George Orwell'in 1984'ünün atası... inanılmaz bir okuma keyfi sunuyor tartışmasız.
Günümüz teknolojisinin aldığı yönü, insanların eğlenceye düşkünlüğünü ve zaman geçtikçe kitaplara azalan yönelimi düşünmeye sevk ediyor.
Hatta genele baktığımız zaman, 1000K'da bir avuç insan kaldığımızı hissettiriyor ve korkutuyor.
Kusurları yok değil, pek tabii var. Ancak bunlar okuma zevkini azaltacak yada kurguda tutarsızlık yaratacak kusurlar değil... sonu dışında...
Kurgunun sonu biraz havada kalmış gibi... Kitabın, baştan sona sunduğu yüksek tansiyonun beklentisini karşılamıyor.
Okuyucu, kitap boyunca anlatılan hikayenin içinde ana karakterle birlikte yaşıyor, düşünüyor ve tıpkı onun gibi boğulduğunu hissediyor. İster istemez bir başkaldırış, isyan bekliyor sisteme karşı ama o beklenti karşılanmıyor.
"En azından teslim olsaydı sisteme ama böyle arada, böyle çözümsüz kalmasaydı" diyorsunuz.
Ama en nihayetinde son sayfayı da çevirip yazarın zihninden çıktığınızda bir anda kendi dünyanıza dönemiyorsunuz. Yazarın zihni bir süre daha sizi kuşatıyor.
Başarı da bu değil mi zaten?