Hoooop duuur inceleme uzun diye bakıp gitme lütfen, çünkü bu bir inceleme değil. Şükrü Bey'le sohbetimizden kısa bir kesit...
Şükrü Erbaş 7 Eylül 1953 Yozgat doğumlu. Kitapta da Yozgat'la ilgili bir şiir vardı. Okurken Yozgat'la ne bağı var acaba diye düşünmüştüm. Adam Yozgat'lıymış :)))
Bir cümlede ne kadar Yozgat denebilirse o kadar dedim sanırım:))))
Şiir okumaya yeni başlayanlar, şiir okumayı sevmeyenler; bu kitapla başlayabileceğinizi düşünüyor, seveceğinize inanıyorum.
Okuduğum ilk kitabı sevgili şairimizin. Oldukça sevdiğimi söyleyebilirim..
Bütün Şiirleri 1 kitabı, aslında 4 şiir kitabının toplu olarak yayımlanmış hali. Bu 4 kitap;
Küçük AcılarAykırı YaşamakKimliksiz DeğişimYolculuk
Kitaptaki şiirler 1984 senesinden başlıyor.
Bazı şiirleri okuyunca anlam veremedim, taa ki son cümlesine kadar. Genel olarak son cümleleriyle anlam kazandırıyor bütün şiire. Çok şaşırtıcı ama okudukça anlamadığın cümlelerin son cümlesinde fark ediyorsun ne demek istediğini..
Çok iyi betimlemeler yaptığını düşünüyorum..
Şimdi içeriğe ve Şükrü Erbaş ile yaptığımız sohbete gelelim.
5 gün boyunca oturdum kahve içtim, sohbet ettim,dert dinledim,dert anlattım kendisine.
Genelevde çalışan kadınlardan bahsetti bana,sanki orada çalışan kendisiymiş gibi betimlemeler yaptı.
"Tenime yabancılaştım,etime
Acıma sevincime,insan yanıma
Kendime yabancılaştım." (s.30)
Ailesinden bahsetti. Annesiyle babasından.. Derin yaraları var çocukluğuyla ilgili belli..
"Çocukluğum olmadı benim
Gençliğim olmadı." (s.37)
"Babam karanlık bir adamdı
Korkularla besledi bizi
Annem zayıf mı zayıf
Sevgisini göstermeye korkardı." (s.37)
Toplumdaki sorunlardan konuştuk sonra. Aynı dertlerden muzdaripmişiz... Hepimizin ortak sorunu bu, ama düzelecek diye telkin etmeye kalktım..
"Duymadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz." (s.18)
Memur olarak çalıştığı zamanları da eleştirdik birlikte.
"Ah biz memurlar, bürolara tıkılmış insan konserveleri
Özü gitmiş ömürler, ölü alışkanlıkların tutsakları." (s.71)
Köylüleri Öldürmeliyiz diye de bir şiir yazmış. Okurken neden köylüleri öldürmek istiyor bu adam diye düşündüm. Aslında onun kızdığı, eleştirdiği şey köylülerin sorgulamaması,kendini geliştirmemesi,kadınlara, çocuklara bakış açıları.
"Çünkü onlar kadınlarını döverler
Seslerinin tonu yumuşak değildir
Dışarıdan ezildikçe içeride zulüm kesilirler." (s.166)
Sonraa o sustu biraz ben anlattım..
Acılarımdan bahsettim,bu satırları okudu bana;
"Herkesin gerçeği kendine acı
Herkesin acısı kendisine biricik." (s.40)
Doğru söylüyor diye düşündüm. Ne kadar gelişmiş olursa olsun empati yeteneğimiz, sanırım yine de tam olarak anlayamayız başkasının acısını..
Bu aralar kendimi toplumdan soyutladığımı,insanlardan korktuğumu,kendi hislerimi saklamakta, sevilmediğimi hissetmekte olduğumu söyledim. Bu dizelerini okudu benim için.
#196992953
"Güven içinde olduğumu bilmem hiç
Sevildiğimi,önem verildiğimi
Benim başkalarını aradığım gibi
Arandığımı bilmem" (s.41)
Neysee velhasıl kelam çok uzun sohbetler ettik, balık hafızalı olduğum için hepsini hatırlamam mümkün değil tabi kii keşke ses kaydı alsaydım dimi. O beni anladı ben onu..
Haaa bu arada hepinizi kahveye beklediğini de söyledi...
Sevgiler efenim. Okuma nezaketi gösterdiğiniz için teşekkür ediyorum...
Çokca başlamayı isatediğim bir seri, umarım en yakın zamanda alıp başlarım... Ayrıca çok güzel ve detaylı bir inceleme olmuş, kaleminize sağlık hocam :)