Robotlar ve Ortaçağcılar Aşkına!
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2021 23:03
Uzun süredir okuduğum kitaplar ile ilgili inceleme yazısı yazmıyorum, daha çok kendimle konuşuyor ve kitaplar ile ilgili kendimle tartışıyorum, yazmak eylemi bazen boşuna geliyor, insanlara ya da okuyacak okurlara bir şey verirken belki de aynı zamanda vermiyorum düşüncesi ortaya saçılıyor ve yazmaktan imtina ediyor ve haliyle yazmıyorum. Çelik Mağaralar kitabı ile ilgili inceleme yazısı yazmam gerekiyordu çünkü kitabı fazi , Aylin Büyüksavaş ve https://1000kitap.com/senseiog ile birlikte okuduk, onlar detaylıca bu kitabı çok güzel anlattılar, bana ne kaldı peki, bir takım serzenişler ve sürüde karakoyun olma şansı, evet, elbette bu kaçırılmayacak bir fırsattır, karakoyun olmak güzeldir, hemen hemen bütün distopya eserlerde bu eserleri kıymetli kılan ve bir şey olacak hissi yaratan ve bunu yapacak olan her zaman bir karakoyun vardır, okuduğumuz metni okunur kılan aslında sistemin ya da insanın eleştirisinden çok, o karakoyun’un neler yapacağı, sayfalar ilerlerken sistemin hangi tekerine çomak sokacağı olur, işte kitabı zevkli kılanda aslında budur, sistemin içinde sistem olsak da, sisteme çomak sokan karakterleri çok severiz, işte bunlar sürüdeki karakoyunlardır, bilerek bitişik yazıyorum, keyif benim. Asimov Robot Serisi’nin birinci kitabına çok kıymetli bir önsöz yazmış, bu önsöz rehber niteliğinde olmakla birlikte hem de Asimov hakkında kısa olsa da yazdıklarıyla ilgili kıymetli bilgiler veriyor, bu bilgiler ne derseniz, yazdığı kitapları nasıl yazdığı, nereden nereye yöneldiği, yazdıklarını bir seri kitap teşkil edecek şekilde mi, yoksa yazdıkça seriye mi dönüştürdüğü konusuna yeterince açıklık getiriyor, aslında bu ve benzeri açıklamaları Vakıf’ın ilk üç kitabından sonraki kitaplarda da yapıyordu, yine bizim için keyifli okumalar olmuştu, Asimov’un romanları bir kenara, kaleme aldığı bu yazıları okumak gerçekten ayrı bir keyif benim için. Çelik Mağaralar’ın konusu zaten kitabın arkasında mevcut, bu konuya girmek istemiyorum, kitabı okumak isteyen okurlara tavsiyem bu seriyi dikkatle ele almalarıdır, “Biz” Vakıf Serisini okuduk ve devamında Çelik Mağaralar ile Robot Serisine geçiş yaptık ama burada bir ünlem işareti koymak istiyorum(!), çünkü Çelik Mağaralar, Vakıf’ın son dört kitabında okuduğumuz ve arayışta olduğumuz DÜNYA ve ROBOTLARIN geçmişine götürüyor bizi, yani Sheldon’un İmparatorluğun sonunu getirecek hesaplamaları yapmasının çok çok öncesine, daha Robotların yeni yeni insan siluetine büründürülüp üretildiği bir döneme denk geliyoruz ve bu maceralar diğer kitaplarda da devam edecek, aslında “polisiyebilimkurgu” tarzında ele alınmış bir Çelik Mağaralar okuduk, benim için 7-8 puan bandında olan bir kitaptı ve işin içinde Asimov olunca okuması biraz daha keyifli oldu ama yine de bir şeyler eksikti. Vakıf’ın ilk üç kitabıyla sonraki Vakıf kitapları ve Robot Serisi gerçekten farklı bir yazım tekniğine sahip, ilk üç Vakıf kitapları basit dilde yazılmışken sonrasında gelen kitaplar gerçekten farklı kitaplar. İşte bunun sebebi Vakıf üçlemesi tamamlandıktan sonra Asimov’un