talihsiz bir misâl. tarîkatların tanzîmât ve teşekkül süreci kısmen ondan sonra vukû bulmuştur. kurumsal bir yapı altında bulunmaması gayet tabîîdir, evet, «yaşayarak öğrenmesine» mâni olmamıştı, zira o ibnü'l-arabî idi. birçok ismi tam zuhûr etmemiş tarîkatın o dönemde ibnü'l-arabî'nin görüşlerini benimsediğini sâir kayıtlar nakletmiştir.
ibnü'l-arabî binlerce müderrisin rahlesinden geçmiş, hattâ rûhu'l-kuds fî nâsihati'n-nefs eserinde fâtıma binti ibnü'l-müsenna başlığı altında müsenna'nın sohbetlerine iştirâk ettiğini yazmıştır. onun için;
كانت رحمة للعالم
o, âleme bir rahmetti buyurmuştur.
bu nev'i alıntıları, daha doğrusu kırpılarak paylaşılmasını samimi bulmuyorum. kendimize bir mazeret arar gibiyiz, allah selâmet versin
ibnarabisociety.org/woman-as-human-...
Tarikata mensup olmaması İbn Arabi'nin tasavvufi hayatı yaşayarak tanımasına engel olmamıştı. Tersine bu durum onun görüşünün geniş olmasına da yardımcı olmuştu.