ayseakkan

ayseakkan
Okul öncesi öğretmeni /
Öğretmen
Lisans
28 Ağustos 1998
32 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Azdahak kitabı aslında güzel gidiyor, olay örgüsü akıcı ama o kadar çok anlamını bilmediğim osmanlı’da kullanılan kelimeler ve dahası var ki.. kelime anlamına bakacağım diye yanımdan telefonu ayıramıyorum..
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şeyhülislam Efendi sofra duası için bir yudum suyla boğazını temizlemeye bile başlamıştı töre gereği duadan sonra akşam namazına kalkılacak, namazdan sonra kısa bir sohbet yapılıp herkese rütbesine uygun diş kiraları takdim olunacak ve topluca Ayasofyaya teravih’e geçilecekti.” Ne güzel bir süreç bu anlatılanlar.. insanın gözünde canlanıyor Diş kirası : Osmanlı Devleti'nde devlet adamlarının ve ileri gelenlerin saray ve konaklarında her akşam iftar yemeği vermeleri bir gelenekti. İftarlarda misafirlere ve özellikle fakirlere yemekten sonra diş kirası adıyla para ve çeşitli hediyeler dağıtılırdı
İstanbul zürafasının iftar öncesinde kalender sohbetleri meşhurdu.Önce bir cüz Kur’an okunur, ardından tatlı hikayeler anlatılır nüktelerle dualar birbirine karışırdı” ne kadar güzelmiş iftar öncesi bir cüz Kur’an okumak dualar etmek..

ayseakkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 16:14
·
2026 2. kitabı
Altay Cem Meriç
8.9/10 · 3.568 okunma
"Kulları içerisinde Allah'tan sadece alimler(bilenler) korkar." Kur'an' da ilim/alim kelimeleri kullanımına baktığınızda göreceğiniz şey, ilmin Allah korkusu ve hakikati bilmek olduğudur. İlim kuru bir "O onu dedi, bu bunu dedi" (kıylükal) değildir. Yine Efendimiz' den (sav) nakledildiğine göre: 'Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler dinar ve dirhem değil ilim bırakmıştır. O halde ilmi alan büyük bir pay almış demektir."Kim ilmi, ulemadan addedilmek, cahillerle tartışmak ve in- sanların teveccühünü kazanmak için talep ederse, Allah onu cehenneme koyar: İlim bir insana bunların tamamını sağlayabilir. Ancak bunları talep etmek ilim talep etmek değildir. İlim maksattır. Hedefi hakikati anlamak, hakikate göre yaşamak ve rıza-i ilahiye ulaşmaktır. Bu maksat için çabalarken gelen ek sonuçlar maksud değildir. Geçip giden bir zaman, yaşadığı ömrü bile hatırlayamayan insanla- rız. Kendi hayatımızı sonunu merak ettiğimiz bir film gibi izlemekteyiz. İlim öğreniyoruz ve biliyoruz ki, bu güzeldir. Biliyoruz ki lazımdır. Hem İslam dünyası hem de ülkemiz bilene muhtaçtır. Neden ilim öğrendiğimizi anlatırken sürekli "din-i mübin ve ülkemiz için" diye lanse ediyoruz. Allah'ın kulları ilim talebelerine bakınca ''İşte bunlar bizim için çalışan fikir emekçileridir. Onlar çalışacak ki biz daha iyi olalım." diye düşünüyorlar. Her yerde ilim ehline ihtiram edip, kanaatlerini soru- yorlar. Vallahi onların bu halleri tertemiz bir niyettir. Allah bilir ya bu niyetleri onları kurtarabilir. Ama biz kendimizi onlara böyle sunarken, ilmin faziletleri ile ilgili ayetler ve hadislerle onları etkilerken layığı ile çalışmazsak Allah'ın huzuruna nasıl çıkarız? İlmin sefasını sürmüş, cefasını terk etmiş olmaz mıyız? Korkarım o Allah'tan ki kendimizi böyle yüce şeylere nispet ederken
Sayfa 136·Kitabı okudu