"Fetih istiyorsanız, fetih size geldi. Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Cemaatiniz çok da olsa size zerre kadar yarar sağlayamaz. Allah, inananlarla beraberdir." Enfal Suresi 19. Ayet
Bu ayetten de anlaşılacağı üzere Allah fethi izin vermesine rağmen aslında istemediği şeylerden biridir, işte burada ne şekilde izin vermiştir onun iyi anlaşılması lazım. Ona da her zaman yaptığım gibi Kur'an'dan bakalım.
"Kendilerine savaş açılanlara savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğratıldılar. Allah onlara yardıma elbette kadirdir." Hac Suresi 39. Ayet
Diğer kısım da Bakara Suresi 190. Ayet'ten başlayıp 193. Ayet'e kadar okuyabilirsin yani demem o ki Allah kimseye sebepsiz yere savaşma izni vermemektedir, özellikle fetih konusunda. Müslümanlar olsun diye hele ki fetih yapmak dine tamamen terstir.
Mekke'nin Fethi ile siz Osmanlı'nın yaptığı fetihleri bir mi tutuyorsunuz acaba? Ki Hac görevi için Mekke'nin Fethi zaten şarttır ve müslümanların yurtlarından alıkonulma durumu vardır. Mekke'nin fethinde kaç kişi kılıçtan geçirildi, Osmanlı'nın fetihlerinde kaç kişi kılıçtan geçirildi? Mekke Fethi'ni asıl sizin saldırı savaşı olarak göstermeniz çok yanlış. Mısır ve Şam fetihleri ile ayet inmesinin ne alakası var onu hiç anlamadım. Fetih ile insanları müslüman yapmak Bakara Suresi 256. Ayet'e ters değil mi?
Tasavvuf için de cevabım yine aynıdır, ben İslam ile tasavvufun alakası yok derken karşı taraftan gelen cevaplar da hep kültürmüş, gelenekmiş veya tarikatmış şeklinde oluyor. Soruyorum size kültür ile gelenek ile din mi olur yoksa Allah'tan inen şeklinde mi din olur? Her kültür dine etki etse değişmiş dediğimiz Hristiyanlık ve Yahudilik dinlerinden ne farkımız kalır, ki kalmadı da zaten. Kültür ve gelenek ise kendisini insanlar din adı altında görmesinler o zaman ben de hiçbir şekilde tasavvufa saldırmayayım. Mevleviliği tarikat diye savunmanız da En'am Suresi 159. Ayet'e de terstir.