Kıyamet ne zamanmıs diye sorarken tehtid eder gibi baktı ona. İnsanın gözlerinin kamaştıgı, ayın karanlıga battıgı ve güneşle ayın bir araya geldiği zamandı kıyamet. Derken meczup uzun kolu ve parmağıyla gökte bir noktayı gösterdi.
Paşam biliyorsunuz, pek çok mikrobun aşısı bulunurken, hatta bunların bir kısmı suratle Osmanlı laboratuvarlarında üretilebilirken, bugun, hala vebanın aşısına sahip değiliz!"
Serinin ikinci kitabı bir düğün salonunda geçiyor, çok dar zamanda ilerlemeye çalışıyor olaylar, işte bu yuzden üçlemenin adı Dar Zamanlar.
İlk kitapta Aysel ölmeye yatmıştı, okadar çarpıcı bir şekilde başlayıp dar bir vakitte gecen olaylar ıkıncı seride de devam ediyor, bu sefer düğün gecesinde gecen olayları anlatırken çok fazla karakter kullanıyor yazar. Gercekten her bir karakter ayrı bir kalem, ayrı bir nefes, üçüncü kitabı okumaya can atıyorum. Ne zaman Adalet Ağaoğlu okusam sanki Ankara sokaklarında bir gezintiye çıkıyorum, hep bu his kovalıyor beni, üniversite yıllarıma, o yollara uğruyorum hep.
Çok başka bir kalem, çok başka bir zihin Adalet Ağaoğlu. Kitabını okurken Cumhuriyet in ilk yıllarından başlıyoruz sonra 70 lere gidiyoruz ikinci kitabında . Kitabın giriş cumlesi de bence insanı sarsıyor!
Bir Düğün GecesiAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,892 okunma