José Saramago'nun Körlük kitabı, okuduğum en etkileyici ve sarsıcı kitaplardan biri. Düşünsene, bir anda herkesin kör olmaya başladığı bir dünya... İlk başta basit bir felaket gibi geliyor, ama aslında çok daha derin, çok daha karanlık bir yerden vuruyor insanı.
Kitap, insanlığın nasıl kolayca çözülebileceğini, birbirimize karşı nasıl bu kadar acımasız olabileceğimizi çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Karakterlerin ismi bile yok; bu, hikayeyi daha da evrensel yapıyor. Çünkü bu sadece bir grup insanın değil, hepimizin hikayesi.
Saramago'nun anlatımı biraz alışılmışın dışında olabilir, ama tam da bu yüzden kitap sizi olayların içine çekiyor. Uzun cümleler, noktalama işaretlerinin eksikliği... Hepsi kaosu ve belirsizliği hissettiriyor. Ama bu kaosun içinde bile insanlık adına bir umut arıyorsun. Belki de kitabın en büyük başarısı bu: Hem çok karanlık hem de bir şekilde umut dolu.
Körlük, sadece bir roman değil; insan olmanın, toplumsal yapıların ve bireysel ahlakın sınandığı bir aynaya bakmak gibi. Eğer derinlemesine düşündüren ve sizi gerçekten sarsan bir şeyler okumak istiyorsanız, bu kitabı kesinlikle öneririm.
Begüm ÇakırKaravandaki Adamİpek Dadakçı @1000Kitapkörl KörlükJosé Saramago