Kimimiz genç, kimimiz orta yaşlı, kimimiz yaşlıya geçmek üzere, kimimiz az, kimimiz çok yaşlı fakat her şey bir yana asıl önemli olan hangi yaşta olursak olalım kendimizi sevebilmek. İşte bu minvalde hareket eden yazarımız Yaşlanırken Kazandıklarımız başlığı altında bilgeliğe giden yoldan uzun uzadıya bahsetmiş.
İlk bölümde yaşamın mevsimlere anlatarak her yaşın olumlu ve olumsuz taraflarını izah etmiş ve her yaşa saygı duymak gerekirken yaşlılığa ayrı bir hürmet duymak gerektiğini eklemiş ki anlayış göstermek de buna dahil. Sonra ki bölümlerde yaş ilerlediği için artık kazanmak ya da kaybetmek kaygısının azaldığını, kişi sağlıklıysa mutluluğu hırslardan ve beklentilerden uzakta yaşayabilme şans olduğunu vurgulamış. Herhalde en sevdiğim bölümler burası oldu. Çünkü günümüzde yaşı ilerlemiş lakin para hırsından vazgeçmeyen kişiler var malesef. Hal böyle olunca yaş kaleme eriyor da işte karakter kemale eremiyor bir türlü. Üstüne birde sonra ki nesillere bir şeyde bırakmıyor. Yaptıklarıyla anlattığı tek şey para, gücün insanları kullanma aracı olduğunu.
Gelelim son bölümlere; kitaba adını veren sakin olmak kısmında, şen olmanın, yaşlılığa gülümsemenin, yüzdeki her çizgiyi bilgeliğin bir emaresi olarak görmenin değerinden söz ediyor ki yaşlıyken güzel, sağlam ilişkiler kurmanın eşsiz bir formülü bence. Uzun lafın kısası incecik bir eser ama çok şey anlatıyor. Daha fazla detay verip okuyanların hevesini kırmayayım. Keyifle ve merakla okumanız dileğiyle.
Wilhelm Schmid