Spoiler içerir
1/10
·380 syf.··
2024 57. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 20:00
nasıl başlayacağımı bilmiyorum. öncelikle, çektiğim çileyi çoğunuz gördünüz. kitabı beğenmedim ve birkaç varoluşsal sıkıntılar yaşadım. bu incelemeyi beğendiğim ve beğenmediğim şeyler olarak ikiye ayıracağım. beğendiğim şeyler yazarın dili. gerçekten çok güzel betimlemeler vardı. bir an düşündüm, nasıl böyle yazmış. betimlemer kitap hakkında en hoşuma giden şey. konusu. ilgi çekici duruyor (iyi işlenseydi eğer). başka dünyaya geçiş falan hep ilgimi çekmiştir zaten. ilk birkaç bölüm ve kitaptan alıntı geçen kısım. o kısımlar çok güzeldi. gerçekten epik duruyordu. keşke öyle kalmaya devam etseydi. beğenmediğim şeyler beğendiğim şeylerden çok bahsetmedim çünkü pek bir şey yok doğrusu. şimdi... kolları sıvayalım. dünyanın asla anlatılmaması ve her yerden bir anda bilgi çıkması. bize asla bilgi verilmiyor, eira her nasılsa doğru çıkarımlar yapıyor. mesela 308. sayfada bir anda bir kraldan bahsediliyor. diyarın o sayfaya kadar bir kralla yönetildiğinden haberim yoktu. ayrıca cadıların varlığını da bir anda öğrendik ama halbuki eira bunlaeı biliyormuş gibi davrandı. feylerin bu kıza yardım etmesi, eira onlara koşulsuz güveniyor. feyler bunun doğru söylediğini anlamalarını kavradım, doğrucu olayı. peki eira neden bunlara güveniyor? güvenmesi için bir neden yok. bir kere bunların arasında dünya değiştirecek kadar büyük bir olay olmuş, kız da bu olayları öğrenmesine rağmen kpşulsuz bir şekilde güveniyor. çok saçma ve mantıksız. ayrıca iyilik adı altında yardım etmeleri, geçmişte yaptıkları şeyler yüzünden eira'ya yardım etmeleri çok mantıksız ve saçma. zaina'nın 79. sayfada kimse sormadan hikayesini anlatması da çok saçmaydı. kimse sormadı? kimse merak etmedi? ne yapalım senin hikayeni biz? kızımızın başka dünyaya, başka ırklarla olan dünyaya hemen alışması ayrıca mantıksız olan şeylerden biri. sanki oraya tatile gitmiş gibi takıldı orada. şahsen somut bir insan-fey çatışması isterdim. ama her nasılsa eiranın karşısına çıkan herkes saf iyi. yolda ölü bir çocukla karşılaşıyorlar, onu hızlıca gömüyorlar. bir daha o çocuktan bahsesilmiyor. bir daha bahsi geçmeyecekse neden var? anlam veremedim. eira'nın fey olmalarına takılmaması da katil olmalarına takılması, ben de birini öldürdüm ve hoşuma gitti tavırları... bıktırdı. herkes birbirine güveniyor demiştim. birinci günden kanka oluyorlar, bir haftadan nos'a duygusal bağ geliştiriyor. daha bir hafta oldu... yavaşlayın. bu yüzden hiçbir şeyi ciddiye alamadım. eira için kaçak olmalarına rağmen "iyilik" adına ferniyan'ın evine gitmeleri, ferniyan'a güvenmeleri ve ferniyan'ın planları ortaya çıktığında nasıl olur triplerine girmeleri çok saçmaydı. alt yapı aşırı boştu. hiçbir şeyin altı dolu değil. kuutamo kelimesi hangi dilden geldi? feyler ve insanların antik dili ortak mıydı? çünkü kuutamo kelimesinin anlamını nos da biliyordu ve eira antik dil dedi. bu kelimenin geldiği dili asla bilmiyoruz, asla bir köken yok. sadece bu kelime var. bu kitapta romantik ilişkiye gerek yoktu bu arada. zaten yeni tanıştılar. bir hafta falan oldu ama hemen ilişki geliştirdiler. gereksiz ve mantıksız. eira'nın dünyasında savaş varmış ama ailesi kız eve dönünce "nerdeydin? madalyonun nerde?" diyor. bu ne sakinlik. savaşın ortasında kızın kayboluyor ve sen böyle sakinsin... şu sahne çok saçmaydı: (benziyor deyip benzemiyora çevirdi.) "Sana benziyor, evet," diye Nos tamamladı cümlemi, gözlerini karşıdan ayırmamıştı. Ne zamandır farkındaydı? "Ancak her zaman değil. Yalnızca ortam fazla aydınlık değilken ve yüzünün sol tarafını bu şekilde