Çok fazla eserini okumadım Ahmet Ümit in. Beyoğlu RapsodisiBab-ı Esrar , grupla beraber okunan Patasana ve son olarak Agatha'nın Anahtarı
Türk polisiye öykülerinin duayeni olarak bilinse de bana okuduklarım pek polisiye tadı vermedi açıkçası.
Bu kitap da gerek adıyla gerek kapak görseli ile beklentimi yükseltmişti aslında ilk başta ama sonrasında ilk hayal kırıklığım tek başına bir öykü değil de 15 kısa öyküden oluştuğunu gördüğümde ortaya çıktı. Okuması nispeten daha kolay olduğundan tercih edilse de, kurgu oluşup anlaşılmama kadar olay çözülüyor. Zaten Agatha Christie külliyatını hatmetmiş bir insansanız fazlasıyla basit işlenmiş hikâyeler. Ortaya bir ipucu atılıyor ama bu sizi asıl şüpheliden uzaklaştırıyor sonraki hikâyelerde tahmin edileceği üzere... Savcıyı Öldürmek hikâyesinde pul detayını yakaladığıma sevinirken olay bambaşka bir yerden çözülüverdi örnegin.
Polisiye seviyorsanız, okunabilir yormayacak bir kitap arıyorsanız şans verebilirsiniz...