Platon (Eflatun)'un kitabına ismini verdiği "Şölen" kelimesi Yunancada "birlikte içmek" anlamına gelen "Symposion" kelimesinden gelmektedir. Şölenler, o dönemde Yunan erkeklerinin sosyalleşme geleneklerindendir. Bir grup erkek yemek yer, şarap içer, şiirler şarkılar söyler, politika ve sanat hakkında uzun uzun konuşurlardı.
Şölen - Dostluk'de Platon kendisinden hiç bahsetmemektedir, muhtemeldir ki Sokrates dahil tüm konuşmacıların söylemleri Platon'a aittir. Belki de böyle bir şölen hiç olmadı eser kurgudur. Platon'un kendisini eserlerinde hiç ortaya koymaması bilgece alçak gönüllüktür.
2400 sene önce akıllı, mantıklı, sorgulayan insanların yaşadığı bir dönemden araştırmayan, düşünmeyen, sorgulamayan bir döneme nasıl gelmişiz çok şaşırtıcı. Uzak bir gelecekte insanlık belki teknoloji olarak çok ileri gidebilir ancak beyin gelişimi olarak tıpkı H. G. Wells'in Zaman Makinesi kitabında olduğu gibi öngörülen ilerleme gerçekleşmeyebilir.
Platon aşk, sevgi, güzellik, dostluk konularını Sokrates ve arkadaşları arasında geçen diyaloglar şeklinde ele almıştır. Tüm konuşmacılar düşüncelerini açıkladıktan sonra sahneye yine en son Sokrates çıkıp konuyu güzel şekilde bağlamaktadır. Platon Devlet kitabında da hiç ortalıkta yoktu kendisi yerine yine Sokrates'i ön plana çıkarmıştı. Platon hocası Sokrates'e büyük saygı duyan bir filozoftur.
Sokrates iki tür ölümsüzlük olduğunu açıklamış:
-Fiziksel ölümsüzlük
-Ruhsal ölümsüzlük
Fiziksel ölümsüzlük için, sevgi gereklidir. Bu sevgi ölümsüzlük sevgisidir. Ölümlü tüm varlıklar bunun için çiftleşip doğurmak isterler. Sonunda kendisine ait yavruları olur kendisi ölse bile yavruları aracılığıyla ölümsüzlüğe ulaşmış olur.(Gen Bencildir kitabında Richard Dawkins de aynı şeyi söylüyordu.)
Ruhsal ölümsüzlüğe ise insanlar sanatla, şiirle, edebiyatla kısacası eserleriyle ulaşabilirler. Eser sahibi ölse bile eseriyle yaşayacağı için ölümsüzlüğe ulaşmış olur. Sevginin dünyasında ilerleyen kişi, tüm güzellerin özüne Tanrısal güzelliğe varacaktır.
Sokrates ve arkadaşları arasında geçen diyalogları görünce Mustafa Kemal'in ülke meselelerini görüşmek için devlet adamlarına verdiği yemekli toplantılar aklıma geldi. O masada içki içende, içmeyen de varmış. Yemek yerken edilen sohbetler samimi ortamda gerçekleştirildiği için insanlar düşüncelerini açıklarken daha samimi daha dürüst olurlar. Atatürk'ün zekasına bir kez daha hayran kaldım. Meselelere yüzeysel yaklaşan insanlar ona sarhoş demişlerdir bu hiç sorun değil, insanların ağzı torba değil ki büzesin.
Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Şölen - DostlukPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20195,2bin okunma