Bilimkurguya ve yazdığı kitaplara bakışının değişmesi durumu olabilir, çünkü daha iyisini yazabileceğini düşünmüş ve yazmış, biraz daha ileri gideyim, biraz daha iyisini yazabileceğini düşünseydi çok daha iyisini yazardı, çünkü Asimov’u okurken onu pahalı bir kulaklığa benzetiyorum, dünyanın en pahalı kulaklığını da alsanız, yasalar ve AB yasaları gereği size son ses seviyesini veremez, bunun için çeşitli hack işlemleri mevcut ama normal kullanıcı bu sesi sadece üreticinin kısıtladığı şekliyle son ses seviyesine getirir, işin aslı diğer tarafta daha farklıdır, kulağa zarar vermesi ihtimali ve kullanıcının bunu yok sayması düşünülerek ses seviyesi ulaşabileceği seviyenin bir iki tık altında tutulur ve biz buna göre kulaklık yorumu yaparız, Asimov’da işte böyle bir yazar benim için, daha iyisini yapabilecek ve yazacakken, yazdığı konuları sanki bir çemberin, bir fanusun içinde tutmuş, şu ana kadar toplamda 10 Asimov kitabı okudum ve bu yorumu yaparken acaba demiyorum, çünkü edindiğim izlenim, ağzımda bıraktığı tat bu; bunun nedeni çevresindeki insanlar olabilir, dönemin bilimkurgu yazarlığı belki kendisini sınırlı tutmuş olabilir, Asimov gerçekten iyi bir yazar ama yazdığı kitapları gözümün önüne getiriyor ve düşünüyorum, bazı diyalogları genel olarak daha kısa tutup, okuru derinliği olan konularda uzay ve bilim konusunda arşa çıkarabilirmiş, Asimov genelde kafasındaki kurguyu normal bir roman yazarı gibi aktarmış çoğunlukla, bu da bizi bilimin ve kurgunun kitaptan çekilmesiyle birlikte, düz, pekte okura bir şey vermeyen metinle karşı karşıya bırakıyor, ne demiştim, karakoruyun, evet şu an bunu yapıyorum, Asimov’u ne kadar seversem seveyim ben de bir tutukluk yapıyor, niyesini bilmiyorum olmayan şeyler var ve bu beni rahat ettirmiyor, sürekli kitaplarda bir şeyler eksik, bir tatmin olamamamışlıkla ayrılıyorum son sayfalardan, sonraki kitaplarda ne olacak bilmiyorum ama durum bu okurlar. Evet, kitabın konusunu ele almak yerine farklı yerlere değindim, değineceğim diğer konu ise Asimov’un önsözde hakkını teslim ettiği Karel Čapek’in R.U.R. kitabı, bu kitabın önemi büyük, çünkü bilimkurgu ve yapay zekayı ilk kullanan ve Robot’a Robot diyen ilk yazar, Čapek sonrasında robotlar kullanılmaya başlıyor ve R.U.R. kitabı bilimkurgu için çığır açan bir kitap olarak bizi selamlıyor. Kitaba yaptığım incelemenin linkini buraya bırakıyorum, detaylıca kitap hakkında bilgi alabilirsiniz, incelemenin girişini şöyle yazmışım; “R.U.R. ‘u (Rossum’un Uluslararası Robotları) ön plana çıkaran ne Robot'un Robot olarak ilk defa bu eserde kullanılmış olması, ne tiyatro oyunu olması ne de bu eserin dünyada büyük ilgi görmesidir, benim için en önemli konu YAPAY ZEKA konusunun 1920’lerde yazılmış bu kitapta işlenmiş olmasıdır. Kitabın ana metaforu, insan yaşamını kolaylaştırmak, insanın insan gibi yaşam sürmesini sağlamak, bütün işleri Robotlara yaptırarak ferah bir yaşam sunmak.” Ve devamında şu soruyu sormuşum; “Bugün bakınca elbette elimizde onlarca kitap, onlarca film, onlarca dizi ve tiyatro oyunu var, peki 1920’den bakınca nasıl duruyor?” İnceleme: #135046004 İşte Çelik Mağaralar’da Robot ve İnsanı