Gönderi

Bu mutsuzluğun mezardan başka bir sonu olduğunu sanmıyorum
7/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2024 00:09
Başlarında altını çizmekten ve not almaktan okuyamadığım, sonlarında ise artık bitsin diye devam ettiğim bir eser. Huzurlarınızda: Genç Werther'in Acıları İncelememe başlamadan önce eseri okurken hayranlık duyduğum çevirmen Mahmure Kahraman'a teşekkürü kendime borç bilirim. Eser şiirsel bir anlatımla, mektuplaşma/anı türünde okuyucuya sunulmuş bir eser. Üstelik Almanca. Kitabı okurken çok kez kitaptan kopup kendi kendime dedim ki - "Vay be çevirmen çeviriyi nasıl bu kadar güzel yapabilmiş."- Eseri okurken anlıyorsunuz ki çevirmen hem Almancaya hem Türkçeye, hem Alman Kültürüne hem kitabın yazarı Johann Wolfgang Von Goethe'nin hayatını bilen, özümsemiş yetkin bir çevirmen. Buradan en içten saygılarımı sunuyorum, böyle bir eseri bu kadar iyi çevirdiğiniz için müteşekkirim. Eserin artı ve eksiklerine geçmeden önce biraz ana karakterimiz Werther ve arkadaşları hakkında konuşmak istiyorum. Kitaba ilk başladığımda Werther gayet bilgili, eğitim görmüş, sanata ve edebiyata tutkulu, kendini kelimelerle güzel ifade edebilen sosyal bir kişilik. Öyle ki eserin başlarında Werther'in kurduğu çoğu cümlenin altını çizmekten kitabı tam manasıyla okuyamamıştım. Fakat sonrasında işler hem Werther için hem benim Werther'e karşı bakış açımın değişmesiyle başladı. Werther, Lotte'ye olan (Bana göre haksız ve yanlış) aşkından dolayı zaten sahip olduğu melankolisi iyice depresyona dönüşmeye başladı. Werther'in o iyimser bakış açısı bir anda intihar etme isteğine kadar yavaş yavaş evrildi. Werther, Wilhem'e yazdığı mektuplarda tutarsızlaşmaya, Lotte'ye karşı dengesiz hareketler sergilemeye hatta tabir-i caizse saçmalaya, mazoşist bir tavır takınmaya, bir konuyla ilgili konuşurken daha bitirmeden başka bir konuya atlamaya ve akılcı olarak düşünmek yerine artık iyice ve sadece duygularıyla hareket etmeye başladı. İşin doğrusu benim de bu canımı sıkmaya başladı. Keza eserin çoğunda Werther'in düşünceleri yerine Albert'in düşüncelerine daha çok katıldım. Sonuçta Lotte'nin kocası Albert olduğunuzu düşünün, siz Werther'in karınıza ilgi duyduğunu fark ettiğiniz halde, insanlık gereği, onu bir arkadaş gibi görüyor, onunla vakit geçiriyorsunuz. Fakat Werther denen herif sizin bu içtenliğinizi ve saygınızı hiç edip yine de karınıza daha çok yaklaşıyor. Siz bu durumda Werther'e mi hak verirdiniz yoksa Albert'e mi? İşte bu sebepten ötürü eseri okurken Werther'den çok Albert ile empati kurmaya başladım. Lotte ise ayrı bir mesele (yine incelemenin devamında değineceğim üzere) Lotte de 'ay benim evliliğim çok güzel, kocam gayet aklı başında iyi ve eğitimli bir adam' diyor diyor sonrasında da Werther'in ona karşı ilgisini fark ettiği halde onu kullanırmışçasına, bir bana yaklaş bir uzaklaş diye diye resmen adamı intihara götüren kendisi oluyor. Sonra da neymiş göz yaşlarına boğulmuşmuş. Sen onu benim külahıma anlat. Gerçekten kitabı okurken tek bu şekilde sinirlenmediğim karakter Albert olabilir. Karakterlerle ilgili yakınmam bittiğine göre, aslında daha çok şey var fakat geri kalanını gelecekteki okurların düşüncelerine bırakacağım, eserin öncelikle beğendiğim yönleri hakkında konuşalım: ~Bir kere eserin anlatım tarzı okur için zorlayıcı olsa da ben güzel yazıldığını düşünüyorum. Hele ki Werther'in her konuşmasını şiirsel bir dille anlatmak zor iş olsa gerek. Mektuplaşma tarzı olarak ilk defa böyle bir eser okudum ve kısacası yazarın yeteneği hoşuma gitti. ~Karakterlerin duygu durumlarının ve tavırlarının kitapta sayfa sayfa değişimini ustaca görmek beni hayli mutlu etti. Evet, Werther'in duygu durumunun nasıl değiştiğini, diğer karakterlere göre, kolay anlayabiliyoruz. Ama unutmayın: Albert'in günden güne Werther'e karşı sabrının tükenmesi, Lotte'nin Werther hakkındaki düşüncelerinin zamanla karışması ve en sevdiğim Wilhelm'in yazılarını hiç görmesek de Werther'in yazılarından Wilhelm'in de Werther için yavaş yavaş endişe duymasını görebiliyor, daha da iyi hissedebiliyoruz. ~Belki eserde en beğendiğim şey, Werther'in kullandığı cümleler, haliyle yazarın yazdığı cümleler, MUAZZAM! Güzel demiyorum, muazzam. Başta da dediğim gibi kitabı okurken cümlelerin altını çizmekten