Gönderi

Eşekli Kütüphaneci/ Köylere kitap götürmek, çöle su götürmek gibidir!
9/10
·147 syf.··
2022 112. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2022 11:36
Bu kitabı en iyi kim anlar biliyor musunuz? Köyde büyümüş olanlar anlar! Okumayı çok isteyip okuyamamış olanlar anlar! Biz kitabı nerede görüyorduk, okutmadılar ki, diyenler; hayatla erken mücadeleye girenler anlar! Kabul edin, birçoğumuzun evinde çocukluk dönemi boyunca Kur'an'ı Kerim dışında kitap olmadı. Elbette bu konuda daha avantajlı olanlar vardır ama büyük kesimin böyle evlerde yetiştiğine inanıyorum. İlk kitabım olduğunda kitabı ezberleyip babama okumuştum defalarca okuduğumu anlayıp bana yenisini alsın diye. Kelime kelime ezberlemiştim. Oysa ülkemde o ilk kitabı olmadan nice çocuk büyüdü, yetişkin oldu ve öldü... "Köylere kitap götürmek, çöle su götürmek gibidir!" (s. 76) Ben bir köy öğretmeniyim. En verimli yılları köyde çalışarak geçmiş bir köy öğretmeni. Ve bu söze o kadar çok katılıyorum ki... Çocukların zihni çöl topraklarının suya aç olduğu kadar bilgiye aç... Okuduğunuz kitap gerçeklerden yola çıkılarak kaleme alınmış. Spoiler olacak ama başkahramandan biraz bahsetmek isterim: Mustafa Güzelgöz Bir kütüphane görevlisi İnsanların kitaplara uzak olduğu bir coğrafyada kendisine bu görev veriliyor. Kimse kitaplara gelmiyor diye masasının başında oturmayıp o insanlara gidiyor köy köy, eşeğiyle... Karanlık yerlere kitaplarla birlikte aydınlıklar da gidiyor. Keşke Mustafa Güzelgözler bir değil binlerce olsa, genç fidanlar bilgiyle dolsa... Okurken yaşatan bir kitap... Yeniden gittim eserin yaşandığı topraklara. O türküleri kulağımda hissettim, O eşeklerin ayak seslerini duyup gelecek olan kitapları sabırsızlıkla bekledim. Geldiği an başladım okumaya, iki hafta sonra yeni kitabın gelmesini iple çektim. Lev Tolstoy der ki: "Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir." Okuduğumuz eser de böyle başlıyor. Şehre bir yabancı geliyor. Bakmayın siz yabancı dediğime. Mübadeleye kadar kardeşçe yaşadığımız insanların torunu: Dimitrios. Türk insanı misafirperverdir bilirsiniz. Dedelerinin, ninelerinin yaşadığı toprakları görmeye gelen bu genci öyle güzel ağırlıyorlar ki dostluk iki insan arasında olmaktan çıkıp iki şehir, iki ülke olma boyutuna gidiyor. "Beyim diyor, bizim yolumuz, köprü­müz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona: Eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur!" (s. 47) Gerçekçi olmak gerekirse ülkemizin en büyük problemi insanların (gerçekten çalışanları dışarıda tutuyorum) bir meslek sahibi olmak için yırtınıp o mesleği kazandıktan sonra kendilerini geliştirmek adına hiçbir şey yapmamaları. Bir öğretmen çocuklar için sürekli kendini güncellemeli, Bir imam camisine daha çok cemaati ısındıracak çalışmalar yapmalı... Değiştirdiğimiz tek bir hayat bile dünyanın daha güzel olması için bir şans... Unutmayalım, dünyayı değiştirmeye önce kendimizden başlamalıyız! "Kitap sevgisi diye bir sevgi vardır sanırım. Ana sevgisi, kar­deş sevgisi, yar sevgisi gibi bir sevgi." (s. 291) Eser Fakir Baykurt'un son çalışması. Hasta yatağında gücü tükenene dek bu romanın son çalışmalarını yapmış. Verdiği mesajlar oldukça başarılı. İnsanın her zaman elinden geleni yapması, insanların kardeşliği, kitaplarla dolu yaşamın hayatta neleri değiştirebileceği... Ve şunu eklemeyi de unutmuyor: Siz bir şeyleri başarmaya çalışırken çekemeyen, engel olmaya çalışanlar mutlaka olacaktır. Hayatta da böyle değil mi? Okurken düşündüm. Okurken duygulandım. Okurken türkülerle mest oldum. Okurken çocukluğumu andım. Okurken birçok konuyu sorguladım. Gönül rahatlığıyla okuduğuma değdi diyebilirim. Hatta daha iyi sindirebilmek adına yer yer ara verip araya başka kitaplar koydum. Elimden gelse bu kitabı tüm müfredatlara koyar, ders diye okuturdum. Öylesi bir eser...
Edebiyat
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
11,8bin Gösterim
12 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Okuyan, fikir belirten, paylaşan herkese yürekten teşekkür ediyorum. 🌼
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kaydedebilir, okuma listelerinize ekleyebilirsiniz.
Harika bir inceleme,duygulara ,düşüncelere tercüman.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum...
Ve emekliliği. Bu hikayeden cok yok mu? Çalışanı küstüren bir sistem 🙁 en verimli çağında daha da çalışmak isterken küstürülenler... El etek çektirilenler...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Maalesef...
Yorumunuzu okurken çok şanslı olduğumu düşündüm. Hayata “sol”dan bakan babam sayesinde, kitaplarla çok erken tanıştım. Öğretmen oldum. Fikren çok geri kalmış bir mahallede öğretmenlik yapıyorum, her şeye para bulup, kitaplara gelince beş kuruşu esirgeyen velilerim var. Kendimce yetmeye çalışıyorum, yeter ki okusunlar biraz ufukları genişlesin.. karanlık düşünce öyle derin, öyle içine çekiyor ki insanı kendine, iyi eğitim verdiğim dediğim öğrenciler bile benden mezun olunca karanlığın kör siyahında kayboluyorlar 😞
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ediyorum...
Reklam
Ben de şimdi bitirdim. İncelemeniz harika olmuş, aynı duygular düşünceler içindeyim. Yüreğinize sağlık öğretmenim.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. Beğenmenize sevindim.