Merhaba arkadaşlar. İyi akşamlar. Kitaplar bir krallık olsaydı buranın kralı olacak Dostoyevski maratonumuza başlamış, ilk eseri şimdiden geride bırakmış bulunuyoruz. Bu serinin ilk kitabında bizleri “Ahlak ve Yozlaşma” kavramlarının neler olduğunu sormaya gönderen, bilhassa taşra yaşamının ne denli yozlaşmış bir kültürsüzlüğe sahip olduğunu anlatan bir eser karşılıyor. Özellikle paranın en temel güç olduğunu vurgulaması ve güzel Anadolu'muzda da kullanılan bir deyim olan “Paran varsa pezevenk de olsan ikinci gün beyefendi derler” sözünün bir eleştirisi niteliğinde tanımlayabiliriz bu eseri bizler.
Diğer yandan olaylar bir komedi tarzında işlenmiş ki asıl ilgi çeken ve kitabı okutan da bu olabilir. Nasıl? Marya Aleksandrovna karakterinin bir anne olduğunu, oldukça kötü düşünen bir kadın olduğunu okuyoruz. Aynı zamanda kızını da yaşlı bir adamla evlendirmeye çalışıyor. Amaç tabii ki para! İşin garip tarafı kızı (Zina) da buna ikna ediyor. Adamın zaten öleceğini söyleyerek aklını çeliyor. Neyse ki aksilikler peşini bırakmıyor da sinir küpü olmak yerine bu tarz konularla karşılaştığımız için gülerek okuyabiliyoruz.
Diğer yandan bu romanın nasıl ortaya çıktığını merak edenlerimiz olabilir. Bu, yazarın sürgün cezası dönüşünde kaleme aldığı, büyük ihtimalle gittiği yerde karşılaştığı karakter sahibi olmayı başaramamış insanlardan da ilham alarak, son derece ağır eleştiriler içeren bir roman olarak ortaya çıkmıştır. Üstelik bu romanın ortaya çıktığı sürecin hemen öncesinde Dostoyevski gibi bir yazarın idam cezası aldığını ve bu cezanın son anda önüne geçildiğini eklemek istiyorum. Eğer bu araştırma bilgisi doğruysa, şaşırtıcı diyebilir miyiz? Mekan olarak da Moskova veya Petersburg yerine adını ilk defa duyduğum Mordasov kasabasının seçilmesi de dikkat çekici. Tam bir taşra romanı planı yapılmış diyebiliriz.
Burada en temel eleştiri, aslında yıllar sonra günümüzde bile söylenecek en temel eleştiri, para karşısında insanın düştüğü acınası (aslında zerre acınmamalı böylelerine) durumu aktarmaktır. Para bir insanın hayatını ve karakterini ne kadar etkileyebilir bunun en net biçimde görülmesidir bu durum.
Diğer yandan çok dikkatimi çeken bir mesele var. Günümüzde bizden bir yazar yani yerli bir yazar bu meseleyi kaleme alsa yerin dibiyle buluştururlardı kendisini. O da şu: kadın karakterlerin paragöz, açgözlü, yalnızca sahtelik üzerinden samimiyetsiz olarak resmedilmeleri. Erkek karakterlerin ise sosyal statü ve güç temsilcisi olarak kullanılmasıdır. Aslında bizler ne kadar karşı çıksak da insanların genel olarak birbirlerine bu gözle baktıkları düşüncesi benim de üzerime bulaşmaya başladı. Yani biz böyle olmasını istemiyoruz ama toplum bu şekilde davrandıkça bizler de bu durumu değiştiremeyeceğimizi düşünmeye başlıyoruz. Tıpkı dünyayı değiştirme hayalleriyle başladığımız hayat yolculuğunun büyüdükçe kendini kurtarma çabasına ve hiçbir şeyin değişmeyeceği inancına dönüşmesi gibidir bu durum. Not: Günümüzde bile pek çok tv yapımında sinir bozucu lanse edilen karakterler hep kadınlar olarak gösterilir ve ilginçtir kadın haklarını çokça savunanlar bu durumlara hiç ses çıkarmazlar. En güzeli hiç seyretmemek tabi.
Büyük yazar Dostoyevski’ye ait daha önceki incelemelerimiz ve okuma listemiz ise şu şekilde:
#13515085#81769718#133546312#133678186#133688790#133696828#133706339#133810021#133824802#133832302#133855156#133887623#133963496
Okuma listemiz ise şu şekilde:
Amcanın Düşü (Amcanın Rüyası)
Beyaz Geceler
-Beyaz Geceler
-Başkasının Karısı
-Noel Ağacı ve Nikah
-Haysiyetli Hırsız
-Yufka Yürekli
Budala
Ebedi Koca
Ev Sahibesi
-Ev Sahibesi
-Bay Proharçin
-Dokuz Mektupluk Roman
-Polzunkov
İnsancıklar
Karamazov Kardeşler
Kumarbaz
Netoçka Nezvanova
Puşkin Üzerine Konuşma
Stepançikovo Köyü
Suç ve Ceza
Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları
Yeraltından Notlar
Hepimize iyi okumalar dilerim..
Amcanın DüşüFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20214,345 okunma