Yaşama Çabası
Puan vermedi·208 syf.··
2021 13. kitabı
·
“Bu dünyada ne bir insan ne de bir nesne sonsuza dek yaşar. Ama öleceğimiz bilgisi yalnızca bize bahşedilmiştir. Ve bu da dünyadaki en değerli lütuftur.” (Gorô Miyazaki/Yerdeniz Öyküleri) Günübirlik Hayatlar, Yalom'un çeşitli terapilerinden derlediği 10 öyküden oluşur. Kitap, adını son öykü olan ‘Günübirlik Hayatlar’ adlı öyküden almıştır. Yazar bu ismi, Marcus Aurelius'un ‘Düşünceler’ adlı eserinde geçen “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.” alıntısından esinlenerek koymuştur. Çoğu okur, gerçek terapilerden derlenen bu öykülerin gizlilik ihlaline yol açıp açmadığını merak ediyor. Yalom gibi deneyimli ve özenli bir psikoterapistin etik ihlaller yapmayacağını bilsek de yazar, okuyucuların merakını gidermek için kitabın sonunda bu konuya dair küçük bir açıklama notu düşmüş. Hastalarının tanınmaması adına kimliklerinde yaptığı değişiklikler, ekleme ve çıkartmaların yanı sıra öykülerinin yayımlanabilmesi için kendilerinden yazılı izin de almıştır. Peki bir psikoterapist yahut da benzeri meslek çalışanları, vaka çalışmalarını neden paylaşmak ister? Bunun temel sebebi, meslektaşlarının ve ileride meslektaşları olacak öğrencilerin bu deneyimlerden faydalanmalarını sağlamaktır ki bence bu çok faydalı bir destek kaynaktır. Günümüz ruh sağlığı çalışanlarının bu kaynakları da baz alarak kendilerini revize etmeleri gerektiğini düşünüyorum. "Elf gözlerin neler görüyor Legolas?" dercesine ağzın içine bakan danışanlara, “Meğer ne çok yorulmuşsun, incinmişsin...” benzeri cümleler artık yeterli gelmiyor. Hele ki son dönem psikoloji temelli dizilerden sonra bu tarz cümleler çok klişeleşti ve sağaltıcı etkisini neredeyse yitirdi. Günübirlik Hayatlar kitabındaki öykülerde: bitirilmemiş işler, ölüm kaygısı, yaşam motivasyonu, yas gibi ortak konular ele alınmıştır. Bilhassa ölüm teması ön plandadır. Bütün varoluşçu psikoterapistler gibi Yalom da ölüm temasını sıklıkla işliyor. Kitaplarının hemen hepsi bu konu merkeze alınarak veya bu konuya değinilerek yazılmıştır. Ayrıca kitaptan öğreniyoruz ki Yalom, kendi ölüm kaygısı ile baş edebilmek için varoluşçu psikolog Rollo May'den terapi almış. Çünkü danışanlarının ölüm kaygısı ile şeffaf bir şekilde çalışabilmesi için öncelikle kendisinin bununla baş edebilmesi gerekmektedir. Nedir ölüm? Her canlının şüphesiz günün birinde tadacağı bilinen bu mefhum, hariçten gelip dahile ulaşmaktır belki de. Yaşam ise bu ikisi arasında geçen ve nasıl geçeceği kısmen de olsa bizim elimizde olan yolculuktur. Peki ya nasılsa biteceğini bildiğimiz bir yolculuğun niteliği bu kadar çabaya değer mi? Miyazaki’nin ‘Yerdeniz Öyküleri’ adlı animesinde geçen şu diyalogda sorumuzun cevabını bulabiliriz belki: – "Neden yaşam için mücadele edelim? Nasılsa bir şekilde sonlanacağını biliyoruz." – "Hayat, öleceğimizin farkında olduğumuz için çok değerlidir. Sen ölümden değil, yaşamaktan korkuyorsun. Sahip olduğun tek hayatı yaşamaktan korkuyorsun!" Sözün özü, bize bahşedilen tek hayatı (eğer Hinduizm inancını benimsemiyorsak tabii:) yaşamaktan korkmayalım. Bir gün bitecek olan yolculuğumuzu en anlamlı şekilde tamamlayabilmek ve geriye dönüp baktığımızda ardımızda bitirilmemiş işler bırakmamak adına yaşam, tüm çabalara değer bence...
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
··
10bin Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir pdrci olarak İrvin Yalom'a önem verdiğini biliyorum Sümeyra. Bu nedenle incelemeni ilgiyle okudum. Ben Alev Alatlı'nın derlemiş olduğu Batı’ya Yön Veren Metinler 1 i okumuş ve bu dört ciltlik seride Thomas Aquinas ve Marcus Aurelius dikkatimi çekmişti. İncelemenle Aurelius ve Yalom arasındaki bağlantıyı bu kitap üzerinde görmüş oluyoruz. Kitap değerlendirmeleri merak uyandırma ve kapılar açma işlevini yüklendiği zaman burası daha değerli hale geliyor. İlk fırsatta Yalom okumasıyla takipte olacağız efendim. Dün yapmış olduğun yorumda savaş olmadan öğrenmenin bir yolu olmalı demiştin ya! İşte bu yol, kapılardan kapılara geçmektir. Emeğine sağlık, daha sık inceleme bekliyoruz :)
Sümeyra Özat
Gönderi Sahibi
Resul Hocam, mesleki bakış açısını ön planda tutmaksızın da Irvin Yalom'un önemli ve fazlasıyla okunası bir yazar olduğunu düşünüyorum. Sizin de beğeneceğinize inanıyor ve yorumunuzu merakla bekliyorum. İncelemelerin pek çok işlevleri olabilse de bu işlevlerin farkına varıp kazanımlar sağlamak biraz da okura bağlıdır. Hani derler ya "Anlattığın, karşındakinin anladığı kadardır" diye. Yanı yazılanı anlamlandırma mahareti aynı zamanda okurdadır. Ben de sizin gibi özenli ve vitrine koyup saklamalık okurları örnek almaya çabalıyorum :) Yorumların da pek çok işlevi vardır esasen. Bunlardan biri de incelemeye ve inceleme yazarına sunduğu katkılardır. Kapılardan kapılara geçme konusunda farkındalığımı artırdınız. Sunduğunuz katkılar ve beni mutlu eden kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim. Beklentinizi dert edineceğim inşallah :) Selam ve saygılarımla...
