Gönderi

1k Hasbihal - Veda Yayını
Bu haftaki sohbetimiz: (Sohbet #30) Telegram üzerinden 2 Aralık Pazartesi akşamı 21:00 da başlayacaktır. İstişare sonucunda kanalı kapatma kararı aldık. Lakin Ethem abimiz kanalı tek başına sırtlanabileceğini belirtmesi üzerine son ortak yayınımızı hasbihal ve hellalik üzere yapacaz. Buna binaen katılmak isteyen kardeşlere duyurulur. Şimdiye kadar varsa bir hayr Rabbimizin tevfik ve inayeti, olan kusurlar ise bizim eksikliğimizdendir... Telegram kanal linki: t.me/hasbihal1k Ebû Sâqî Allahın funny bi kulu Selîm Gök[h]an Mert C. Ahmet Mücahit
Din
··23 alıntı·
6 +1'leme
·
27,4bin Gösterim
48 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sohbet #5 Gıybet (21/5/24) (Müptedi Kâri kardeşim notlarını paylaşmış, emeğine sağlık, Allah razı olsun. Tekrara düşmemek için ekleme yapacağım sadece. #241723476 ) @mechull_seyyahh hocamın paylaştığı alıntı gıybet bahsine nokta koymaya yetecek etkideydi gerçekten; Molla Hamid Ekinci anlatıyor: “Bir gün caminin hücre kapısını açık unutmuştuk. Talebe arkadaşların küpte kavurmaları vardı. İçeri giren bir köpek, küpe kafasını sokup kavurmaları yemiş; sonra da kafasını çıkaramayınca küpü kırıp kaçmış.Talebe arkadaşların canı çok sıkılmıştı. Bir tertiple köpeği tekrar celbedip, sopa ile döveceklerdi. Üstad Bediüzzaman vaziyeti öğrenince, onları vazgeçirmek istedi. Molla Resul: ‘Seyda biraz kıymamız vardı. Biz kıyamıyorduk ki, yiyelim. Halbuki bir köpek gelerek hem kıymayı yemiş, hem de küpü kırmış. Bize zarar verdi. Nasıl biz onu dövmeyelim?’ dedi. Üstad: ‘Molla Resul, senden soruyorum; vicdanen söyle, sen aç kalsan, paran da olmasa, bir şey almaya gücün de olmasa, nihayet açık bir yerde bir et bulsan; yer misin, yemez misin? Halbuki aklın var, idrak ediyorsun ki bu etin sahibi var.’ diye konuştu. Molla Resul, Üstad’ın bu konuşması üzerine bir müddet konuşmayarak sustu. Sonra cevaben: ‘Evet, yerim Seyda!’ dedi. Üstad tekrar buyurdu ki: ‘Bu hayvandır, aklı yoktur. Haramı-helali bilmiyor. Hayır ve şerri tanımıyor. Sahibinin kendisini döveceğini de bilmiyor. Elbette açık kapıdan girip, kavurmalarınızı yemiş. Bundan dolayı cezaya müstehak mıdır? Sizden soruyorum, elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin.’ Sonra Molla Resul ve arkadaşları, ‘köpekte kabahat yoktur’ diye kabul ettiler. Üstad: ‘Madem öyledir. Bu hayvanın gıybetini yapmayın ve helal edin!’ Molla Resul, Üstad Hazretleri’yle biraz samimi konuşurdu; hem yaş itibariyle de Üstad’dan birkaç yaş büyüktü. Gülerek, Üstad’a hitaben: ‘Seyda içimizden gelmiyor ki, helal edeyim. Fakat siz helalleşmeye bizi ikna ettiniz’ dedi.” *** Bir köpeğin bile hakkını gözetmek, onun bile dedikodusunu yapmamak... Bizim ise dedikodusunu yaptığımız bir köpek değil kardeşimiz. Hadis-i şeriflerde ve ayetlerde gıybet konusunda manidardır ki bu kelime kullanılır; "Herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?" Kardeş... Dedikodusunu yaptığımız kişi birinci ihtimal din kardeşimizdir; bizlerse din kardeşimizin ancak iyiliğini umar ve onu incitecek her laftan uzak dururuz. İkinci ihtimal bir gayrimüslimdir, onun hakkında da kötü konuşmaz hidayetini umarız. Kimsenin son nefesine garantisi olmadığını bilerek onu eleştirmeyiz. Yezide lanet okumak caizdir ama sevap değildir. Dilimizi kirletmeyiz, derdimiz nehyi anil münker ise önce o kişiyle konuşmayı seçeriz. Ebû Berze el-Eslemî'nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Ey