çevirdi- ğinde ışık da şuradan gelirse benziyorsunuz. Çünkü bak, senin burnunla yanakların çok daha küçük, gözlerin daha büyük ve dudakların..." Bir sani- yeliğine dikkati dağıldı fakat hızla toparladı kendini. "Dudakların da daha ince. Babam seni gördüğünde ona benzediğine dair hiçbir vurgu yapmadı çünkü aslında hiç benzemiyorsunuz. Sanırım bir tür ışık oyunundan fazlası değil." bir kitap vardı, onun yazarının ismini söylediler ama bir daha anılmadı. eğer bir daha anmayacaksan neden ismini veriyorsunuz ki? aynısı ölü çocukta da oldu. doğal dengenin eira'yı köprü yapması ayrı bir saçmalık. kız büyü için gerekli bir malzemeyken neden hem lanet hem de ödül veriyorlar. ödülü verildi, dünyalar arasında gezebiliyor. çok saçma... sadece iki dünya arasında rahat gezebilsin diye verilmiş bir yetenek ve yine altı boş. bu arada söğüdü olan kadının plotu kitabın tüm plotundan daha güzeldi. datura denen yaratıklardan bahsedilmesi, koca yolda (çoğunu yürüyerek gittiler) sadece bir kez karşılarına çıkması saçmaydı. bir de bir askerin değil de iki günlük eğitimi ve minik hançeriyle eiranın öldürmesi aşırı saçmaydı. zaina'nın ise "o gücüne güveniyordu" demesi... bu yaratıklara büyü işlemiyorsa asker neden gücüne güvensin, anlayamadım. yazarların ilk kitapları diye asla artı puan vermem. sonuçta kitap basmak başlı başına zorlu ve önemli bir aşama. basmak için yeterli olduysa benim ona artı puan vermeme gerek yok diye düşünüyorum. yazarın beğendiğim yönleri de vardı. ilk kitabına göre yazım dili harika ancak bir sürü saçmalığa ve mantık hatasına, eksikliğe sahip bir evreni var. dünya hakkında asla bir bilgiye sahip olmamamız yeterince kötüyken bir de eira'nın çıkarımlarını okuyoruz. eira bizim anlatıcımız. biz bilmiyorsak o da bilmiyordur, sonuçta biz ondan öğreniyoruz ama eira bizim anlamadığımız şeylerden çıkarımlar yapabildi. hatta canlıları bırakın, ölüler hakkında da çıkarım yapmaya başladı bir yerde. (nos'un annesi nos'u severdi, yaşasaydı eğer sahnesi.) nos'un annesi hakkında bir şey bilmiyor ama çıkarım yapabiliyor ya iite dünya hakkında da böyle çıkarımlar yapıyordu. asla altı olmayan çıkarımlar yapması kitabı basitleştirmiş. son ekleme yapmak istediğim... kitaba bu softluk yakışmamış. karakterlerin (kızın karşısına çıkan herkesin) insanlar ve feyler arasında DÜNYA DEĞİŞTİRTECEK KADAR büyük çatışma olmasına rağmen herkesin ona iyi davranması ve bunun verdiği softluk çok saçmaydı. bahsetmek istediğim şeyler bu kadardı. daha fazla şey var mıdır bilmiyorum ama bu kadarı yeter de artar.
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,672 okunma
··
1 +1'leme
·
772 Gösterim
23 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ayyyy cringe krizine girdim kitap baya kötüymüş aynı yağmurun kitapları gibi
Ece
Gönderi Sahibi
kitap beni krizden krize soktu. şu an yurt dolabımun en altında duruyor. atsan atılmaz satsan satılmaz durumunda çünkü içine notlar almıştım
Umarım "D.N. Archeron" buraları okuyordur 🙄🙄 Bu kız bana başından beri sıfır samimiyet geliyor ve neredeyse tüm kitapları daha önce yazılmış ve epik fantastikin köşe taşı sayılan eserlerden çalınma. Karakterler ve olaylar sığ, hep bir abartma, hep bir drama queenlik...Calacaksan hiç yazar olma zaten...Şu son zamanlarda sırf çok takipçileri var, eninde sonunda okunur diye saçma sapan kitaplar çıkaran bookstagramlardan gına geldi. Yazamıyorsunuz arkadaşlar...Sizden önce zaten bunu yaptılar. Brandon Sanderson yaptı, Robin Hobb yaptı, M.L Morgan yaptı.. Hiç mi çakmayacağız, yakalanmayacak misiniz sandınız ya fjdkskfkf başka insanların hikayelerini+chat gptden hikaye vs calacaksaniz yazar olmayın..
