Sınavlara elveda, merhaba kitaplara!
Öyle özlemişim ki dolu dolu okumayı, okuduklarım üzerine yazmayı, konuşmayı sınavım biter koştum kitaplara. İlk durağım Ceyhun Atuf Kansu oldu, buradan kıymetli bir dosttan gelen... Şiir kitapları bekletmeye gelmezdi. Çok bile bekledi.
“Anneler bırakıp gidince
Hangi soluk acısız yaşatır bizi.” (s. 88)
Küçük yaşta annesini kaybeder yazar. O yaştan sonra her soluğu bir acı… “Anne kelimesi herkes için başka şeyler ifade eder,” der Nermin Yıldırım, Kimine yokluk, kimine derin bir sızı… Ve Sezai Karakoç, “Bir vakitler anne açarken kapıyı, şimdi kimse yok kapayacak kapıyı.” “Çocuğu ölünce öyle çırpınır bir anne, annesi ölünce bir çocuk öyle çırpınır.” Ve Ahmet Hamdi Tanpınar koyar noktayı: “Bir günümüz bile sensiz geçmezken, şimdi mezarına hasretiz anne.” Bazı yoklukları anlatmaya cümleler dahi yetmiyor. Bazen bir kelimenin eksikliğini saayfalarca yazı doldurmuyor. Didem Madak misali: “Artık bütün üzgün oluşlarımın adı: ANNE!”
“İçimde ağlamak, ağlamak iştiyakı var.” (s. 19)
Lise yıllarında yayımlanıyor ilk şiirleri, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları bir dergide. İnsan merak ediyor o zamanın liselerini… Yedi Güzel Adam misali daha o yaşlarda bir edebiyat tutkusu ve bu tutkuyu harekete geçirmek. Tıp fakültesine gidiyor ama orada da sönmüyor içindeki yazma ateşi. Gecekondu mahallesindeki çocuklara sağlık hizmeti götürmeye çalışıyor. Mesleğine, diline, halkına, devletine aşık. Her dizesine ayrı vuruyor bu sevdası. “Yaşamak, inanmak, düşünmek hürriyeti/ Hala kalbimdedir Türkiye Cumhuriyeti.” O cumhuriyet yolunda atılan adımlar, yapılan savaşlar da dizelerinde saklı: Ankara’nın taşına bak/ Gözlerimin yaşına bak/ Çoluk çocuk ordusuna yazıldık/ Kemal Paşa’nın peşinde bak.” youtube.com/watch?v=ubO3rnw...
Bütün Şiirleri Türkiye İş Bankası ile bir araya getirilmiş. Bölüm aralarında farklı yazarlardan sözler… Kimi zaman Nietzsche, Balzac, Schiller kimi zaman Ahmet Kutsi… “Ey milyonlar, kucaklayın birbirinizi. Bu öpüş bütün dünyanın olsun.” Ve her kitap hakkında ayrı ayrı bilgilendirmeler. Gönül istiyor ki böyle nitelikli eserleri daha çok kişi okusun, daha çok yürekte can bulsun. Ama maalesef çoğu kişinin varlığından dahi haberdar olmadığı bir kitap. Paylaşarak daha çok kişinin görmesine, okumasına vesile olabilirsiniz. İncelememe yazarın en sevdiğim şiiri ile son vermek istiyorum: Dünyanın Bütün Çiçekleri
"Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin." Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin...ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kir ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Koy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatimin çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu essiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yasamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yasadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Simdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Sondaki şiir bile kitabı okumam için bir sebep
Sayenizde okuma listeme yeni bir kitap eklendi, teşekkür ederim 😊
Ayrıca incelemeniz de her zamanki gibi muhteşem 😊