okuyamadım. Cümleler, betimlemeler, kurulan sevgi/aşk cümleleri o kadar güzel ki... Benim bir yerden alıp bir yere götürdü. Bazı cümlelerde ise 8-10 dakika üstüne düşünmem gerekti. ~Ve bir eserin toplum üzerindeki etkisini en iyi gösteren kitap olması. Çünkü kitap öyle Johann Wolfgang Von Goethe'nin aklına gelip yazdığı bir kitap değil. Yazarın hayatından etkileri olan ve bunu farklı şekilde yansıttığı bir eser. Sonuçta da böyle altyapıya sahip bir eser olunca o dönemin Almanya'sında intihar oranları artmış hatta, özellikle gençler, Werther gibi giyinmeye başlayıp bir akımın öncüsü olmuş. Edebiyatın toplum üzerindeki etkisi gösteren müthiş bir örnek. Gelelim kitaba 7 puan vermeme neden olan diğer beğenmediğim özelliklere: ~Şimdi bu sadece bu kitapla alakalı değil, Fyodor Dostoyevski'nin, Honore de Balzac'ın, Jack London'nın ve daha niceleri gibi büyük yazarların da illa ki yazdığı bir konu var: Sevgilisi/nişanlısı/eşi olan birisine duyulan agresif aşk. Ben kitap okuma alışkanlığı kazanmadan ve çeşitli yazarlardan çeşitli tarihlerde yazılan romanları okumadan önce hep derdim ki, "Günümüz televizyon, dizi ve film kültürü insanları çok eşliliğe yöneltiyor." Nasıl ki şu an oynatılan yerli/yabancı fark etmeksizin bütün senaryolarda bir aldatma/aldatılma konusu gayet doğalmış gibi gösteriliyor. Resmen geçmişte de insanlar televizyon/internet olamayan çağda, aynı fakat daha edebi tarzda, bu konuları ele alıp yazıyormuş. Hayır ben anlamıyorum, acaba tek eşlilik veya bir insana, sadece bir insana bağlı olmak onu sevmek mi anormal olan? Çünkü görüyorum ki hem kitaplarda hem görsel sanatlarda sürekli bu işleniyor ve kabul görüyor. ~Kitabın yazılma tarzını beğendiğimi söylemiştim fakat eserin bir kısmında, ki bu kısım öyle 2-3 sayfa değil epey sürüyor, sürekli söylenmek istemeyen kişileri ve yerleri sansürlü bir şekilde kullanması. Şaka yapmıyorum kitabın bir kısmında şöyle bir yer var; Werther C. ile konuşup M'ye doğru yol aldı. Orada *** ile görüştü. Ya okurken ben buna nasıl dikkatimi vereyim? Hadi dikkatimi verdim, nasıl okurken zevk alayım? Sırf bu kısmı okurken o kadar çok atlayıp geçmek istedim ki anlatamam. Keşke yazar burada sansür uygulamak yerine bazı yazarların yaptığı gibi takma isimlerle yazısını sürdürseymiş. ~Yani bu eleştirim biraz kişiden kişiye, yaştan yaşa değişebilmekle beraber benim sevmediğim bir mevzu olan intihar konusunu maalesef güzelliyor. Werther'in söyledikleri bazen o kadar uç noktalara geliyor ki Werther biraz daha zorlasa "İçinden geliyorsa intihar edebilirsin." diyecek. Albert ile intihar konusunu konuştuğunda da keza Albert'e hak verip, ağır olacak belki ama, intiharın aptallıktan başla bir şey olmadığı konusunda hem fikiriz. ~Sadece intihar olarak da değil, romantizm akımının dediği gibi sürekli olarak aklından çok duygularınla hareket etmenin doğallığından ve gerekliliğinden söz ediliyor. Evet, bu biraz daha akımın ve yazarın bakış açısıyla ilgili ama beğenmediğim şeyi sırf bazıları kabul görüyor diye söylemeyecek değilim. Kıssadan hisse eserle ilgili görüşlerim bu şekilde. Ancak kitabı okuyacak okurlar için birkaç önemli olduğunu düşündüğüm önerim var. Öncelikle lütfen yaşınız ergenlik safhasındaysa yani, bunu skalayı yapmak ne kadar doğru tartışılır, 18-19 yaşından küçükseniz lütfen bu kitabı sonraki senelere saklayın. Çünkü daha ergenlik safhasındaki bir okurun düşüncelerini yanlış yönlendirebileceğini düşünüyorum. Diğer önereceğim şey ise kitabı okumadan önce okurlar eğer Odysseia eserini okurlarsa daha keyifli bir okuma yapacağını düşünüyorum. Çünkü kitap içerisinde Werther'in de okuduğu kitap olan Odysseia'dan bol bol alıntı ve gönderme bulunuyor. Son olarak Genç Werther'in Acıları eserini de bitirdikten sonra eğer okumadıysanız Gece Yarısı Kütüphanesi'ni okumanızı öneririm. Sonuç olarak kitabı beğendim fakat hani öyle bende aşırı bir etki bırakmadı. Kesinlikle okunmalı diyemem ancak eğer vaktiniz varsa, ilgi duyuyorsanız okumanızı önerebilirim. Ben de gelecekte, düşüncelerim ve yaşım olgunlaşınca, tekrar okuyacağım. ~Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder, keyifli okumalar dilerim.~
1000Kitap
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
·
132 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.