Gökçe Gök

İnsanoğlu sonuçta sosyal bir varlık; kendini grup aidiyetleriyle tanımlar. Etik davranışlarımızın tümü, aidiyetlerimizin ince ayarıyla ilgilidir. Siyasi tercihlerimizden saç modelimize, kıyafetten dil alışkanlıklarımıza, ev seçimimizden partner seçimimize kadar her an, her eylemimizde, beş dakika durup dinlenmeden, karmaşık bir aidiyetler ağı içinde kendimize pozisyon tanımlarız. "Modern olmak isterim ama nineyi üzmeyelim." "Bıyığım falancalara benzedi kenarını kırpayım." "O kelimeyi keşke kullanmasaydım, kıro diyecekler." Dini inancın da bunlardan farklı olması için bir neden göremiyorum. İnsanlar dine inanır veya inanmazken ya da şu ölçüde ve şu şerhlerle inanırken, aslında "Ben kimlerdenim?" sorusuna cevap verirler. Çeşitli kimlik ve aidiyet talepleri arasında son derece hassas ayarlı bir pozisyon tuttururlar.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aslında hiç kimse korkuyla başa çıkmıyor; sanki sıcak bir patatesmiş gibi herkes onu elden ele fırlatıyor. Pek çok insan, ilişkilerini aşık olma ihtiyacı ile aşık olma korkusu arasındaki bir dengede yaşar. Aslında hiç kimse gerçekten aşktan korkmaz. Aşk harika bir şeydir. Asıl sorun, aşkı kaybetme korkusudur. Bu yüzden, güvende hissetmemizi sağlamaları için başkalarına fazlasıyla sorumluluk yükleriz. İşin aslı şu ki, kimse duygusal güvenliği ve sadakati garanti edemez ya da hissettiğimiz güvensizliğin yok olmasını sağlayamaz. Sonuçta, korkuları denetim altında tutmak içsel bir yükümlülüktür.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Psikanaliz