Yazar, bilim ve keşif için diyor ki: "Yeraltı yaşam tarzı gerekli araçlar ve vahşi çevreye karşı korunma yolları Ay'da da aynıydı. Ancak burada bunlar barış amaçlı kullanılırdı. En sonunda on bin yıl sonra insanlık savaş kadar heyecan verici bir şey bulmuştu. Ne yazık ki bütün uluslar henüz bu gerçeğin farkına varamamışlardı." Ne kadar doğru...
İnsanoğlu zihninin kaldıramayacağı bir durumu tahayyül etmeye çalıştığında zihin otomatik olarak kendini kapatır. Düşünemezsiniz. Bu insan zihninin en çarpıcı savunma mekanizmalarından biridir.
Kendinizi bir tecavüz kurbanının yerine koyup, "ya ben olsaydım?" Dediğiniz an düşünme fiili yarıda kalır.
Kitap bu açıdan sadece bir polisiye roman değil aynı zamanda size düşünemeyeceğiniz kadar dehşet verici şeyleri sunan ve savunma duvarınızı yıkarak sizi düşünmeye zorlayan bir kitap.
Tecavüz kurbanı bir kadının neler hissettiğini anlatıyor kitap ve siz sadece anlamıyor; aynı zamanda hissediyorsunız da. Yani kaçındığınız o duyguyla yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz.
Diğer yandan sapkın bir zihnin içinde yolculuğa çıkartıyor sizi ve kadının toplum içinde kendine yer kazanmaya dair gösterdiği çabayı, karşılaştığı erkek hegamonyasıyla nasıl bir mücadele içine girdiğini anlatıyor tüm çıplaklığıyla.
Ve siz "kadın haklı" demeden geçemiyorsunuz.