Gönderi

Doğanın ve Yalnızlığın Manifestosu
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2024 11:21
1666 yılında Molière, İnsandan Kaçan'ı yazmıştı. 1777-78'de ise J.J. Rousseau bu eserinin son bölümlerini yazdı. Kendi hayatı da kısa bir süre sonra sona erdi. Mizantropluğun, merdümgirizliğin, inzivânın veya hepsini kapsayacak daha kestirme tabirle "yalnızlığın" edebiyatına oldukça âşinâyızdır. İnsandan kaçtıkça kendini kendinde veya doğada bulan insanların güzide eserlerini saymakla bitiremeyiz. Edebiyatın bir kanadı hâlihazırda bu tür eserlerle dolup taşıyor. Rousseau'dan yüzyıl sonra, 1880lerde, Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt'ünde "Yalnızlığa kaç, dostum!" diye öğüt vermişti. Nietzsche'den doksan yıl sonra da Oğuz Atay, Tutunamayanlar'da “Önce Kelime vardı,” diye başlıyor Yuhanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve Kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık..." diyecekti. Rousseau'nun "Back to Nature" fikri meşhurdur. Thoreau'nun Walden eseri gibi o da her şeyden, insanlardan uzak bir hayat sürme çabasında olmuş. Vahşetin Çağrısı'na kulak vermiş. Kitabı okurken aklıma bu eserler de geldi. Bu kitap da 10 bölümlük yolculuk hikâyesi ve anılardan oluşuyor. İnsanlardan, nefretlerinden, iki yüzlülerden uzaklaşmak zorunda hissetmiş kendini... Onlar gibi olmamak için. Onlara düşman olmamak için. Hep "ben ve diğerleri, ben ve onlar" üslubuyla konuşuyor. Bu derece soyutlanmak ve bundan keyif alabilmek zor ve ilginç olmalı. Kitaplardan ve yazı masasından bile sıkılıp sadece tabiatla iç içe olmak, çiçek toplamak, botanikle ilgilenmek, dolaşmak, çocukları sevmek. Bu, altmışlı yaşlardakilerin genel hâli ve birçok kişinin emeklilik hayali... Issız bir bölgede, orman kulübesi diyebileceğimiz bir yerde yaşarken hiç beklemediği bir anda insan sesleri duyar. Anlar ki yakınlarda bir çorap fabrikası varmış. İlk anda bir huzur ve güven hissi duyar. Tek değildir, korkacak bir şey yoktur. Bu onun en doğal tepkisidir. Fakat birkaç saniye sonra o yine bildiğimiz kişidir. "Burada da mı kurtulamadım sizden?" Bu, hepimizin çelişkisidir, Freud'un Kültürün Huzursuzluğu dediği biraz da budur ve Kafka'nın yalnızlığı gibi insanlarla doludur. Meursault gibi her şeye Yabancı'dır. Don Kişot gibi artık şövalyeye lüzum kalmamış bir çağın şövalyesidir. Daha eskiye gidelim, edebiyat tarihinde gezinelim. Odysseus gibi sürekli eve dönüş yolundadır. Evi ise bütün doğadır. Herkesin içinde biraz Rousseau var diyebiliriz. Bence olmalı da. Her ne kadar Voltaire ile atışsa da bilimlere ve sanatlara, modernizme karşı dursa bile madalyonun iki tarafı da tamamen haksız sayılmaz. Gerisine siz karar verin.
1000Kitap
Yalnız Gezerin DüşleriJean-Jacques Rousseau · İthaki Yayınları · 20215bin okunma
·
159 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.