8/10
·558 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 13:48
Elveda Güzel Vatanım, yazar Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar ve İnsan Ruhunun Haritası'ndan sonra okuduğum üçüncü kitabı oldu. Roman türü öncelikli olarak tercih ettiğim bir yazın türü değil ama tavsiye üzerine veya çok dikkatimi çeken bir roman oldukça okuyorum. Elveda Güzel Vatanım da tavsiye üzerine okuduğum bir eser oldu. Yazarın tarih temalı ilk çalışması olduğunu öğrendim ve buna rağmen oldukça başarılı buldum. Romanın ana karakteri Şehsuvar Sami adında -kurgu olduğu anlaşılan- bir İttihat ve Terakki fedaisi. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde yaşanan Meşrutiyet girişimleri, Bab-ı Ali Baskını, 31 Mart olayı, İzmir Suikast Girişimi'nin yanı sıra II. Abdülhamit, Talat Paşa, Enver Paşa, Sait Halim Paşa gibi döneme iz bırakmış şahsiyetler bir cemiyet (İttihat ve Terakki) mensubunun gözünden aktarılmış. Tüm kişi ve olayları Şehsuvar Sami'nin vatan aşkı uğruna yollarını ayırdığı eski sevgilisi Ester'e yazdığı mektuplarda okuyor okuyucu. Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik gibi söylemlerle yola çıkan bir cemiyetin, süreç içinde bu hedefler yerine, iç çekişmelerin ve dönemin siyasi mücadelelerinin de etkisiyle farklı güzergahlara yol aldığı, haklı-haksız, suçlu-suçsuz, doğru-yanlış, vatansever-hain kavramlarının birbirine karıştığı görülüyor mektupların bileşkesinde. Baskıcı monarşi yönetimini eleştirenlerin, zamanla kendilerinin de aynı baskıcılığın ve tahakkümün temsilcisi olduğunu, hatta pek çok insanın canının yandığını, hayatını kaybettiği, bitmeyen kabuslara mahkum olduğunu, sürgünlere gönderildiğini, kısacası pek çok hayatın öyle ya da böyle bir şekilde karartıldığını da okuyoruz aynı mektuplarda. Kurgu olarak aklıma yatmayan en önemli husus; biricik aşkından dahi vazgeçecek derecede ülkesinin geleceği için yaşadığını hatta can aldığını anlatan bir fedainin, bir daha karşılaşacağının bile şüpheli olduğu eski aşkına yazdığı mektuplarda; istihbarî öneme haiz, en mahrem konulara hiçbir kısıtlama olmaksızın yer vermesi. Gerçi romanın finalinde bu mektuplar ile ilgili okuyucuyu ters köşe eden bir durum gerçekleşse de, mantık açısından bu hususu bir kurgu hatası mı yoksa eski aşkına içini dökmek uğruna, inandıklarının veya inandığını sandıklarının ipliğini pazara çıkaran fedainin duygusal zafiyeti olarak mı değerlendirmek gerekir bilemedim. Ya da bu iki seçeneğin de dışında olarak, olaylardan tüm açıklığıyla bahsetmenin asıl öncelik olması ve böyle bir yolun tercih edilmesi... Bunun dışında, eserin yakın tarihi ezbere olmayan, bilinen kalıpların dışında bir bakış açısıyla yorumlamasını beğendim. Editoryal açıdan, noktalama işaretlerinin daha doğru ve yerinde kullanılabileceğini değerlendirmekte birlikte, yazım açısından kötü bulduğumu söyleyemem. Ahmet Ümit'in okuduğum ilk iki kitabında doğrusu biraz sıkılmıştım ama bu eseri daha akıcı, daha ilginç buldum ve keyifle okudum. Yazar bu eserinde yalın, duru, okuyucuyu dil açısından çok zorlamayan bir üslûp kullanmış. Ayrıca, bu romanı ortaya çıkartmak için hatırı sayılır bir araştırma yaptığı da içerikten fazlasıyla belli oluyor. Tarihe ilginiz varsa, Ahmet Ümit'in tarzını da seviyorsanız, kitabı beğenerek okuyabilirsiniz. Not: Bu esere dair dikkate değer bir incelemeyi linkte bulabilirsiniz: #205864885
Elveda Güzel VatanımAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201514bin okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.