Kaybetmenin değil yeniden doğmanın adıydı: KENAN BARAN
9/10
·384 syf.··
2025 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 19:58
Bir kitap önerisiyle değil bir kitap tartışmaya geldim buraya. Tarafsız gözle okumanın oldukça zor olduğu, her sayfasında farklı duygulara kapılacağınız, başklarkenki sizle bitirirkenki sizin asla aynı olmayacağınız bir kitap: Kral Kaybederse Nasıl bir dünya bu sürtük “filozof” oldu, acemi “üstat.” KENAN BARAN! O bir kral, tahtı kadınların gönlünde olan. Gerçek hayatın Dorian Gray’i. Yakışıklı, zengin, karizmatik. Hayatın doruklarında yaşıyor, ne kendi inanıyor düşeceğine ne de hayatındaki kadın-LAR. Her saltanatın bir sonu var değil mi? Ya da saltanat bildiğimiz henüz keşfedilmemiş, acemisi olduğumuz hayatın en anlamsız hali. Ne kadar düşebilir bir insan? Düşüşün bir sonu var mı? Mümkün mü dibi görmeden yeniden doğmak? Hayatınızdaki soruların cevaplarının hangi kitapta sakli olduğunu okumadan bilemezsiniz! “Yargılanmak değil, anlaşılmak istiyorum.” İçimde uyandırdığı his geçmedi. “Nasıl olur”daki ürperti ile “nasıl oldu”daki şaşkınlık arasında gidip geliyorum kitabı bitirdiğimden beri. Damarlarımdaki kan çekilmiş gibi. Oysa kitabı elime aldığımda asla etkilenmeyi beklemiyordum. Yıllarca bu yüzden reddettim Gülseren Budayıcıoğlu kitapları okumayı. Nasıl olduysa aldım elime. Zaten her şeyin suçlusu değil miydi kahrolası ön yargılarımız? Daha henüz eserin başında kahramanlar hakkında olumsuz düşüncelere kapıldım, “ikisi de ölse umurumda olmaz,” dedim burada bir yorumda Kenan ve Fadi için… Lakin kitaplar da hayat gibi erken konuşmamayı öğretiyor insana. Kimin ne yaşadığını bilmeden onu yargılamaman gerektiğini anlıyorsun. Kendi yolun bitmeden başka yollara dil uzatmamayı öğreniyorsun. “Hiç sevilmemiş insanın yaraları derin olur.” Kalıtım mı etkilidir insanın karakterinin oluşumunda yoksa çevre mi? Ne çok karşımıza çıkan bir soru. “Aşağılık duygusu bireyin bebeklik döneminde gerçekten aciz ve yardıma muhtaçken oluşur ve yerleşir,” diyor Alfred Adler İnsan hayatı boyunca bu duygudan kurtulmak için mücadele eder. Gerçekten sevilmemişse bir insan, hayatı boyunca sevilen, saygın bir insan olmak için çabalar. Yalnızlıktan korkar, asla yalnız kalmak istemez. Kenan’ın içindeki yalnız kalamama, her zaman başkalarına ihtiyaç duyma durumu da bilinçaltının dışavurumudur adeta. Küçük yaşta kaybetmiştir kaybedeceği ne varsa. Bu yüzden her kadında biraz da annesini araması, ilgi açlığı. Ve Fadi… Yine küçük yaşta görüyor her türlü değersizleştirmeyi. "Bir insanı annesi bile sevmezse, başkaları sever mi?" Annesinin ikinci kadını kabul etmesiyle kendinin ikinci kadın olması tesadüf mü sizce? Kral olarak görüyor Kenan'ı, kendi de onun kölesi... Öğrenilmiş değersizlik. "Geleceğimiz gerçekten de geçmişimizde saklı! İyi bakmayı bilebilsek, bakınca görmeyi becerebilsek." "Hiç sevilmeden ölmek korkutuyor beni." "Çocukluk kadar incitici bir şey var mı şu dünyada," diyor Nermin Yıldırım, ve Nilgün Marmara, "Sevinçten çok acıdan dokunmuş çocukluk giysileri..." "Çocukluk donuk bir göçebeliktir," İlhan Berk'e göre. Boşuna değil bütün psikologların çocukluğumuza inmek isteyişi. Bütün yolculuk orada başlıyor. Yanlış başlıyorsa bir hayat, doğru bir insan, doğru bir kitap denk gelene kadar sorgulanmıyor. Kenan için o doğru insan Gülseren Budayıcıoğlu'ydu. Fadi için de öyle... Bambaşka bir seyre büründü hayatları. Peki ya siz? Olmak istediğiniz hayatta istediğiniz konumda mısınız? Yoksa bir şeyler daha başka