karşı karşıya getiriyor, teknolojinin karşısında insanın güçsüzlüğüne işaret ediyor ve yapay zeka ile donatılmış bir robotu daha çok insan taraftarı olan insanları geleceğin düşmanı olarak görüyor ve başının ezilmesini istiyor. Vakıf ve Robot Serisi insan ve robotu aynı paralelde sürekli buluşturuyor, bunu yaparkende sistemin çarkına elbette çomak sokmayı ihmal etmiyor, insanı ve robotu farklı değer ile değerlendirmemiz için fazlasıyla argümanı önümüze getiriyor, en basiti Robotlar insanın iş gücünü elinden alabilir ve onu işsiz bırakır mı? Čapek’in kitabında da zaten normal bir amaç için üretilmiş robotların, bu amacı bir şekilde egale edip, yapay zeka sayesinde insanlığı ele geçirmeye çalışan robotlara dönüştürüyor, bir nevi Terminatör, Terminatör demişken Terminatör: II ne muazzam filmdir değil mi? Henüz izlemediyseniz elbette izleyiniz. Čapek’in bunu 1920’lerde işlemiş olması müthiş bir öngörüdür. Evet, robotlara karşı olan insanlar ve robotlara karşı kurulmuş bir komplo ile kitaba giriş yapıyoruz ve Asimov karakterleri serpiştirerek bizi maceranın içine sokuyor, kitap boyunca oradan oraya sürükleniyoruz ve elbette kitabın sonunda her şey… Neyse, Çelik Mağaralar ile başladığımız Robot Serisine her ay çıkacak diğer kitaplar ile devam edeceğiz, bu seri bittikten sonra asıl düşüncelerim ortaya çıkacak, çünkü başkalarının düşüncesi üzerine kurduğumuz Vakıf Serisi okuma sırası asıl o zaman gerçekten nasıl okumalıydık sorusuna cevap bulacak, kendimi bir kobay olarak göremeye başladım sanırım. "Gerçeği bilmek güzel. Cehaletle kandırılmak istemiyorum." #143948739 Asimov okuyun, keyiflidir, Asimov’un yarattığı dünya ve dünyalar okurun okuma serüvenine katkı sağlar ve düşüncelerde kıpırdanma yaratır. Okuyacak okurlara iyi okumalar, birlikte okuma yaptığım arkadaşlarıma da sonraki kitaplarda görüşmek üzere selamlarımı iletiyorum. * “Ölümden sonra yaşama inanmıyorum, bu yüzden ömrümü cehennemden ya da daha kötüsü cennetten korkarak geçirmek zorunda değilim. Cehennemin işkenceleri ne olursa olsun, cennetin sıkıcılığının daha beter olacağını düşünüyorum.” Isaac Asimov
Edebiyat
Çelik MağaralarIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20211,378 okunma
··
2.725 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Öncelikle kitaptan daha uzun ve bir çok farklı konuya derinlemesine değinen bir inceleme olmuş 🤣Emeğine sağlık👏👏Ben nedense ilk paragrafa da takıldım. Düşünceler zihinden geçen kelimelerse eğer, onları gerçeklik olarak kabul edip davranışla dışavurmak neden?🤣 Asimov' a ilk başladığımda karşıma bol bilim ,felsefe ve siyasi göndermelerin çıkacağı biraz durağan bir kitap beklemiştim. Sonsuzluğun Sonu ile beni şaşırtan yazar, Vakıf ile bu önyargılarımı doğruladı. Ancak araya seneler girdikçe kitaplarında büyük değişimlerin gerçekleştiğini gördüm. Özellikle Vakıfın Sınırı ile Vakıf ve Dünya Asimov ile önyargılarıma hiç uymayan, bilimkurgu anlamında da beni doyuran kitaplardı. O sebeple tarzının okuyucuyu yavaş ve emin adımlarla basamak basamak bağlamak olduğunu düşündüm. Robot serisinde de böyle bir gelişme olacağını düşünüyorum.Umarim bu beklentilerimiz gerçekleşir. Çok merak ettiğim ikinci kitapta buluşmak üzere☺️
