"Bazen yüzeyin altında fokur fokur kaynayan öfkeyi görebiliyordu insan."
Ölüm Gece Gelir
Merhabalar herkese... Linwood Barclay'in mükemmel kaleminden Ölüm Gece Gelir adlı kitabının kendimce incelemesi ile buradayım. Öncelikle o kadar insanı içine çeken bir kitaptı ki kısa sürede vakit bulduğumca okuyup bitirdim. Yoksa meraktan yerimde duramazdım. Tabi boğazımda düğümlerle ve kalbimdeki buruklukla. Yazarın kalemine daha önceden de aşinayım. Daha önce; Psikoz, Vedaya Zaman Yok ve Issız Ev kitaplarını okumuştum. Psikoz daha akılda kalıcı olsa da Ölüm Gece Gelir beni gerek anlatımıyla gerek kurgusuyla gerek duygusal geçişleriyle, gerek şok edici sonuyla çok sarstı.
Kitabın konusuna gelecek olursam; Özel dedektif Calvin Weaver bir gece evine dönerken yağmurdan sırılsıklam olmuş bir genç kız arabasının camına vurup onu gideceği yere bırakmasını ister. Fakat bunun akabinde olacak olayları ve başına gelecekleri tahmin edemez. Genç kızın adı Claire'dır. Kendini kötü hissettiğini söyleyip arabayı durdurur. İndikten kısa süre sonra arabaya onun yerine ona benzeyen başka bir kız biner. Bu kız arkadaşı Hanna'dır. Sorular sormaya ve bu durumu anlamlandırmaya çalışan Cal, oldukça şaşırır. Hanna sorulara cevap vermek istemez ve arabadan acil bir şekilde iner. Bu olaydan kısa bir müddet sonra Cal, Hanna'nın öldürüldüğünü öğrenir. Olaylar karmaşıklaşmıştır. Bunun üzerine özel dedektif Cal herşeyi en ince ayrıntısına kadar araştırmaya ve soruşturmaya başlar. Genç oğulları Scott'ın trajik ölümünden sonra karısı Donna ile düzelmeyen ilişkisi ve dinmek bilmeyen yası onu derin bir kedere boğmuştur. Oğlunun ölümü bir intihar vakası gibi görünmektedir. Fakat Cal'in bu konuda ciddi şüpheleri vardır. Arabasına aldığı ve oğlunun arkadaşı olabileceğini tahmin ettiği Claire adlı bu tuhaf kız ona, ailesini paramparça eden trajik ölümü aydınlatacak tehlikeli ama bir o kadar da çok önemli bir ipucu verir.
New York'un bu küçük kasabasında sırlar yalanlar ve örtbas edilen suçlar ve kabuslarla örülü bir karmaşa yığınının içine bataklığa saplanır gibi çekilen Calvin bu yakıcı sırları bulabilecek midir? Öte yandan Claire kasabanın belediye başkanının kızıdır. Cal'in kayınbiraderi Perry'de emniyet müdürüdür. Ve belediye başkanıyla aralarında bir sürtüşme vardır. Acaba Claire'in arkadaşıyla yer değiştirmesiyle başlayan bu küçük oyunun bunlarla bir ilgisi mi vardır? Yoksa tehlike göründüğünden daha haşin bir fırtınanın habercisi midir?
Kitap karakterler açısından, karakterlerin duygularını yansıtma açısından da hayranlık uyandıracak derecede güzel bir kitaptı. Ayrıntıları, zeki kurgulanmasıyla kendisini heyecan ve sürekli artan bir merakla okuttu. Dili okurla sohbet havasında, mizahi yönleri çok güzel serpiştirilmiş ve kahraman bakış açısıyla anlatılmış. Her nedense bu açıyla anlatılan kitaplardan daha fazla etkileniyorum. Birkaç bölümden sonra araya sıkıştırılan esrarengiz kısımlar kitabın özünü oluşturuyor ve bu kısımlardan çıkarımlar yaparak herşeyi anlayabiliyoruz. Akıcılığı, sürükleyiciliği, temposu, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmaması kitabın su gibi akıp gitmesini sağladı, öyle ki elimden bırakamadım. Bu yazarın kalemini çok seviyorum. Ayrıca ana karakteri ve eşini de severek okudum. Ana karakterin mizahi yapısı, zekası, araştırıcı kişiliği, hiç pes etmeden sabırla cevaplara ulaşması, cesareti, metaneti ile beni çok çok etkilediğini söyleyebilirim. Fakat kitabın sonunda diyorum ki yazara olmadı sonu Linwood Barclay olmadı. Vallahi olmadı.:( Bu kadarı da fazla değil miydi Cal'e... Bu kitabı aşırı beğendim. Şok edici ve hiç ummadığım bağlantılarını heyecanla okudum.
Tüm okuyuculara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Kitaplarla ve onların güzellikleri ile kalın.:))
Sevgiyle.<3
Sakın kitapsız kalmayın... ^^