olabilir miydi? Sorgulama vakti gelmedi mi sizce? "Bir kadın için çekilecek acıların en büyüklerinden biri bu; bugüne kadar hiç sevilmediğini hissetmek." Biraz Kenan oldum, onunla birlikte sürüklendim kitap boyunca. Biraz Handan, başta çok kızdım, dalgalandım da duruldum. Ve Fadi... Beklemenin bir adı olsa Fadi derdim: "Bir değil, iki değil, insan tam on yıl, hiç ümidini kaybetmeden bekler mi?" Neresinden tutsam orasından yüreğimde kaldı kitap. Okuduğum bütün "psikoloji" "kişisel gelişim" kitaplarını unutturdu bana. Duydum ki dizisi çıkmış, başrolde Halit Ergenç, Merve Dizdar: youtube.com/shorts/BiQx8oYH... Hakkıyla temsil edilir umarım. Kral kaybetmedi. Kral kışı geçirdi, aklı başına geldi, daha güzel bir yaz oldu. Ruhumda o kadar kesik kaldı ki okurken, okuyun konuşarak, tartışarak onaralım. Bazı şeyler konuşunca geçmez ama konuşmayınca da geçmiyor: "Acılar paylaşıldıkça azalır. Benimki hiç azalmadı. Belki de paylaşamadığımdan."
Psikoloji
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
··
43,7bin Gösterim
30 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
İncelemeler pek okunmuyor uygulamada. Hele fotoğraf ve video paylaşımı geldi geleli insanlar okumaktan uzaklaştı. Ama yine de bu kitap için de olsa okunsun istiyorum.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Diziye kadar okunmayan kitap diziden sonra patladı gitti.
Kaleminize sağlık hocam. Bu platformda incelemeleri ve kitap önerileri konusunda fikirlerine önem verdiğim nadir kişilerdensiniz. Okumayan belli bir kesim olsa da sizin yazılarınızı, fikirlerinizi merak eden bir kesim de mutlaka var. O yüzden yazmaya lütfen devam edin🌸
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Böyle görüşler beni o kadar motive ediyor ki... Hep var olun.
Yazarın kitaplarının gerçek kitapseverler tarafından okunmamak istenmesi bence tamamen TV de yayımlanıp kitapların konusundan tamamen uzaklaşması. Yazara karşı bir önyargı da var tabii, insanların özel hayatlarını anlatıp sürekli eserlerine reklam yapıyor diye bir algı ama onun kitaplarını okuyup videolarını izledikçe yazarın dokunduğu hayatları anlatmaya çalışıp dokunamadıklarına da yazılarla, kitaplarla duyurmaya çalıştığını görüyoruz. Kral Kaybederse yazarın en sevdiğim eseri. Naçizane tavsiyem kitapların büyüsü ve güzelliği bozulmasın diye televizyona uyarlanmış halleri izlenmesin. Kitaplarla hiçççç alakası yok.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
@Tsundokukitap diziler %95 uydurma olarak ilerliyor. Kral Kaybederse öyle oldu mesela.
Kitabı yüreğinizle okuyup, doldurmussunuz yüreğinize, kaleminize sağlık. İncelemeleri kaçırmamaya çalışıyorum vaktim oldukça hatta alıntılardan çok incelemeleri okuyorum uygulamada. Kişisel gelişim vs gibi kitaplarla bir türlü barisamiyorum. Gülseren Bugdaycioglu kitaplarını da hiç okumadım ama sayenizde bu kitabi okuyacaklar listeme alıyorum. Katkınız için teşekkür ederim. Ve acılar paylaşıldıkça yükünü hafifletir buna inanıyorum. Hiçbir insan o kadarını yuklenebilecek kadar güçlü değildir. Taşımakda zorlandikca sancılarını, çığlıklarını bir o kadar büyük yaşıyor. Çocukluk yaşamımızın en aleni şeffaf hali gibi olsa da tüm yaşamımızın gizi o yaşanmışlıkların içinde saklanıyor. Kimliğimizi kodluyor, değerlerimizi, duruşumuzu, karakterimizi vs belirliyor.Neyi öğreniyorsak, onunla büyüyoruz. Büyümek zor zanaat, tüm acemiligimizle başlıyoruz, ya hep acemisi kalıyorsak?
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ediyorum. İyi gelmesini dilerim.