İlk olarak yazarımızın romancılığı ve şairliği üzerine konuşmak istiyorum. Attila İlhan, edebiyat dünyasına daha lise yıllarında iken politik şiirlerle atıldığı için kısa süreli de olsa hapse atılmış ve siyasi suçlu olduğu için hiçbir devlet okulunda okuyamamıştır. Bu politik tavrı aynı zamanda onun popüler olmasına sebep olmuştur. Hatta Attila ilhan döneminde o kadar popüler bir şairmiş ki, aynı dönemdeki şairler - edip cansever- gibi, ikinci yeni şaiirleri gibi, attila ilhan'a çok mesafeli kalmış, "popüler niteliksizdir" şiarıyla eksiklemeye çalışmışlar, şiirlerini hor görmüşlerdir. Roman tutkusu ise şairlikten de öteye geçmiştir. Dönemindeki genç yazarları romancı olmaları yönünde teşvik etmiştir. Gençliğindeki dinamik siyası kavgacı üslubu mütemadiyen sürmüş ve basit bir gazeteci üslubundan çok öteye geçmiştir.
-Haco Hanım Vay'a geçelim-
Bu roman bana Attila İlhan'nın; Aysel Git Başımdan'ı, Kim kaldı'yı ve ekseriyetle Belma Sebil şiirinin harmanlanmış hali gibi geldi.
Toplumcu - gerçekçi yazarımız; işgal yıllarının buhranın ve Osmanlı'da ki etnik mozayiğin ne kadar uç derecede olduğunu gözler önüne sermiş. Halkın kaç parçaya bölündüğünü, mücadele yıllarındaki teşkilatlanmayı, dönemin radikal fikirlerini karakterlere yayarak her uca dokunmaya çalışmış. Toplumcu - gerçekçi olması yanında romanda bireyselliğide ağır basmış. Romanın baş karakterini doktor Feridun Hakkı'yı kendi ile özleştirip, sürekli 'çirkinim' vurgusu yapmasından anlayabiliriz bunu. #247030626#246822577Kurtlar Sofrası ve Fena Halde Leman romanları da gözümün önünden şerit gibi geçti. Politik açıdan Kurtlar Sofrasına, çarpık ilişkilerin ve eşcinselliğin konu alınmasından dolayı da Fena Halde Leman'a benzettim. Zaten bu romandaki Haco Hanım'ın hayatı -Hatice- Fena Halde Leman kitabında Leman'ı yoldan çıkaran kayınvalidesi Haco'nun gençliğidir. Haco kimlik arayışında olan, kabuğuna kapanmış, 21 yaşında köyden gelmiş bir genç kız. Daha kendini keşfedemeden İzmir de eşcinsel bir kadının -müzeyyen abla- kocasına kuma olarak verilip ve kaderi sadomazoşist bir ilişki anlayışına sahip olan müzeyyen abla'nın ellerine bırakılıyor. Haco bütün bunlardan kurtuluşun ise Doktor Feridun Hakkı'da olduğuna inanıyor.
1. cihan harbinde Filistin Cephesinde Şam'da bulunan Doktor Feridun Hakkı, İzmir'in işgal yılllarını da görmüş ve çölün travmasından, savaşın bıraktığı bunalımdan kurtulamamıştır. Sosyal hayatındaki ilişkiler de, gerek ailevi gerekse toplumsal, Feridun Hakkı'yı aleyhinde etkilenmiş ve bir arayış içine sürüklemiştir. Feridun hakkı ne savaşın bıraktığı izlerden ne de ilişkilerin sırçası dökülmüş mutluluklarından kurtulabiliyor, yalnızlar çağında yaşıyor. Bir yandan siyasi mücadelesi devam ederken diğer yandan Haco ile fikrini meşgul edip, Haco'ya aşık oluyor. Haco'nun gizemini ikilemlerini çözmeye çalışıyor. Haco ile yakınlaştıkça düğümler çözülmeye başlıyor.
- SON OLARAK Fena Halde Leman KİTABINDAN ÖNCE OKUNMASI GEREKİYOR. BEN TAM TERSİ YAPTIM AMA NEYSEKİ EKSİKLİK HİSSETMEDİM.-