diliyle iman edip, kalbine iman girmemiş olan kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayın ve onların gizli hâllerini araştırmayın. Çünkü her kim onların gizli hâllerini araştırırsa Allah da onun gizli hâlini araştırır. Allah kimin gizli hâlini araştırırsa onu evinde (gizlice yaptıklarını ortaya çıkararak) bile rezil eder.” Gıybetin tohumu zandır, kişi önce biri hakkında zanda bulunur. Sonra zannı gereği teccessüse sevk olur. Bu durum o kişinin kardeşine karşı kalbini soğutur, muhabbeti azalır ve gıybetini yapar hale gelir. Öyleyse önce zandan uzak durulmalıdır. "Kim bir din kardeşinin arkasından şeref ve haysiyetini savunursa Allah da kıyamet günü onun yüzünü ateşe karşı korur." Peygamber Efendimiz (sav) bir olayda cemaati uyarmak istediğinde bile isim kullanmamış ve "Bazılarınıza ne oluyor da bunları yapıyorlar..." minvalinde cümleler kurmuş hedef belirtmemiştir. Örneğimiz O (sav) iken günlük dedikodulara gereklilikler sunmak ne derece mantıklıdır? (Kişileri not alamadığım bir bahis) Gece namazına kalkan biri uyuyan ev ahalisine bakarak 'Keşke uyansalar ve ibadet etseler. Sanki uyumuyorlar da ölmüşler' demesi üzerine yanındaki kişi şöyle karşılık vermiştir; 'Keşke onlar hakkında böyle konuşacağına sen de uyusaydın.' Bizler niyetimizi daima sorgulamalı ve sözlerimizi güzelleştirmeliyiz; Hz. İsa (as) ve havarileri bir yerden geçerken, bir köpek leşiyle karşılaştılar. Havariler leşi görünce biraz tiksindi ve kenara çekildi. Hz. İsa (a.s) ise köpek leşine yaklaştı ve köpeğin dişlerini açarak şöyle dedi, 'Ne kadar da güzel dişleri var!' Allah (cc) dilimizi ve kalbimizi güzel kılsın... Allah (cc) sizlerden razı olsun... @Karabeg__ Allahın funny bi kulu @mechull_seyyahh @_MertC
Asıl ben teşekkür ederim abim. Hayırlı sabahlar.
Sohbet 5 Gıybetin, etimolojisi kaybolmak. Gıybet ise kayıp olan, orada olmayan kişi hakkında konuşmaktır. İmam Gazali, gıybet hususunda "yüzüne de söylerim" ifadesinin, küfre girebileceğini belirtmiştir. Susan kurtuldu ! Konuşulan kişiyi, konuşan 2 kişi de tanısa gıybet 2 kişinin 1'i tanımasa gıybet değil. Bir kişinin gıybet esnasında diğerini gaza getirmesi, şevkini arttırması dahi gıybetin bir çeşitidir. Günaha sebep olur, ortak olur. İnsan neden gıybet eder? 1)Kin (Gücü yetmediği için kin güder, gıybet eder) 2) Kibir (Kendini büyük, karşısındakini hâkir ve hor görür gıybet eder) 3)Haset (Çekememezlik, kıskanma vb. durumlardan dolayı gıybet eder) Gıybet çok tatlı ve ucuzdur . Bundan mütevellit kolayca artar ve yayılır . Çareler : 1) İnsanın kendi hastasına yoğunlaşıp, başkalarının hatasından uzaklaşması kurtuluş anahtarıdır. 2) Meleklerin her şeyi kayıt altına aldığını unutmamak gerekir. 3) A'dan B'den laf çıkmaz. Konuşulanlar aramızda kalır, dense ve gerçekten de laf çıkmasa bile; Allah bunun hesabını sorar. 4) Arkadan konuşmak yerine, tatlı dille uyarmak en güzelidir. 5) Kötü arkadaş ortamından uzak durulmalı. İyi arkadaş ortamında dahi ihtimamlı olunmalı. ☆ Gıybet zinadan daha kötüdür Zinada, günah ve tevbe kul ile Allah arasındadır. Gıybette ise 2 kul ve Allah arasındadır. Kul tevbe etse bile gıybeti edilen kişi hakkını helal etmeyebilir. Karşı tarafı bağışlamayabilir. Allaha tevbe etmeli, kulun gönlünü yapmaya çalışılmalıdır. Şahsı ; *Hâl hareketini tasvir *Dış görünüşü/ Fiziksel Özellikleri *İşi-Gücü *Kötü davranışları *Dini hassasiyetleri *Giyim kuşamı vb. ile anmak dahi gıybetin bir çeşitidir. Bir kişinin ardından