Giriş Yap
216 syf.
·
4 günde okudu
·
10/10 puan
Veronika Ölmek İstiyor-P. COELHO (Tabuların, boş inançların canı cehenneme!)
Hadi itiraf edin! Hepiniz en az bir defa ölmeyi düşünmüşsünüzdür hayatta. Kim bilir, belki buna kalkışan, kıyısından dönenler de vardır aranızda! Geçenlerde bir haber gördüm, "Dünyanın en mutlu ülkesinde intiharlar neden artıyor?" Farklı zaman diliminde ise ülkemize dair bir haber gördüm: "İntihar oranlarında artış %50'lere dayandı." Sahi, neden tutunamıyoruz hayata? Çağın vebası oldu: "tutunamamak" Dünyaya tutunamıyor insan! Azizim, insan insana tutunamıyor! Hep bir anlam eksikliği, anlam arayışı... Cevap bulursa ne âlâ, peki ya bulamazsa? Eserimizin başkahramanı Veronika isimli genç bir kız. Güzel bir hayatı var, istediklerine sahip, erkekler ile iyi birliktelikleri oluyor ama mutlu değil. Bazen tüm koşullar uygunken bile mutlu olamıyor insan. Ya da mutluluğun ne olduğunu biz değil toplum standartları belirliyor. İyi bir işin varsa mutlu olmalısın, paran varsa mutlu olmalısın, toplum tarafından kabul görüyorsan mutlu olmalısın... Böylece biz değil toplum standartları mutlu oluyor. Mutluluk bir görev halini alıyor. Ve bir gün fark ediyorsun ki tüm bunlar seni gerçekten mutlu etmiyor. “Yürü, gidiyoruz. Deliler delice şeyler yaparlar.” (s. 191) Delice şeyler neler biliyor musunuz? İçimizden geçen şeyler! Toplum yapmak istediklerimizi içimize hapsediyor! Ezilip gidiyor ruhumuz bu toplumsal normlar altında. Sokaklarda bağıramaz, her yerde gülüp eğlenemezsin! Sen kadınsın sevişirken zevk alamaz ya da bunu açığa vuramazsın! Sen bizim çocuğumuzsun iyiliğini istiyoruz ve şu mesleği yapmalısın! Kadınsın böyle giyinemez şu saatte sokağa çıkamazsın! Okumazsan adam olamazsın! Tüm bunlar mı sağlıklı bir hayatın göstergesi! Öyleyse hepimiz birer deli olalım, tüm bunlara katlanmaktansa... Zaten olmasak da kabul görmeyecek ve buna itileceğiz! "Yaşamımı bütünüyle değiştirmek istiyorum. Bir serüven yaşamak, başkalarına yardımcı olmak, daha önce hiç yapmadığım şeyler yapmak istiyorum." (s. 120) Bu gitme isteği hep bundan işte! Kaçmak istediğimiz şey bulunduğumuz yer değil bize dayatılan şeylere uyma zorunluluğu. Hayatta kaç gününüzü tamamen özgür olarak geçirdiniz? Okul, ev, iş ve basmakalıp davranışlar. Yağmur yağarsa montunu giymelisin, yoksa hasta olursun. En son ne zaman doya doya ıslandınız! "Mantosuz sokağa çıkıp kar­da yürümek istiyorum, çok çok üşümenin nasıl bir duygu olduğunu öğreneyim, değil mi? Hayatım boyun­ca hep sıkı sıkı giyinmişim, soğuk alma korkusuyla." (s. 139) Üşüyemiyor, gülemiyor, günlük hayatın koşuşturmacasında yanından geçtiğimiz insanlara "Bugün nasılsın," bile diyemiyoruz değil mi? Hayat bazen geriye dönüp baktığında görüp gülümsediğin şeylerden ibaret. Ama bu şeyler o kadar az ki... Koca hayatı bir hiç uğruna tüketecek gibi hissediyorsun bazen... Bir doktora gittiğinizi düşünün! Bir haftalık ömrünüz kalmış. O bir haftayı nasıl yaşardınız? Öldükten sonra gerçek hayatınız o bir haftadan ibaret olacak belki de! Korkmadan yaşayacak! Korkmadan sevecek! Korkmadan sevişecek ve hayatınız boyunca yapmayı ertelendiğiniz şeyleri ertelemeyeceksiniz belki de! Veronika size bunun mümkün olduğunu gösterecek, bir haftanın bir ömürden büyük olduğunu görecek ve hayatınızda değişiklik yapma kararı alacaksınız! Tıpkı Villete akıl hastanesindeki hastaların yaptığı gibi! “Geçecek,” dedi kendi kendine. “Dün geçti ya.” (s. 122) Her şey geçiyor ama bununla birlikte bir hayat da geçiyor. Ölümü bekleyerek yaşıyoruz bunun adına ne kadar yaşamak denirse. Korkular sarmış her yanımızı. Değişiklik bile korkutuyor bizi. İşe bile her gün aynı yollardan aynı araçlar ile gidiyoruz.
