Günah Renkler
8/10
·286 syf.··
2024 75. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 10:41
Roman olsa kurgusu muhteşemliği üzerine şaşıp kalmamak elde değil. Gerçek hayatlar peki ne kadar değiştiriliyor merak ettim. Tesadüfünde böylesi daha doğrusu tesadüflerin bu kadarı da olur mu? ( kurgu olalarak değiştirildiğini düşünüyorum, eğer öyle olmasa kitaptan sonra cinayet işlenirdi. Çünkü hastalardan izin alınmış. Kitapta öğrenecektiniz tesadüfleri aman tanrım.)Dedim. Dostoyevski kurgulasa,yazsa bu kadar olurdu düşüncesine kapıldım. Yazarın insan analizi iç seslerini bilmek neye nasıl cevap vermesi insanları çözüp ona göre tavır almaları etkileyici. Zaten bu konuda başarılı olmasa bulunduğu yerde olması mümkün değil. Yazarın kitaplarını okurken beklentimizin ne olduğuna göre tatmin olur ya da olamazsınız. Fahişeliğin rengi kırmızı, eşcinselliğin rengi gri, mazoşizmin rengi siyah. 3 karakterle karşımıza çıkan hikayenin birbirine bağlanması ile farklı hayatları görüyor ve çocukluğumuzun hatta ebeveynlerimizin çocukluğunun önemi gözler önüne seriliyor. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma
·
13 +1'leme
·
15,3bin Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitabı bende bir kaç yıl önce okumuştum. Gülseren Hocanın sevdiğim kitaplarından biri, özellikle de her annenin okumasını tavsiye ederim bende. Gülseren hocanın kitaplarında yazdıkları gerçek ama kitapları üzerinden çekilen dizileri oldukça kurgu ve fazlasıyla da abartılı. Keşke kendisi popülariteye kapılmayıp sean odalarında çözümlediği hastaları üzerinden dizi değil de kitaplar yazmaya devam etseydi. Ama toplum böyle daha mutlu ve istekli demek ki ! 😒
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Bende o diziler yüzünden kitaplarını okumuyordum. Irvin D. Yalom okuduktan sonra karar verdim ve iyiki okumuşum diyorum.
Sayın Budayıcıoğlu’nun tüm kitaplarını dizilerde bir furya haline gelmeden çok önce okumuştum. Dünyadaki tek gerçek ve en mahrem ilişkinin terapist-danışan ilişkisi olduğuna inanan biri olarak iyiki o zamanlarda okumuşum diyorum. Zira süreç içerisinde kendisine karşı olumlu duygular geliştiremedim. Romanları fazla edebi üslubu olmayan romanlardır ancak akıcıdır, sürükleyicidir, zevkle okunur. Okurken beni irite etmek değil de tadımı kaçıran cümleleri vardı hâla aklımdadır. Kendisini müthiş çekici ve bakımlı bir hanım ve eşini de bir o kadar yakışıklı bir beyefendi şeklinde uzun uzun betimlemişti. Kimmiş ya bu müthiş yakışıklı ve güzel çift diye google’lamıştım hatta bir tık hayal kırıklığı yaşadım tabi.🙈😅 sonra sekreterinin kilolu olma durumunu betimleme şeklinden, elimde bir sihirli değnek var ve en travmatik vakaları ben iyileştiririm öyle bir psikiyatrım ben minvalinde cümlelerinden ve daha birçok şeyden. Sayın Budayıcıoğlu’nun bir hastası olsaydım ve milyonlar akşam çekirdeğini çitleyip ahhh canımm ya ne hayatlar var, şükür halimize deseydi hiç hoş hissetmezdim sanırım. Çok mu yazdım ben ya niye bu kadar kuruldum onu da anlamadım. Neyse “bu top burdan dönmez” bizim ilişkimiz de o misal kendisiyle. Kaçtım ben. Hoşçakalın😄
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
İçinizi döktünüz.😊
Yazara karşı ön yargılıyım ama incelemeniz merak ettirdi :)
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Bende önyargılı olanlardandım. Özellikle Kral Kaybederse #239657207 tavsiye ediyorum.