·376 syf.····Okunma: 11 Mart 2021 11:04 Evlenilecek Kadın, Margaret Atwood'un 1965 yılında yazdığı ve dört yıl sonra basılan ilk romanı. 24 yaşında yazdığı bu roman, feminist hareketin güçlü etkisini de içinde barındırmakta aynı zamanda.
Tüketici davranışlarını ölçen bir araştırma şirketinde çalışan Marian, geleceği parlak bir hukukçu olan Peter'den evlilik teklifi alır, bunu hayal ettiğini zannederken karşısına bir tesadüf sonucu Duncan adlı bir edebiyat öğrencisi çıkar. Olaylar bundan sonra gelişir ve Marian yaşamak istediği hayatla, kalıplara sokulan hayatı arasındaki bocalamasını farklı bir yeme bozukluğuyla dışa vurur. Gelgitleri, içsesleri, hayalkırıklıkları, hemcinsleriyle olan ilişkileri, kaygıları, soru işaretleri çok ince nüanslarla okuyucuya aktarılmış. Çok güçlü bir alt metne sahip kitap çok etkiledi beni. Damızlık Kızın Öyküsü'nden sonra yazarın okuduğum ikinci eseri Evlenilecek Kadın. Ütopik bir eser okuyacağınızı beklemek büyük hayalkırıklığı olur kesinlikle fakat verdiği mesajlar dolayısıyla çok özel bir eser. Sonundaki metafor çok etkileyiciydi.
Eserin başlığı da çok manidar aslında. Kadınların, kategorize edilmesi bağlamında kullanılmış bir başlık bana göre. Aslında kimdir kadın?? Yaşamdaki kimliği nedir? Sadece evlenip, doğurmak için bahşedilmiş, bakıldığında şehvet uyandıran bir et yığını, bir nesne midir??
Kadın; Doğursun veya doğurmasın anaç, isterse istediği her şeyi yapabilecek güçte, bazen duygusal, bazen kırılgan, bazen zayıf ama sonuç olarak sadece biraz daha fazla anlaşılmayı bekleyen, tamamlaması gerekli hikâyeleri olan küçük kız çocukları...Yapmadıkları, yapamadıklarının değil yaptıklarının görülmesini isteyen dünyanın en güzel çicekleri...Varlıklarıyla varoluş sebebi olan kiymetli varlıklar...
Bu güzel eseri "8 Mart Dünya Kadınlar Günü Okuma Etkinliği" kapsamında okudum. Bu anlamlı etkinliği düzenleyen Son Ay hanımefendiye tesekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varlar, iyi ki varız..
Bu hayatta, size biçilen kaftanı değil, kendi biçtiğiniz kaftanı giyebilmeniz dileğiyle... Sevgiyle ❤