Gönderi

Okumaktan gözleri bozulan bir yazardan otobiyografik bir roman!
9/10
·192 syf.··
2023 86. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2023 21:08
Açlık Hayatın zorluklarıyla mücadele ederken yazılarında mükemmeli kovalayan, yazarak hayata tutunmaya çalışan, yazdıklarının kabul görmesi uğruna çalışan genç bir yazarın, açlık ve yoksullukla dolu öyküsü. Tanıdık geldi mi size? Şu paragrafı başka yerde okusam hemen Martin Eden gelirdi aklıma. "Yo, bu ondan başkası olamaz," derdim. Okurken de sık sık andım onu. Yazmak uğruna gösterdiği çaba, çevresinden gördüğü muamele bana Martin'i o kadar çok anımsattı ki... Ve hatta sonu da onun gibi olacak diye çok korktum. Hele ki kahramanın yolu denizle kesiştiği anlarda... Yazmasının insanların hayatını değiştireceğini düşünen genç bir yazar ve o yazarın eserin hacmine rağmen incelikle ele alınmış psikolojisi. Yer yer kendimi bir Fyodor Dostoyevski romanı okuyormuş gibi hissettim. Ancak onun eserlerinde olabilirdi böyle bir kahraman ve onun böylesi ruh hali... Bir kahraman bunları ancak onunla yaşayabilirdi. Yoksulluğunu abarttığımı ya da acınası bir hale getirmeye çalıştığımı düşünmeyin. Attığı her adımın sonuçlarını görmek beni bu yorumu yapmaya itti. "İşler ters gitmek için ne garip yollar buluyordu." Üstelik bu durum hep en çok beklentiye kapıldığı anlarda oluyordu: "Her denememde yoluma mutlaka bir engel çıkıyordu." "Ne bir tarağım vardı ne okuyacak bir kitabım. Acınası bir haldeydim." Okurken empati duygusunu en derinlerinde hissediyor insan. Eserin içine giriyor ve onunla aç kalıyor, onunla gururunuzla mücadele ediyorsunuz. Tanrıyla arasına sürekli soğukluk girmesi, yatacak ormandan başka yer bulamaması ve "Keşke tarlalar yaş olmasaydı," diye düşünmesi. "Yiyecek bir parça ekmek olsa ne güzel olurdu," demesi ve ahırdan yulaf çalması, boş kemiği kemirmesi sizi derin düşüncelere itiyor. "İnsanın en ciddi en azimli çabalarının hep hüsranla sonuçlanmasının ne gibi bir nedeni olabilirdi?" Hep bir yerlerde bir dönüm noktası olurdu. Her şey o kadar kötü giderken "Bundan kötüsü de olamaz ya," derdi insan ve her şeyin iyiye dönmesini beklerdi. İnanın sayfa sayfa bekledim. Tabii bu beklenti öz bakımını bıraktığında Goriot Baba gibi olacak korkusunu, her ölümü andığında Martin gibi olacak düşüncesini de beraberinde getirdi. Velhasılı kelam, eser bitene kadar içinden çıkamadım. Çıkılacak gibi değildi. Yabancılaşma, Toplumdan uzaklaşma, Kendine olan saygıyı yitirme... Çöküş böyle başlıyordu belki de. Geçmişten günümüze tüm insanların yok oluşu da böyle olmuyor muydu? İnsanlardan kopup okumaya ve yazmaya sığınma... Martin'de de böyle olmamış mıydı: "Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü." (s. 55) Ne çok benzettim iki kahramanı birbirine. Okudukça roman kahramanlarını gerçek hayattaki insanlardan daha iyi tanıyor insan ve ruh hallerini dahi aklına kazıyor. "Kendimi tamamen sabahın hoşluğuna bıraktım ve diğer mutlu insanların arasında umursamazsa sağa sola savruldum." Mutlu mu demek gerek yoksa mutlu görünen mi? Evet, bazen ziyadesiyle zor günler geçiriyoruz bu gerçek. Ama yolda giderken tesadüfen karşılaştığımız insanların da çok azı mutlu. Mutsuzluk bize az değil. Belki bir yağmur ve hepimizi ıslatıyor; kimimizi biraz daha fazla yalnızca. Göze hacimsiz ruha hacimli gelen bir eser. Kendi tabirimle "Hacmi kolay, hazmı zor." Yediğiniz her lokmada bir parça aklınıza gelecek ve sizi kolay bırakmayacaktır diye tahmin ediyorum. Martin bıraktı mı? Peki ya Raskolnikov? Bu da bir nebze onlar gibi işte. Empatiyle okunması temennisiyle...
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
··
3.811 Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Biraz uzun olmuş. Sonuna kadar okuyan, yorumlayan, paylaşan herkese teşekkür ediyorum.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
@Roseshen teşekkür ederim, var olun...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kaydedebilir, okuma listelerinize ekleyebilirsiniz.
Okurken aynı duyguları paylaşmışız, incelemenize sağlık :)
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. 😊
Hunger Buradaki herkesin yaptığı incelemeye göre özet yapar mısın ama bu kitap neden seçildi ve neden okunmalı sorusunun cevabı için ayrıca giriş cümlesi de yapar mısın kısa
İnceleme esere karşı o kadar merak uyandırıyor ki hemen elimde olsa da okusam diyorum. Listeye aldım hocam. İnceleme için teşekkürler.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Şimdiden keyifle 👏
Reklam
İçinde her Martin Eden geçen cümle, kitap ne varsa alıp yüreğime koyasım geliyor. Onun açlığa, kimsesizliğe rağmen kendine inanışını hep takdir edecek, kendisine yakıştırdığı sonu da asla yakıştıramayacak ve onu sanırım hiiiç unutamayacağım. Şu sıralar da Raskolnikov’la iç içeyim. Bu incelemen çok etkiledi beni. Çok hissettiğim beni içine alan bir incelemeydi. Okumalıyım bu kitabı kesinlikle. Emeğine kalemine sağlık yine yüreğe dokunan bir incelemeydi. Kitabın içeriğine kendinden kattığın yorumlarla kitabı daha da güzelleştiriyorsun. Kalemin daim olsun…
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkın ve güzel görüşlerin için teşekkür ederim Piraye.