Ece
Gönderi Sahibi
incelemeyi gördü ve hatta birkaç hatamı düzeltmek için story'sine attı. aslına bakarsan genel olarak ülkemizde eleştirinin olumsuz da olabileceğini ve olumsuz eleştirinin yapıcı olduğunu bşlmeyen insanlar var. elbette hakaret ≠ olumsuz eleştiri, hakaret içeriyorsa eleştiri değildir ama ben yazar hakkında kötü bir şey dediğimi hatırlamıyorum. yorumlsrda herkes yazara kğfretmişim gibi gard almış. herkesin yazar olmaması gerektiğini düşünüyorum ben de
Okuma isteğim ince bir iplikteydi, sanırım demin o koptu
Ece
Gönderi Sahibi
oku istersen belki beğenirsin
Eline sağlık canım. Yalnız olmadığımı bilmek çok güzeldi. Sen olmasan sağ çıkamazdım😭
Ece
Gönderi Sahibi
teşekkürleerr 🫶🫶 sen olmasan ben de sağ çıkamazdım herhalde 😭😭😭
Damla,, beğendiği kitapları anlatırken birçok kere info dumping yapılan kitapları sevmediğini söylemişti. Bu yüzden bir anda söylemek yerine azar azar bilgi vermenin daha kalıcı olduğunu, daha kalıcı bulduğunu söylemişti. Bunu yapmaya çalışmış aslında. Eira'nın koşulsuz güvenmesi bana da tuhaf geldi ama Marlo'ların yardım etmesi saçma gelmedi. Marlo için bir alıntı vardı,, belki hatırlarsınız. "Herkese yardım etmezse ciğeri beş para etmez bir insan olarak öleceğini düşünmesi gibi." diye. Herkesin avlaması gereken hayaletleri var :)) [en sevdiğim partlardan birisiydi] Bu insan psikolojisidir. İnsan empatik bir beyne ve özelliğe sahiptir. Kendi günahlarını yaşadıktan sonra ve pişman olduğunda,, onun yaptığı günahların aynısını yapan birisini gördüğünde utanması gibi bu. Direkt kendini savunmaya alır hatta. Ama bu yüzden yaptı,, ya da günah çıkartır, önceden ben de böyle yapmıştım der karşıdaki mağdur olan kişiye. Masum olarak görülmekten korkar ya da beni bilmiyor,, beni iyi sanıyor ama anlattığı şey benim geçmişim,, der. Bu bir günah çıkartma yani.. yine de bu kısmın bana hızlı gelişme hissi verdiği doğru. İlk başları sevdim dediniz ama ben aksine,, ilk başlarını hiç sevmedim. Devamı bana kitabı sevdirdi. İlk başları bence hızlıydı. Ölü çocuk meselesi. Bu bulunduğu yerin tehlikeli olduğu,, etrafta zarar verebilecek canlıların olduğunu göstermek için yapılmış olabilir,, düşük bir ihtimal bu ancak. Bu kitabın ikinci kitabı var farkındaysanız. Bu belki de olan bir savaş,, ikinci kitaba bağlayan bir ipucu. Ayrıca Damla sembolizm seven bir insan. Önerdiği kitaplardan ve kendi söyleminden de anlayabilirsiniz. Bu sadece bir sembol de olabilir. Birinci günden kanka olma olayına sadece muhalefet olmak adına şunu diyeceğim: Vadideki Zambak kitabında bir günde tanıştığı kızın omuzlarını öpen bir ana karakterimsi var. Hızlı gelişme ve güven ben de sevmem ama,, sadece başka örnekler aklıma geldiği için söylüyorum. Nos'la olan yakınlığı aslında beni rahatsız etmedi. Aksine aklı başında okuduğum nadir çiftlerden. Bir bölümde gerçekten çok tatlıydılar ve sevgiyi epik hissettirdiler. Evet,, feyler ve insanlar beraber yaşıyordu. Tabii ki de antik dildeki kelimeyi Nos'un da Eira'nın da bilmesi normal. Hatta orada bir şey gizli. Eira mesela,, nasıl bilebiliyor bu kelimeyi? İnsanlar feylerin aksine,, feylerin gerçek olduğunu bilmiyor. Sadece feyler insanları biliyor. Bu da demek oluyor ki Eira'da gizli bir gizem olabilir. Eira'nın ailesinin sakinliğine katılıyorum. Beni de rahatsız etti. Benziyor diyip benzemiyor'a çevrilmesi için şunı söylemek istiyorum. Biliyorsunuz ki Damla psikolojik danışmanlık mezunu. Burada bahsetmeye çalıştığı şey Odipus. Psikolojik bir durum yani. Erkekler annesine benzeyen, kadınlar ise babasına benzeyen insanlara aşık olurlar. Her zaman değil ama yaygın,, Freud'un dediğine göre. O fotoğrafa baktıktan sonra annesine benzetmesi,, ilk tanıştıkları günü tarif ediyor. O zamanki ışık açısını. Sonra da dikkati dağılıyor zaten,, kendiyle mücadele ediyor bu bir ışık yanılsaması diyor. Devamını birazdan yazacağım hocam💫
Ece
Gönderi Sahibi
Semiha Zümra T. büyük ihtimal tarzla alakalı çünkü ben de eleştirimin kaba durduğunu düşünmüyorum. beni linçlediğinizi de düşünmüyorum. kitapta beni rahatsız eden şeyler hakkında kafam açılsa da hala ele alınacak hatalar olduğunu düşünüyorum. yazarın ilk kitabı olduğundan olabilir ama incelememde dediğim gibi ilk kitabı diye artı puan veren biri değilim. üslubumu beğenmemiş olabilirsiniz bu bir sorun değil. tekrar teşekkürler iyi günler
Reklam
yeni okudum incelemeyi ben bu kitabı bi ara okumaktan vazgeçmiştim iyice vazgeçtim shjddmmf
Ece
Gönderi Sahibi
nur edebi suç işledim 😼