·348 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Temmuz 2024 21:56 Bu dünya çarklar sayesinde dönüyor. Mekanik bir düzeni var; toprakla, suyla, dağlarla gizlenmiş. Büyüklü küçüklü çarklar sayesinde akıp gitmeye devam ediyor zaman, akrep ve yelkovan misali. En küçük çarklar en çok enerji sağlayanlarıdır. Bütün gücüyle daha büyük çarkların dönmesi için çabalayıp dururlar. Hepsinin ama hepsinin tek bir amacı vardır akreple yelkovanın zamanımızı çalıp tüketmesi.
Patron diyor ki; bu düzen böyle gelmiş ama böyle gidemez. Birisinin bu çarkların içine çomak sokması gerek. Birileri artık uyanmalı, birileri elini taşın altına koymalı, birileri çıkıp bu düzene dur demeli. İnsanlara değer vermeli, onların ellerinden tutmalı, onların sesini duymalıyız. Anlatmalıyız onlara her şeyi.
Zorba diyor ki; sus patron! Sus! Öyle kolay mı bu düzeni değiştirmek. Hadi yıktın diyelim bu düzeni, yerine neyi inşa edeceksin? Şimdikinden çok daha iyi olacağını nereden biliyorsun? Çarksız da dönmeye devam edecek mi bu dünya? Yeni bir dünya mı kuracaksın yoksa yıkıntılar içinde mi bırakacaksın bu dünyayı?
Ezilen ve ezen... Bu kavram insanlıkla yaşıttır. Belki de doğanın bir kanunudur. Olması gereken de budur belki de. Evet ezenler acımasız, gaddar, her birinin içinde birer katil yatmakta. Evet ezilenler; direnmekte, sesini yükseltmekte, yeri geldimi savaşmakta haklılar. Fakat ezenler kötü, ezilenler iyiler tanımı yanlış. Evet ezilenler hep daha insancıl isteklerde bulunurlar. Eşitlik isterler, özgürlük isterler, barış isterler, insan gibi yaşamak isterler. Ezilenler "İYİ'ler" çünkü başka seçenekleri yok. Onlar sadece isterler çünkü zorla alabilecekleri güçleri yok.
Patron; gerçeğe, sorulara, sebeplere, kitaplardan ulaşmaya çalışan. Bulduğu cevaplardan sonra içi içine sığmadığı halde eyleme dönüştüremeyen. Tüm hayalleriyle kendi içine hapis olan bir adam. Ta ki Zorba'yla yolları kesişene kadar.
Zorba, özgür ruhlu, zincirlere vurulamayan adam. O patron gibi okuyup yazmamış. İhtiyacı da yok. Çünkü patronun okuduklarını o yaşayarak deneyimlemekte zaten. Hatta daha fazlasını. Aklınıza gelebilecek her kötülüğü yapmış, her günahı işlemiş. Tüm bu yüklerin altında ezilecekken arınmaya başlıyor. Atıyor üstünden ona yük olan tüm kavramları. Dini, dili, vatanı, ırkı, bayrağı, parayı, pulu... Ona kötülük yaptıran ne varsa bir bir kurtuluyor hepsinden. (kadınlar hariç.) Tüm bunları bedeninden söküp atınca, hatasız, yanlışsız, günahsız bir Aziz mi oluyor? Hayır elbette. Ama yaptığı tüm hataları, tüm günahları sadece ama sadece kendisi istediği için yapıyor. Bu özgürlük sayesinde hafifliyor, hafifledikçe gerçek mutluluğu buluyor.
Zaman zaman hüzünlendiren, ama özellikle Zorba karakterinin olaylara farklı açıdan yaklaşmasıyla eğlendiren, öğretici ve sorgulatıcı bir kitap. Patron güzel adam ama Zorba tüm kötü yanlarıyla beraber mükemmel bir karakter.
Hayatımda yaptım, yaptım, yaptım ve yine de az yaptım. Benim gibi adamların bin yıl yaşaması gerekirdi. Hayırlı geceler! (Zorba)
Okumayan kaldıysa daha fazla ertelemeden okuyun derim. Keyifli okumalar.