Murat Ç
Gönderi Sahibi
Sabah sabah yaptığın felsefeye ayak uyduramayacağım. 😅😅😅 Valla ben hiç öyle bir amacı olduğunu düşünmüyorum, adamın kitapları sattıkça yazmış, talep geldikçe devam etmiş, kafasında toptan yaratılan bir dünya olmadığı açık, Vakıf kitaplarını kendisi dahi pek sevmiyor, sonradan satmasına ve tekrar baskı yapmasına şaşırdığını itiraf ediyor, serinin devamını da zorla yazıyor, yahu adam kısacası zorla çocuk yapıyor sonradan evet gaza geliyor ve son kitaplar genelde daha iyi oluyor ama bana yetmez, dedim ya hakikaten Asimov'u eleştirmek de bana kaldı, yok böyle bir şey ya ausuauaja 😅 Serinin devamını merakla bekliyorum, Asimov'u seviyorum ama eleştirmeyi de ihmal etmiyorum, kendisiyle aramızdaki ilişki bu yönde. 😅
Murat Asimov’un zekasını, yaratıcılığını ve nasıl kitaplar yazabildiğini bildiğimizden beklentimiz hep yüksek 😄 Ben polisiye türüne bir türlü ısınamamış bir okur olarak o bölümü kenara koyuyorum. Vakıf serisinin öncesindeki ortam yaşanan olayları merak ettiğim için bu seriyi dört gözle bekliyordum. Serinin ilk kitabı olarak güzel bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Devam kitaplarında aradığımız şeyi fazlasıyla bulacağımızı düşünüyorum.
Murat Ç
Gönderi Sahibi
Kesinlikle, tamamen yarattığı algı ve adıyla ilgili ekstra bir beklenti mevcut ben de, o yüzden oluyor, başlangıç için kötü değil ama çok iyi de değil kabul etmek lazım, birde sıralama konusu, bir iki kitap daha okuyalım daha net ortaya çıkacak bence. Önümüzdeki kitaplara bakacağız artık. :)
Öncelikle, selamını aldım canım arkadaşım Ç. , birlikte okumak büyük keyif. Devamı da gelecek. Şimdi gelelim bu güzel incelemene. Kara koyun sen isen hep baş tacı biliyorsun ki. Yazdığın birçok şeye katılıyorum. Çünkü biz seninle Sonsuzluğun Sonu ile başlayıp Vakıf da dahil bir seri okuduk ve üstüne İşte Tanrılar ile taçlandırdık. Yani 10 kitabı birlikte okuduk, benim değinip beğendiğim noktalar ile senin değindiğin noktalar benzer. Sadece senin eklediklerinde daha fazla merak mevcut. Mesela; ay dünya arayışı ve daha fazlası hakkında çok şey beklemek hakkın, hakkımız. Çünkü biliyoruz ki Asimov bize bunları verebilecek yazarlardan biri. Senin kitabı tatminsiz bitirme nedenin istediğin daha fazla argüman, daha fazla cevap. Şimdi Robot serisine başlamış olduk ve serinin ilerisinde gezegenlerle ve robotlar ile halkın adaptasyonuyla ilgili birçok soru var benim de aklımda. Belki cevapları alacağız belki de yine bir muamma çıkacak karşımıza. Ben sizinle yeniden okumayı dört gözle bekliyorum o zamana kadar. Ellerine sağlık Ç. 🥳🥳
Murat Ç
Gönderi Sahibi
Asimov adı ben de ister istemez beklenti yaratıyor, bu beklenti hem akıl dolu diyaloglarda hemde Bilimkurgu adı altında kaleme alınan kitabın tamamına sirayet etmeli ama bir şekilde yarım yamalak kalıyor benim açımdan. Yaşadığı dönemde yaşasam, günlük haber akışını takip etsem daha iyi yorumda bulunabilirdim ama maalesef bugünden yorumlayabiliyoruz. Sonuçta Robot Serisi çıraklık eseri değil, ustalık eserlerinden, umarım sonraki kitaplar daha fazlasını verir. Seninde ellerine sağlık, nice okumalara. 😊