konuşulan söz, her ne kadar iyi de olsa gıybettir . İma dahi gıybettir . Şaşkınlık ifadesiyle kulak kabartmak, dinlemek gıybete dahil olmaktır. Gıybetini dinleyenler de gıybetçilerden biridir. Ya dilinle karşı çık Ya da ortama göre içinde bir korku varsa ve karşı çıkamıyorsan, kalbinle buğz et. Elinden geldiğinde kalk git ya da usulünce konuyu değiştir. Falancada gördüğüm şeye çok şaşırdım. Burada doğruyu söyler ve şaşkınlığını dile getirir. Ancak isim verirse, gıybet olur. Falancanın başına şu gelmiş üzüldüm. Üzüntüyü dile getirir. Ancak isim verirse gıybet olur. Allah için kızarken ve hakikati savunurken dahi, isim verilmemeli. İsim verilirse, gıybet olur. ☆ Gıybette 2 hak vardır. Gıybeti yapılanın hakkı Allah'ın hakkı . Gıybet zulümdür . Helallik istenmeli, istenirken, mahzun olunmalı. Yapılana pişman olunmalı, kendi halimize üzünülmeli. Tevbe etmeli Hem kendimiz için tevbe ve dua etmeli hem de gıybeti edilen kişi için dua etmeli. Mağfiret istemeli. Allah günah yazmasın diye söze başlayıp, gıybete dalıyoruz. Dikkatli olunmalı. Suizan isabet etse bile kabahattir Hüsnüzan isabet etmese bile ibadettir Allah'ın yarattıklarının ardından, hayvan dahi olsa iyi bahsetmeli. Güzel olan yanlarına değinilmeli. Mümine hüsnüzanla mükellefiz Gıybette, Müminin gıybeti yapıldığında, yapanın sevabı karşı tarafa geçer. Sevap yoksa karşı tarafın günahı ona geçer. Mümin olmayanın /kâfirin gıybeti yapıldığında onun sevabı yoksa günahı, yani küfrü/kâfirliği gıybet yapana geçebilir. (Kul hakkı ile ihtilaflı bir nüans lakin dikkatli olmakta fayda var.) Allah muhafaza. Rabbim, emeği geçen her bir gönülden bir değil binler kez razı olsun. İki cihan saadeti nasip etsin. Hakkınızda hayırlı olana gönülleriniz razı olsun. Gönüllerinizde olan hakkınızda hayırlı olsun. Geceniz de ömrünüz de akıbetiniz de hayr olsun. Selam ve dua ile. Hakkınızı helal edin @karabeg__ Allahın funny bi kulu @_mertc @mechull_seyyahh Sürç-i lîsan etmişsem affola.
Amin ecmain olsun hocam. Bilmukabele. 💐
Sohbet #5 gıybet Yine her zamanki gibi hocalarımız bizleri şaşırtmadı dolu dolu bir sohbet oldu konu çok bilindik ama malesef uyulmayan bir muhabbetti malesef günlük hayatta çok yaptığımız yada yapılan ortamda bulunmamız ne kadar kötü oldugunu farkettim yapılan ortamı uyarmak yada çıkıp gitmek yerine kulak verdim Rabbim afetsin inşallah aldığım notlarla hayatıma aktaracağım cok istifadeli bir konu oldu sayenizde aslında insan önce kendini terbiye etmeli diye bir kavram var ya gerçektende öyle önce kendimi terbiye edip bulunduğum ortamlarda kendimi korumak adına çekip gitmek olacak bu haftaki gıybet konusu biraz daha dikkat etmem gereken konu oldu sayenizde elhamdülillah diyorum şu geldi aklıma bir gün peygamber efendimiz sav ile Hz. Aişe validemiz oturuyorlarmiş yanyana yanlarından bir tesettürlu bir bayan geçince Aişe annemiz ya Resulullah baksana ne güzel örtünmüş hayran olduğumuz efendimiz de demiski ya Aişe sen onun giybetini yaptın helallik işte demiş Aişe annemizde ama ben kötü bişey demedim Resûlallahda olsun sen arkasindan konuştun demiş yani bu ne demek iyide olsa kötüde olsa bir insanın arkasından konuşmamamızı gerektiğini bizlere anlatıyor Allah razı olsun inşallah:)
Sohbet #4 📍imanın dağlar kadar günâha tahammülü vardır. Ancak zerre kadar şüpheye tahammülü yoktur. İmâm-ı Rabbâni (k.s.)
Sohbet #4 📍"Şirk, karanlık bir gecede siyah taş üzerinde siyah bir karıncanın yürümesinden daha gizlidir."
