Puan vermedi·115 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2022 19:18
Zamanında Ahmet Hamdi Tanpınar'ı araştırırken TRT2'nin Edebiyat Söyleşileri programında Seval Şahin'in Peyami Safa ve Ahmet Hamdi Tanpınar karşılaştırmasını, yürüttüğü yeni projeleri duyduktan sonra Ötüken yayınlarından Peyami Safa kitaplarının hepsini alıp okumak farz oldu demiştim. Bahsettiğim programda Seval Şahin; Peyami Safa'nın farklı mahlaslarla yazdığı, gazetede yayınladığı yazıları büyük bir proje yürüterek derlediğini ve Ötüken yayınları ile bunu bize sunacağını bildirmişti. Ki bu program ayrıca benim Cingöz Recai - Zeyrek Cinayeti ile karşılaşmamı sağlamıştır. Zira Seval Şahin aslında benim onca polisiye kitabında aradığım edebi zevkin Peyami Safa'nın ömrünün 40 yılını vererek yazdığı Cingöz Recai serisinde mevcut olduğunundan bahsetmişti. Benim Ramazan Geceleri ile tanışmam ise bambaşka şekillerde, hatta bir Ramazan gecesinde olmuştu :) Ramazan Geceleri, Peyami Safa'nın ramazan ruhuna yönelik Cumhuriyet gazetesinde 1930'larda yazdığı yazıların derlendiği bir eserdir. Bu eseri okuyarak dönemin İstanbul'u, İstanbul'daki tiyatro-sinemalar ve eski-yeni farklılıklarını görmek mümkün. Temelde bunlar anlatılıyor. İçinde çeşitli resimleri olan, alıntıları bazen moral bozup bazen haklıdır dedirten tarzda. Peyami Safa aslında bir nevi günlük gibi kullanmıştır benim açımdan bu programıyla gazeteyi. Camide not tutan kızı anlatmıştır bazen. Bazen sinemada izlediği film üzerine düşüncelerinden bahsetmiştir. Bazen kadının kadın olup doğasını kabul etmesi gerektiğini, erkeğin ise erkek olup orta oyunundaki "Zenne" olmaması gerektiğini savunmuştur. Bazen de Ramazan ruhunu anlatmıştır. O dönemler Peyami Safa'nın Dârülbedayi ile ilişkisi olduğu, sinemanın Türkiye topraklarına yeni geldiği dönemler. Tiyatro ile sinemanın yarıştığı ve Peyami Safa'ya göre tiyatronun baskın geldiği zamanlar. Buna rağmen Peyami Safa bir şeyler var. Belki gün gelir sinema yerini doldurur demiştir. Şu an için ise durum ne vaziyettir bilemiyorum. Sinema baskın geliyor gibi görünse de tiyatroyu neden öldürelim ki ya da öldürdük mü gerçekten tiyatroyu? Derlemenin sonunda Peyami Safa'nın ramazan hakkında program dışında gazetede yazdığı diğer yazılara yer verilmiştir. Bu yazılar 1950-1960'lara doğru yazılmış bir diğer yazılar. Kıyaslama yaptığımda şahsi görüşüm 1930'ların Peyami Safa'sı daha dünyevi ve sosyal konular üzerinde kafa yoran bir insanken yaşı ilerlediği zaman aile hakkında düşünen insana dönüşmüş. Ben derlemeyi kültürel anlamda gerçekten sevdim. Bir sürü kaynak veriyor olması bana çok hoş. Ayrıca o dönemin gazetelerine de özendim. Şu anki gazetelerin içi boşaltılmış gibi geliyor. Muharrir kimliği olan Peyami Safa bunları görse ne derdi merak ediyorum :) Bahsettiğim Edebiyat söyleşisini merak edenler için linki; youtu.be/qSJZ0gCrPOk
Peyami Safa külliyatı
Ramazan GeceleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202036 okunma
·
127 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Geçen gün aynı programı izlemem ve Peyami Safa külliyatını okumaya niyetlenmem... Okunsun bakalım:)
Semiha Zümra T.
Gönderi Sahibi
Aynı anda aynı sayfalara bakıp aynı şeyleri düşündük'ün modern dünyadaki "aynı anda aynı videoyu izledik aynı şeyleri düşündük" hali belli ki Zeynep abla :))
O halde modern dünya bizi kelimelerle, kitaplarla ve edebiyatla buluştursun küçüğüm:)