ayseakkan

ayseakkan
Okul öncesi öğretmeni /
Öğretmen
Lisans
28 Ağustos 1998
32 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Önce kendinden başlamak lazım
Hasılı kelam, çocuğunuza iyi bir ahlak vermek istiyorsanız ahlaklı olmak yönünde kendinizi eğitin, dindar olsunlar istiyorsanız dindar olun, entelektüel olsunlar istiyorsanız okuyun. Başkalarını değiştirmeye çalışmak kolaydır. Kolay olduğu için herkesin nefsi buna meyleder. Oysa ailenizi ve çevrenizi düzeltecek olan sizin yapacağınız işlerdir.
Reklam
Dinen bakalım. Namaz vakitleri konusunda aşırı hassas, namazla- rında ve Efendimiz anıldığında gözleri yaşaran, samimiyetle dua eden bir anne ile bu özellikleri haiz olmayan fakat dinden laf açıldığı zaman konuşmak için fırsat kollayan bir anne aynı mıdır? Değildir. Bunların verdikleri eğitim de aynı olmaz. İlki gibi bir anneye sahip olan bir ço- cuğun ben İslam düşmanı olabildiğine hiç denk gelmedim. Gerçekten dindar bir anneye sahip olan ve annesini çok seven bir çocuğun kafasının karıştığına ve ateist olduğuna çok denk geldim. Ama bu çocukla- rın Allah'a küfür etmek, Muhammed aleyhisselam ile dalga geçmeye çalışmak gibi hareketlere tevessül ettiğine hiç rastlamadım. İnsanların anne-babalarına olan sevgileri, onların değerlerine saygı duymasını sağlar. Bundan daha iyi eğitim mi olur? Oysa şedit İslam ve Müslüman düşmanları içerisinde anne babasına olan nefretini onların dinine ku- sarak gösteren çoktur. İş yine "Siz iyi insan, iyi bir Müslüman olun; çocuğunuza verebile- ceğiniz en güzel eğitim budur." demeye dönmüyor mu? Entelektüel/teorik açıdan bakalım. Büyük kitaplığın olduğu bir evde büyüyen, kitap okumayı keyifli bir iş olarak addetmeyi belki 1 yaşında gören, ev içi kullanılan kelime zenginliği normal bir ailenin on katı olan birisi ile bunun zıddı bir olabilir mi?
Çocuk Yetiştirmek Şu üç soru bize sıkça sorulur: 1. Çocuğumu ahlaken nasıl eğitmeliyim? 2. Çocuğumu dinen nasıl eğitmeliyim? 3. dini eğit. Çocuğumun teorik eğitim sürecini nasıl yönetmeliyim? Üç soruya da benim standart cevabım her zaman bir tanedir: Ken- Sebebi şu ki; ben eğitimde müşahedeyi esas alırım. Eğitim çocuğa okutulmaya çalışılan sayfalar, söylenen sözler değil çocuğun müşahede ettiği şeydir. Ahlaken bakalım ... Bir gariban gördüğünde duran ve yardım eden, yeri geldiğinde maddi menfaati dahi ahlaki bulmadığı için reddetmiş bir baba profilini 5 yaşından 18 yaşına kadar izlemiş bir çocukla bu- nun tam zıddını izlemiş bir çocuk aynı olabilir mi? Bu çocukların böy- lesi durumlar karşısında hissettikleri haya duygusu dahi farklı olur. Zira bunun zıddını izleyen çocuk ister istemez bu davranışa alışır. Kötü ahlakı gösteren adam ağzıyla vaaz verse dahi bu söylemleri ço- cuğun nefretini celp eder. Aslında o kötü ahlakını çocuğuna karşı da çoğu zaman uygulayacaktır. Sonra bir de üstüne vaaz ettiğinde daha da nefret uyandıracaktır.
Dinlemeyi bilmeyen müşahedeyi ıskalar, konuşmaları yavanlaşır, zaman geçtikçe boşboğazlaşır. Eskiler "sözün şehveti" diye bir tabir kullanırlardı. Gerçekten konuşmanın hazzı, nefis terbiyesini hak eden şeylerden birisidir.
Müşahede, susmayı gerektirir. Az önce koşmak ve durmaktan bah- setmiştik. Kişisel diyaloglarda müşahede ve tefekkür, susanın yaptığı iştir. Konuşurken müşahede edemezsin. Genellikle çok ve boş konuşan insanların müşahedesinin zayıf, karakter ve olay tahlillerinin sığ olma- sının önemli sebeplerinden birisi budur. Aslında olan şudur: Böylesi ki- şiler çok konuştukça, tefekkürleri azalır ve konuşma içerikleri zayıflar. Boş konuştukları için de az dinlenirler. Az dinlendikçe daha çok ko- nuşurlar. Bu böylece kendi kendini besleyen bir kısır döngüye dönüşür. Aslında boşboğazlık yapmayan insanlar bir konuyla ilgili konuştuklarında daha dikkatli dinlenirler. Eğer ağızlarından güzel cümle- ler de dökülürse gördükleri ilgi daha fazla artar. Az konuşan ve ko- nuştuğunda kıymetli şeyler söyleyen insanlar kanaatleri merak edilen ve görüşlerine başvurulan kişilerdir. Bir olay olduğunda onların konu hakkındaki yorumlarına ulaşılmak istenir. Onlardan yorum alabilen- ler bundan mutlu olur.
Reklam