Kara Kitap Romanından Alıntılar ve Çizimler: Sen Surat Okumayı Bilir Misin?
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2022 95. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 20:37
“Ne kadar kalabalığız hepimiz, ne kadar acıklıyız hepimiz; ne kadar çaresiziz çoğumuz!” - Orhan Pamuk “Bu kitabı birlikte düşündük” diyor, Türk Edebiyatının önemli romancıları arasında gösterilen Nobel Edebiyat Ödüllü Orhan Pamuk. O ve ressam Selçuk Demirel işbirliğinde ortaya çıkan bir kitap “Sen Surat Okumayı Bilir Misin?”. Genç yaşlardan itibaren çizerlik yapan ve dünyaca ünlü gazete ve dergilerde çalışmaları bulunan Selçuk Demirel’in Orhan Pamuk’la bir araya gelmeleri ortak dostları sayesinde olur. Birbirlerinin yaptığı işe ilgi duyan ikili zaman zaman Paris ve İstanbul’da bir araya gelerek sohbet ederler ve birlikte bir eser oluşturma fikri de bu görüşmelerden birinde ortaya çıkar. Selçuk Demirel’in İstanbul ziyaretlerinden birinde durumdan haberdar olan Orhan Pamuk yine görüştüklerini ve bu kez uzun bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini söylüyor. Galatasaray’dan Harbiye’ye doğru yürüdükleri esnada akıllarındaki fikir biraz daha netleşmiş olur. Orhan Pamuk’un birçoklarına göre başyapıtı olan Kara Kitap hakkında olacaktır bu “ortak kitap”. Çok sevdiği bu romanı Paris’e döndüğünde yeniden okuyacağını ifade eder Selçuk Demirel, Orhan Pamuk da konu üzerine biraz daha düşüneceğini söyler ve görüşme tamamlanır. “Selçuk'un çizgisi, kaleminin ucu, benim kelimelerim arasında acaba nasıl kaybolabilirdi?” ve “Benim hatıralarım ile Selçuk’unkiler, onun çizgisi ile benim yazım ne kadar iç içe geçebilir?” gibi sorular soruyor Orhan Pamuk fakat çizimlerden anlıyoruz ki mükemmel bir birliktelik sağlanmış ve harikulade çizimlerle süslenmiş kitap. Buna ek olarak Kara Kitap’tan alıntılar da okura eşlik ediyor. Selçuk Demirel’in seçtiği alıntılar ve onlara çizdiği resimleri içeren bir eser diyebiliriz özetle. “Kafasındaki resim. Resimdeki kafa. Kafanın içindeki yazı. Yazının içindeki kafa. Metinler arasında kayboldum sayfalar arasında kaybolduğum gibi. Kalemim ve fırçamla birlikte kelimeler de beni izliyor. Sayfayı çevirin.” Birkaç kez Paris’te de buluşan ikili kitap üzerine sohbet etmeye devam ederler. Her yeni buluşmada Selçuk Demirel’in çizimlerinin arttığını görür Orhan Pamuk ve bir süre sonra bu kitabın ortak bir kitaptan ziyade, ona ait bir kitap olacağını hisseder. Bu sebeple kitap kapağında adının yazmasının hoş olmayacağını, onun yerine önsöz metni kaleme almanın daha yakışık alacağını düşünür ve buna göre hareket eder. Önsözde de kitabın ortaya çıkış süreci kısaca bu şekilde özetlenmiş olur. Gençlik yıllarından itibaren ressam ve romancı olmak istediğini söyleyen ve bunu her fırsatta dile getiren Orhan Pamuk'un bugüne dek birçok çizimi gün yüzüne çıkmıştı. Çizerlikte aradığı başarıyı yakalayamayan Pamuk'un üst düzey bir romancı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Son olarak Veba Geceleri adlı romanının kapak resmini ve kitap içindeki bazı sahneleri de yine kendi bakış açısıyla çizen Pamuk'un iyi bir ressam olamadığına her zaman hayıflandığı önsözde yazdığı bu cümleden de anlaşılıyor: “Keşke ben de ressam olsaydım; yazıyla değil çizgiyle, boyalarla ifade etseydim kendimi. Bu düşünce ve pişmanlık da var bu kitabın kalbinde.” “İnsanın yalnızca kendisi olabilmesinin bir yolu var mıdır acaba?” gibi bir sorunun cevabını arayan ve gerek anlatım tekniği gerek içeriği ve ilgi çekici karakterleri gerekse İstanbul'u resmetme başarısıyla hafızalara kazınan Kara Kitap romanını beğenenler ve özlem duyanlar için kısa bir sürede okuyup bitirilecek hoş bir çalışma Sen Surat Okumayı Bilir Misin? Keyifli okumalar dilerim. “Lütfen bir oturuşta okuyun bu kitabı… Kelimelerin ve resimlerin ruhunun olduğuna inanan ve yazdıkları ve çizdikleri birbirine kardeş olan biri yazar diğeri ressam iki kişinin kaleminden, fırçasından çıktı her şey.”
Edebiyat
Sen Surat Okumayı Bilir Misin?Selçuk Demirel · Yapı Kredi Yayınları · 201720 okunma
··
2.359 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.