·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ocak 2018 16:51 Bulgakov'a ait okuduğum ikinci kitap. Tahminimin ötesinde beğendiğim bir kitap oldu.
Kitabın adından da tahmin edilebileceği gibi yeni mezun, genç bir doktorun bizdeki "Doğu Görevi " benzeri olan zorunlu bir görevle ücra bir taşraya gönderilmesini ve buradaki deneyimlerini okuyoruz. Okuyoruz fakat okumuyor adeta yaşıyoruz.
Doktorumuz teorik açıdan tam donanımlı fakat hiç tecrübesi yok, taşradaki görevinde ise tamamen yalnız, akıl danışabileceği, ona yol gösterebilecek daha tecrübeli bir başkası yok. Tüm vakaların üstesinden tek başına gelmesi gerekli ve fikir edinebileceği sadece kitapları var. Bu yüzden de sevgili doktorumuz sürekli " Ne yaparım ben!!?" endişesi içinde. Bulunduğu yerde sürekli tipi ve inanılmaz bir soğuk var,bu havada basit bir nezle için kalkıp gelmeye üşenilir ama ya fıtıklı birisi gelirse... Fıtığı olan birisi şartları zorlar kalkar gelir, hadi fıtığı geçtim ya ters doğum gelirse... Ters doğum en kötüsü lütfen ters doğum olmasın.. şeklinde iç sesini okuyoruz sürekli. (Ve evet o ters doğum geliyor.)
Her vakada aynı endişeyi taşıyıp, ya öldürürsem hastayı diye korkup, sürekli okuldaki bilgilerini hatırlamaya uğraşsa da (neydi bunun Latincesi...) pratikte hepsi aklından uçup gider ( boşver şimdi Latince'yi...) yine de bir şekilde üstesinden gelir.Hatta yaptığı bir ameliyattan sonra hemşire kendisini tebrik ederek çok soğukkanlı olduğunu söyler. :) Doktor da "Hmm evet çok soğukkanlıyımdır." deyip yiğitliğe leke sürdürmez. :))
O kadar çok hasta geliyordur ki artık rüyalarında bile hastalarla boğuşur. :)
Tüm bu tecrübesizlik, panik ve hava koşullarının yanında ayrıca taşradakilerin batıl inançlarıyla, tıp korkularıyla ve kocakarı inançlarıyla mücadele eder.
Bulgakov bunları öyle samimi,esprili ve sade bir dille anlatmış ki, tüm olay ve karakterler rahatlıkla gözümüzde canlanabiliyor. Doktorun yaşatma ve ölüm kaygısı satırlardan kalbimize ulaşıyor adeta.
Sonlara doğru bir öyküsünde, kendisi kasabaya tayin olduktan sonra onun yerine geçen doktor arkadaşının bütün o şartlar ile bizim doktor kadar başarılı başa çıkamadığını okuruz. Madde bağımlılığı ile ilgili çok güzel kesitler sunar.
Kitap dönemine ait bilgiler, güzel tasvirler ve bol duygu içerir. Yer yer gülümseten, yer yer içinizi burkan öyküleri okurken keyif alacağınızdan eminim.