Yaşar Kemal, Çukurova romancısıdır. Onun romanlarında Çukurova’nın efsaneleri ve gerçekleri iç içedir. Dağın Öte Yüzü romanı da Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu romanlarından müteşekkil bir üçlemedir. Bu üçleme Doğayla Çatışanların öyküsüdür.
Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ilk kitabı olan Ortadirek’te Yalak köylülerinin pamuk zamanı Çukurova’ya inmesi anlatılır. Köyün muhtarı Sefer ve Bekir’in alacakları komisyon uğruna toprak ağalarıyla yaptığı işbirliği ve köylünün borçlu olduğu Adil Efendi ile olan ittifakları göze çarpar. Bu romanda öykü, atları ölen Uzunca Ali’nin anası Meryemce’yi Çukurova’ya pamuk toplamaya sırtında götürmeye çalışmasıdır. Öykünün tüm kurgusu anasını sırtında Çukurova’ya taşıdığı için köylülerinden geri kalan Uzunca Ali’nin, karısı Elif’in, çocukları Hasan ve Ümmühan’ın başından geçenlerden ibarettir. Adil Efendi korkusu, muhtarın köylüleri komisyon için çorak tarlalara sokması, köyden Çukurova’ya inerken doğayla çatışmaları, köylüleriyle ve Koca Halil ile ilişkileri geri dönüşlerle anlatılır. Roman çorak tarlada pamuk bulamayan köylülerin yaşadığı yıkım ve son anda onlara yetişen Uzunca Ali ve ailesinin gelmesiyle sonlanır.
Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabı Yer Demir Gök Bakır ise köylülerin borçlu bir şekilde geriye döndükleri köy yaşantılarını konu edinir. Köylü Adil Efendi’ye borçludur ve bu borcun kapatılmamasının nedenini de Muhtar Sefer’in onları komisyon uğruna çorak tarlaya sokması olarak görmektedir. Bu sebepten ötürü köylü, Adil Efendi korkusundan ve Muhtar Sefer düşmanlığından dolayı kendilerine farkında olmadan bir kurtarıcı aramaktadır. O kurtarıcı da köylüyü Sefer’e karşı sürekli uyaran Taşbaşoğlu Memet’tir. Memet bir anda kendini ermiş olarak bulur. Köylü onu ermiş olarak görmekte ve hakkında efsaneler üretmektedir. Taşbaş Memet her ne kadar ermiş olmadığını söylese de Adil Efendi korkusu ve Muhtar Sefer düşmanlığı köylü de böyle bir inanç geliştirmiştir. Bu roman da Taşbaş Memet ve Muhtar Sefer arasındaki mücadelenin anlatımıyla geçer. Bunun yanı sıra köylüyü pamuğa geç götürdüğü için Koca Halil de köylülerin onu öldüreceği korkusundan kayıplara karışmıştır. Romanın sonunda Taşbaş Memet’i jandarmalar götürür fakat Taşbaş giderken ermişliğinin köylü üzerindeki tesiri ile Muhtar Sefer ile hiçbir köylünün konuşmamasını öğütler. Daha sonra da kendisini götüren jandarmaların elinden kurtularak kayıplara köylünün muhayyelesine göre ise Kırklara karışır.
Dağın Öte Yüzü üçlemesinin son kitabı Ölmez Otu’nda ise köylü yeniden Çukurova’ya pamuğa inmiştir. Muhtar Sefer ile kimse konuşmamaktadır. Adil Efendi ise borcunu almak için köye gelmemiştir. Köylü Ermiş Taşbaş Memet’in manevi gücüyle ayakta durmaktadır. Bu defa oldukça verimli bir tarlada pamuk toplamaktadırlar. Uzunca Ali bu defa anası Meryemceyi köyde bir başına bırakmıştır. Köylü Uzunca Ali’nin anasını öldürdüğünü düşünmekte ve ona düşmanlık gütmektedir. En nihayetinde de ona saldırarak öfkelerini alacaklardır. Muhtar Sefer kimse onunla konuşmasa da bu saldırıyı planlayan ve köylüyü yönlendiren kişidir. Memidik karakteri ise bir önceki romanda Taşbaş Memet’in ermişliğini gösteren bir hikaye anlattığı için konumu sarsılan Muhtar Sefer’den dayak yemenin acısı ile onu öldürmeyi planlamaktadır. Önce Koca Halil köylülerinin yanına döner. Romanın sonlarına doğru Taşbaş Memet bir deri bir kemik kalmış bir halde pamuk toplayan köylülerinin yanına gelir. Köylü onun ermiş Memet’in tasviri olduğunu gerçek Ermiş Memet’in Kırkların arasında olduğunu düşünür. Gerçek çok geçmeden anlaşılır ve yine Muhtar Sefer’in yönlendirmesiyle Taşbaş Memet dayak yer ve alaya alınır. Ama asıl sebep yokluk zamanında bir kurtarıcıya ihtiyaç duyan köylünün bol pamuklu bir tarlada bir kurtarıcıya artık ihtiyacı kalmamasıdır. Önce ermiş olarak kutsanan sonra da alaya alınan Taşbaş Memet yaşadıklarını artık kaldıramamaktadır. Karpuz çalan hırsız köylüler etrafında karpuz yerken Taşbaş Memet’in çocukları karpuz yiyenleri izlemektedir. Taşbaş ise ermiş olarak görüldüğünden dolayı karpuz hırsızlığı yapamamaktadır. Sonunda dayanamayıp o da karpuz hırsızlığı yapar ve bu durum ermişliğe yakıştırılmaz. Pamuk tarlasının sahibi Muttalip Bey de onunla dalga geçer. Bu durumlar nedeniyle Taşbaş Memet kendini ölümün kollarına atar. Köylü pişmandır yaptıklarından ve ona bir ermişe yakışır cenaze merasimi ve türbe hazırlar. Bütün bunların müsebbibi olduğu düşünülen Muhtar Sefer’e zaten kin güden Memidik son bölümde muhtarı öldürür ve köylünün yıllar süren kinini dindirir ve hapse düşer. Hayat devam etmekte doğayla, ağayla, parayla, yoksullukla çatışanların öyküsü sürmektedir.