"Sonra bir gün hiçbir sözün kalbinizi karşılamadığını görürsünüz."
Şairin bu dizelerinde söylediği gibi hiçbir söz mü kalbimi karşılamıyor yoksa sadece bu kitaptaki sözler mi kalbimi karşılamadı bilmiyorum. Ama, Bağbozumu Şarkıları ve Yaşıyoruz Sessizce kitaplarında kalemine hayran kaldığım Şükrü Erbaş'ın bu kitabını övecek kadar beğeni oluşmadı bu defa bende ne yazık ki... Belki de okuduğum ilk iki kitabından dolayı beklentim çok yüksekti Şükrü Erbaş'tan, Pervane kitabı da bu beklentimin altında kaldı.
Vakit kaybı, kötü bir kitap demiyorum, zaten kısacık bir solukta okunabilecek bir kitap. Ama ben Şükrü Erbaş'tan daha yüreğe dokunan, daha çok hissettiğini okura da hissetirebildiği bir kitap beklerdim. Bu kitap sanki yazılmak için yazılmış, hisleri anlatmaktan çok ticari kaygı ile yazılmış izlenimi uyandırdı bende.
Şükrü Erbaş'ın kalemiyle tanışmamış olanlara, tanışmalarının bu kitapla olmasını önermem. Çünkü şairin diğer eserlerini de okuma isteği uyandıran bir kitap değil. Güzel birkaç dize var, fakat diğer kitaplarındaki kadar değil kesinlikle.
Kalbimi karşılayan birkaç alıntıyı ekleyerek bitireyim:
"Bir unutma masalıymış dünya denilen avaz..."
"İnsan yoruluyor sevgilim
Yaralı bir zamanla kendini sevmekten."
"Bir gönül üşümesi bu
Isınmak için eğildiğin ocak külüyle boğuyor seni."
Kitaplı günler diliyorum kitap dostları.