Mavi Saçlı Kız
'ın tutunma çabası ile Veronika'nın hayatı yeniden keşfedişi örnek olmalı bize! Bazı kitaplar ne çok şey katıyor bize.
Yeni Hayat
misali: "Bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti." Çok güzel bir cümle geçiyor eserde: "Yaşam harekete geçmeden önce doğru anı beklemektir!" O aradaki ince çizgi çok önemli. Ne olursa olsun geç olmamalı! Beklemekle geçmemeli ömrümüz, harekete geçmeliyiz! "Kafa­nı boşalt, herhangi bir şey düşünme, yalnızca OL." (s. 105) Ne güzel bir mesajı var eserin! Diyor ki "el alemin canı cehenneme" sen yaşadığın hayata bak! Kimse seni yargılayamaz! Sev, sevil, seviş, insanlara yardım et, sevdiğini söyle, bir güne çok şey sığdır! "Kimsenin kimseyi yargılayacak durumu yok. Her insan kendi bilir çektiği acının boyutlarını ya da yaşa­mında anlamın hepten yok olduğunu." (s. 24) İnsanlar en beklemedikleri gün ölürler. Tüm ömrünüzü bir şey bekleyerek geçirmeyin! "Tüm ömrünü bir şeyler bekleyerek geçirmişti za­ten; babasının işten eve dönmesini beklemek, sevgili­den gelecek, ama hiç gelmeyen mektubu, yılsonu sınavlarını, treni, otobüsü, telefonu, tatilleri, tatillerin so­nunu beklemek, hep beklemek." Peki ya nereye kadar beklemek! Kendi dünyalarımızda yaşıyoruz. "Ceketimi verme önerimi reddetti. Belki de onun dünyasında mevsim yazdı." (s. 41) Dünya bizim dünyamız ve mevsim bizim mevsimimiz. Hani Mandıra Filozof'unda diyordu ya: "Daha kaç yazın kaldı Cavit Bey?" Hangi mevsimden ne kadar yaşayacak ömrümüz kaldı bilemeyiz. Öyleyse her mevsimin tadını ayrı yaşamak gerek. Ölüm kelimesinin sıklıkla karşımıza çıktığı eser bize güzel şeyler vadediyor aslında. Ne diyordu: Her yeni gün bir mucizedir! Tabii bakmasını bilene! Kahramanımız her günü aynı olduğu için ölmeye karar vermişti. Bir hadisimiz de var: İki günü aynı olan ziyandadır, diye. Öyleyse harekete geçme zamanı! Eserin en beğendiğim yanı da yalnızca başkahraman Veronika üzerinden değil, birçok kahraman üzerinden hayata dönüş dersleri vermesi. Hepsini çok sevdim. Onlarla çıkılan muhteşem bir yolculuktu! Hiç bu kadar akıllı akıl hastalarına tanık olmamıştım. DİPÇE: Hazır
Kitapyurdu.com
ücretsiz kargo kampanyası başlatmışken ben de bu anlamlı kitabı İNCELEMEYİ PAYLAŞAN bir takipçime armağan edeceğim. Paylaşanlar arasında en geç bir hafta sonra bir çekiliş yapacağım. Doğrudan Kitapyurdu'ndan adresinize gelecek! Sevgiyle kalın!
·
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Öne Çıkanlar
ÇEKİLİŞ SONUCU❗ Eserin kazananı
Aylin
Hanım olmuştur. Kendisini tebrik ediyor, eşlik eden herkese teşekkür ediyorum. (Çekiliş videosu mevcuttur.) Okuduğum birçok kitabı bu şekilde siz değerli okurlarla paylaşmaya devam edeceğim. Sevgiyle ve kitapla kalın kıymetli okurlar!
Kendi dünyasında yaşayan herkes delidir. (s. 41)
Reklam
·
Reklamlar hakkında
İncelemeler anketler kadar ilgi görünce inanılmaz mutlu oluyorum❗
İncelemeyi paylaşan okurlardan birine bu hafta içerisinde kitabı hediye ediyorum! 🌼
2
12
117 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.6