici; bu demektir ki herkese çocuk gerek, yetişkin olunca ne olacaklarının bir önemi yok.
Huzura erdi şimdi bu biçare adam
Huzura ya erdi, ya erecek:
Onu kızdıracak bir şey yok artık,
Dehşet de güpegündüz gezinmeyecek,
Çünkü onun yaşadığı ışıksız topraklara
Ne Güneş doğacak, ne Ay ışığı düşecek.
Hayvan asar gibi astılar o adamı:
Söylenmedi arkasından
Ürkek ruhunu sakinleştirecek
İnceden bir matem ezgisi bile,
Çabucak çıkardılar adamı,
Ve kapattılar bir deliğe.
O ise uzandı, hayallere dalmış gibi,
Yeşil, serin bir vadideydi sanki,
Onu uyurken görenler
Bir türlü anlam veremediler,
Bir insan nasıl böyle rahat edebilirdi
Bu kadar yakındayken celladın nefesi.