Paola Peretti
Hüzünlü, komik, dokunaklı bir çocuk kitabıyla pastel renklere sahip bir karanlığa davetlisiniz. <3
Kitabı bitirdikten sonra, tüm dünyada binlerce baskı satmasına hak verdim. Benim elimdeki baskının tasarımı, iç kapak teması ve çizimleri muazzamdı, bakmaya doyamadım. Okumaya başlamadan önce, içimden bir ses buna bayılacağımı söylüyordu, yanılmadı. BAYILDIM!
9 yaşındaki Mafalda'nın, yazarın kendisinin de muzdarip olduğu Stargardt hastalığı teşhisi var. Bu hastalık çocuklukta görme kaybına neden olan kalıtsal bir hastalık. Hastalık nedeniyle tamamen kör olmak ender ama ne yazık ki Mafalda, bu şanssız dilimde. Görme becerisi yavaş yavaş azaldıkça ve dünyası tam anlamıyla daha küçük ve grimsi hale geldikçe, bu süreçteki hüznünü ve endişelerini izliyoruz. Görme kaybını, okul bahçesindeki kiraz ağacına adımlayarak ölçüyor, mesafe daraldıkça yüreğim sıkışıyordu okurken.
Mafalda'da gözlemlediğim ve sevdiğim özellikler; dürüstlüğü, bitmeyen merakı, maneviyatı ve rahmetli büyükannesine koşulsuz sevgisi oldu sanırım. Kedisi Ottimo Turcaret'i onun kadar çok sevdim. Kedisinin adının kaynağı olan kitap Ağaca Tüneyen Baron benim de en sevdiğim kitaplardan biri. Bu ortak noktayı yakalamam karakterle daha kolay bağ kurmamı sağladı. Hem başlar başlamaz karaktere ısınmam, hem de dilin sadeliği sayesinde bir oturuşta okuyabileceğim bir kitap olmasına rağmen, Salı günü tempom ve bir kısmında kızım Gökyüzü aralıksız okumama pek müsaade etmeyince, okumayı tüm güne yaymak zorunda kaldım. Şimdi oğlum okuyacak ve üzerine konuşacağız...
Mafalda'nın başına gelen durumu kabullenmeye çalışmasının, en basit şeyler için bile mücadele etmesinin, gerçek arkadaşlığı ve sahte arkadaşlığı ayırt etmesinin, ilk aşkı bulmasının, belirsizliklerle yüzleşmesinin, bir nehirde hızlanarak akar gibi anlatılmasına vuruldum. Bir daha asla yapamayacağını düşündüğü şeyleri listelerken, maddelerin üzerini her çizişinde kalbim kırıldı. Bu kitabı sevmemi sağlayan şey muhtemelen, hayat için değişen önceliklerin altını çiziyor oluşu ve kararlı duruşunun altını dolduruyor oluşu olmuştur.
en favori karakterim bir yetişkin ve kızımızın en yakın dostu olan Estella. O olmasaydı bu hikaye oldukça sıradan olurdu. Tek kelimeyle VURULDUM! Ayrıca Flippo, sen ne tatlı bir oğlansın!
Hikaye aslında, bir çocuğun güvenebileceği ve sırlarını paylaşabileceği birine sahip olmanın önemini anlatıyor. Bu şanssızlıklar içinde Mafalda, işte bu açıdan şanslı! Kitabın mesajının bu olmasını ve hastalığın, çaresizliklerin etrafında dolanmamasını sevdim. Küçük çocukların masumiyeti ve şüpheleri, satır aralarında dürüstçe ve içtenlikle ifade edilmiş. İç dünyası yoğun karakterler okumak, her okurun hayalidir diye düşünmekteyim.
Yazarın kendi hayatında yaşadığı bu sorunu, böyle bir öyküyle aşması onun açısından da çok memnun olduğum bir durum oldu. Bu kadar yürek burkucu ve korkutucu bir konuyu, çocukça hafiflikle ele alması kitabı benzerlerinden ayıran bir detay. Dramatik fakat hafif...
Çocuğuma okutmak için bu tarz kitapları önceden deneyimlemeye bayılıyorum. Geçen haftalarda okuduğum Limon Kütüphanesi ve Suya Kavuşuncaya Dek de bu tarz bir çocuk kitabıydı. Hayatının başında olan evlatlarımızın, sosyal becerileri, empati yetenekleri ve gerekli mesajları bulabilecekleri kitaplara ihtiyacımız var. Özellikler de kronik hastalıklar, ergenlik sorunları, toplum normalleri, engelli bireyler ve benzeri konularda yazılmış kitapların sayılarının artması beni mutlu ediyor ve umutlandırıyor. Bu konuların edebiyatta, hele ki çocuk edebiyatında yeterince temsil edilmediğini düşünüyorum. Böyle bir kitap bulduğumda, bir mücevherim olmuş gibi hissediyorum. Sonra da etrafımdaki tüm ebeveynlere tavsiye ediyorum.
10/10
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe
Yazarın devam kitabını satın almaya gidiyorum şimdi!!!