Sohbet #3 Kelime-i tevhid ve Kelime-i şehadet "Kalbinde zerre kadar iman bulunan kimse sonunda Cennet'e girecektir." Hadis-i Şerif Peki nedir zerrece iman? Avamın imanı, iman esaslarına riayet etmesidir. Emrolunanı yerine getirmesidir. Havasın imanı ise bunları ihlas ile yapmaktır. İhlas; Allah'ı görür gibi iman etmektir. Allah'ın bizi daima görmesinin bilincinde, kulun kendi de Rabbini görüyor gibi hilim ve edeple yaşamasıdır. Günün sonunda herkes Allah'ın kuludur. Ancak herkes kulluk vazifesini yerine getirebiliyor mu, düşünmek gerekir. Kelime-i şehadete "Eşhedü" diye başlarız. Şahitlik ederiz. Peki şahitliğimiz kabul edilecek mi? Bizim şahitlik ettiğimize şahidimiz nedir? Ecdadımız namaz bitiminde 3 kere istiğfarda bulunurlarmış. Nedeni sual edildiğinde, "Bizim namazımız bile istiğfara muhtaçtır." demişler. Bizim hem namazımız hem de istiğfarımız istiğfara muhtaç. Öyle ihlaslı bir amel ile gitmeli ki huzura, şahitliğimiz kabul buyrulsun. Kul daima dilini kelime-i tevhide alıştırmalıdır. Acemi bir dilin yaşarken zikretmediğine, son nefeste güç yetirmesi güç olacaktır. Sürekli tekrar hem dile antrenman olacak hem de sürekli bu düsturu hatırlamak kalbe ve yaşayışa sirayet edecektir. Kelime-i Tevhid dedik, La ilahe illallah dedik. Bitti mi, asla. Kızıldeniz Firavun'a mezar olurken Firavun'un dilinden son dökülenler "Musa'nın Rabbine iman ettim." oldu. Ve Rabbinden yardım diledi. Fakat yardım gelmedi. Gelmedi çünkü hem sınav sona ermişti hem de yakarış eksikti. Musa'nın da Rabbi olan Allah (cc) sadece kendisine değil gönderdiği tüm peygamberlere de imanı şart koşmuştu. Bu yolda ancak Hz. Musa'ya ve Rabbi'ne iman eden kurtulacaktı. Hz.Musa'ya, nicelerine ve Resul-i Zişana... Öyleyse söz tamamlanmak ister; ​​La ilahe illallah muhammeden resulullah Kişi iman ehli olurken sadece kendi nasibine çalışmamalıdır. An gelir müşküle derman olmak için kişi itikafından ayrılır. Daima nafile ile meşguliyet nasıl hoşsa Allah rızası için başkalarının derdine koşmak da Allah katında öyle değerlidir. "Kişi bildiği ile iman ederse Allah (cc) ona bilmediğini de öğretir." Bu yolda bilinenle iman etmek, az da olsa süreklilik ve sünnete ittiba bizi kurtaracaktır. Kişi kalbine ve zihnine girenlerin yanında midesine girenden de sorumludur. Mideye giren, ruha sirayet eder. Gıdanın helal oluşu sadece onu kazanırken helal kazanmakla bitecek bir iş değildir. Evimize yaptığımız her alışveriş üzerine dualar okumak, gıdaların üzerindeki gaflet ve zulmeti kaldırması için Rabbimize dua etmek gerekir. Yemeği yapanın abdestli olması, dualarla, zikirle hazırlaması, yemeği yapanın güzel bir ruh hali içinde olması nimetin ruha yük değil şifa olması için ehemmiyetlidir. Son sözde; Kul Cennet için çabalar peki Cemalullah'ı görmeden Cennet neye yarar? Gaye büyükse, davamız ciddiyet ister. * Son sohbette yanlış hatırlamıyorsam @Karabeg__ abiydi İmam Gazali ve Kalplerin Keşfi 'den bahsetmişti. Sohbetin sabahı gidip ilk iş kitabı almıştım. Hala okuyorum büyük bir hayranlıkla. Bu sohbette kitap önerisi @_MertC 'den Tarikat-ı Muhammediye * Sohbet notlarını paylaşmaya çalıştım sürçü lisan ettiysem affola. Naçizane; kendinizi hiç bir hususta borçlu hissetmeyin abilerim. Kendi aranızda sohbet ediyordunuz, bizleri de dahil ettiniz. Ancak duacı oluruz. Selametle.
Ebû Sâqî
Gönderi Sahibi
Her yorum kıymetliydi lakin burda istifadeye delil ve emek var. Allah-û Tealâ razı olsun kardeşim. Rabbim iki cihan saadeti nasip etsin...