·318 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2023 12:15 Ömer Hayyamın rubaiyatının yazılmaya başlama zamanından titanikteki sonuna kadar geçen süreci anlatan mükemmel bir hikaye. Ami Maalouf orta doğu tarihi üzerinde tartışmasız en kıymetli yazarlardan birisi. Böyle bir hikayeyi onun kaleminden okumak harika bir duygu. Hikaye genel anlamda iki bölümden oluşuyor bu yüzden incelemeyide iki bölümde ele almak çok daha uygun olucak.
İlk bölümde Hayyam’ın hayatı ve Rubaiyatın yazılma süreci anlatılsa da, hikayenin odağı istemsizce Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbahın o dönemdeki tarihe etkisine doğru evriliyor. Aslında bu kitap sadece kronometrik olarak zamanı rubaiyata göre ayarlanmış bir tarih romanı olarak okunursa daha etkili olucaktır. İlk bölümde hikaye gerçekten çok akıcı ve ilgi çekici gidiyor. Yazarın anlatımıda bu güzel hikayeye çok ayrı bir hava katıyor.
İkinci bölümde ise Hayyamdan sonra Rubaiyat çevresinde şekillenen ve o muhteşem eserin 20. yüzyılda tekrar nasıl ortaya çıktığı anlatılıyor. Bu bölümde hikaye ilk bölü me göre biraz daha ritmini düşürerek devam etsede bence hala o etkisini kaybetmiyor. Yalnızca ilgili olmayanlar için bakıldığında İran devrimi üzerinden anlatım insanların ilgisini çekmeyebilir.
Genel olarak zevkle okuduğum, çok değerli şahısları tanıdığım ve kıymetli bilgiler öğrendiğim bir eser oldu. Özellikle bende bir araştırma daha fazla o dönem hakkında öğrenme duygusu oluşturdu. Bu kitabı okuduktan sonra okunması gereken eserlerden birininde Alamut Kalesi olduğunu düşünüyorum.