Yazarı not alıyorum efendim ✍️ Saygılar bizden :)
"Hayat, öleceğimizin farkında olduğumuz için çok değerlidir." Bizi hayvanlardan ayıran en büyük fark da sonunda öleceğimizi bilerek yaşamak. Belki de yaşam bu yüzden değerli ve bu yüzden kızsak da sitem etsek de seviyoruz. Yalom'un bir kitabını okumuştum. İkinci okuyacağım kitabı da bu güzel inceleme sayesinde olsun. Ellerine sağlık.;)
Sümeyra Özat
Gönderi Sahibi
Söyledikleriniz çok kıymetli farkındalıklar Mustafa Hocam. Ölüm bilinci, en az yaşam bilinci kadar önemlidir aslında. Dahası ölüm, yaşama yön verir aynı zamanda. İncelemem yazarın daha çok okunmasına vesile olacaksa ne mutlu. Hele ki bu okur sizseniz... Güzel yorumunuz için teşekkür eder, yakın zamanda sizden de bir inceleme (arayı çok açtınız) okumayı dilerim.. :)
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri birkaç ay önce okumuştum ve tadı damağımda kalmıştı. Bu güzel incelemeniz o kadar iyi geldi ki, listeme ekledim, okuyacağım yakında:)
Sümeyra Özat
Gönderi Sahibi
İki taraflı da haklı yadırgamalar :) Okuma serüveniniz verimli ve daim olsun Gönül Hanım...
Elf gözleriniz neler görüyor bilemiyorum ama yazdığınız inceleme yine dopdolu ve oldukça faydalı olmuş:) Ben Yalom’un Nietzche Ağladığında ve Divan adlı eserlerini okudum yıllar önce. Hatırladığım kadarıyla Divan’da da yine bu hasta mahremiyeti konusu gündeme gelmişti. Psikolojiyi, verdiğiniz örneklerde olduğu gibi popülerleştirmek yerine tam tersi ‘faydacı’ bir kurgulama yolunu seçen Yalom’un kitapları bu anlamda konuyla ilgili olsun veya olmasın herkes için önemli kitaplar. Ayrıca incelemenizde adı geçen Rollo May’in de ‘Yaratma Cesareti’ adlı bir eserini okudum. O kitaptan da kendimce oldukça faydalanmıştım. Kısaca ‘yaratmak’ ve genişçe ‘cesaret’ kavramlarını deşiyor tabiri caizse:) May ile Yalom arasında böyle bir hasta-doktor ilişkisi olduğunu bilmiyordum. Bunu da sizden öğrenmiş oldum:) Emeklerinize sağlık Sümeyra hanım. Yeni kitaplarda görüşmek dileğiyle...
Sümeyra Özat
Gönderi Sahibi
Güzel geçen pazar günüme iliştirilen güzel bir yorum. Necip Bey, yorumlarınızı okumaktan da cevaplamaktan da keyif alıyorum.. :) Yalom, hem belirttiğiniz sebeple hem de literatürel bir dil yerine sade ve akıcı bir dil kullanması sebebiyle çokça okunası bir yazar. Ben de okumaya devam edeceğim. Rollo May, varoluşçu psikoterapinin önemli temsilcilerinden ve 'Yaratma Cesareti' de bu alanın önemli kitaplarından. Birkaç yıldır kitaplığımda (Fromm'un, 'Özgürlükten Kaçış' kitabıyla birlikte) bana vicdan azabı çektiren kitaplar arasında. Umuyorum ki ben de yakın zamanda okuyacağım. Teşekkür eder, güzel kitaplarda buluşmayı dilerim. Saygı ve sevgilerimle...
Sümeyra Hanım yorumunuzu okuduktan sonra ben de bu kitabı okumak istiyorum. Ancak ağır gelir mi acaba, teknik bir kitap mı? Yerdeniz Öyküleri’nden bahsetmişken Ursula K Le Guin adını anmak gerekir diye düşünüyorum. Serinin yaratıcısı olarak bunu hak ediyor. Saygılar...
Sümeyra Özat
Gönderi Sahibi
Yalom'un geniş bir kitlece beğenilmesinin temel sebeplerinden biri de sade dilidir Levent Bey. Yani teknik veya ağır bir dil söz konusu değil. İlgi duyanların rahatlıkla okuyabileceği bir yazar. 'Yerdeniz Öyküleri' konusundaki katkınız için teşekkür ederim. Kesinlikle, yaratıcısı anılmayı hak ediyor.