Öncelikle bu incelemeye daha önce hiç İskender Pala okumadığımı söyleyerek başlamalıyım. Bu kitabı okuduktan sonra ise ne kadar çok şey kaçırdığımı söylemek isterim. Kitabı iki şekilde incelemek istiyorum.
Öncelikli olarak bir roman için çok akıcı ve güzel bir anlatımı var. İlk başlarda karakterler ve bölümler arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlandım. Ancak kitabın ilk 20 bölümünden sonra kesinlikle bunu aştığımı ve her geçen bölümde heyecanımın giderek arttığını söyleyebilirim. Anlatı olarak basit bir dili olduğunu söyleyemem ancak bir dönem romanı olduğunu düşünürsek bu durumu normal karşılamak gerektiğini düşünüyorum.
İkincil olarak ise romanın tarihi dokusu üzerine birkaç şey söylemek istiyorum. Beni en çok etkileyen şeylerden biri romanın içerdiği karakterler ve dönemin dokusu oldu. Karakterlerin gerçek ve hayali arasında dağılımı çok iyi yapılmıştı. Lale devrinin en göze çarpan objesi lale romana çok güzel uyarlanmış ve dönemin karakteri çok iyi yansıtılmıştı.
Bu roman sayesinde İskender Pala’nın başka bir romanını en kısa sürede alıp okuyacağımdan şüphem yok. Kesinlikle beğendiğim ve kamp günlerimde beni alıp lale devrine götüren sürekleyen ve heyecanlandıran bir kitap oldu. Okumak isteyenler için düşünmeden tavsiye ederim.