Kemal Varol ile tanışma hikayem Haw isimli eseri ile başlar. Her ne kadar aşırı beğenmesem de gerçekten yazara bu kitabı ile şans vermek istedim. İyi ki de bu şansı vermişim. Çünkü hayatım boyunca okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu #k:350828.
Seri olarak gidiyor sanırım iki kitap daha var. Bilen varsa doğru serisini bana paylaşsın. Ucunda Ölüm Var ve Aşıklar Bayramı da kitabın diğer bağlantılı eserlerinden.
Bilmem nasıl anlatsam 2004 senesinde aynı acıyı yaşadığım babamı kaybetmenin ne hüzün verici olduğunu. Keza 2004 senesinin karlı bir Şubat ayında kaybettim babamı. İşte bu da bir çocukluğunu kaybetme hikayesi. Heves Ali zamanında Arkanya denilen Kars'a bağlı bölgede aşık olarak yaşamını sürdürmekte, diyar diyar gezip her diyarda bir sevda bırakmakta fakat asıl en büyük kötülüğü oğlu Yusuf'u bırakarak yapmaktadır.
Yusuf ilk kitap olan Aşıklar Bayramı isimli eserde hem babasının Aşıklar diyarı Arkanya'ya olan yolculuğunda yanına sırdaş olmuş, 25 senedir kendisini unutan babası ondan kalan yadigar bağlaması, sekiz köşeli kasketi ve şekerler ile geçmiş ile sınav yaşamaktadır.
Kitaptaki Alevi kültürü ile alakalı hem folklorik, hem müziksel hem de halk edebiyatı motiflerine bayıldım. 10 üzerinden 9. Dini konularda biraz bağnaz gibi gösterim doğru ama hoşuma gitmedi. Diğer taraftan anlatım harika. Alıntılar harika. Yusuf aslında babası ölürken hem çocukluğunu hem kültürünü hem de geçmişe olan hıncını toprak altına gömüyor.
Diğer taraftan Heves Ali adı gibi Aşıklar Bayramı olarak gördüğü dünyada göçüp giderken geçmişteki tüm aşkları ve oğlundan günah çıkarıyor. Yer yer Mario Puzo isimli yazarın The Godfather romanı ve Çağan Irmak isimli yönetmenin Babam ve Oğlum filmini hatrıma getirerek okudum ve ağladım.
Bir yandan da aşk konusunda Aylın ı harfi ile olan buruk macerası da hayatta olduğu gibi aşkta da vuruyor Yusufu.
Alıntılar
S.208 Her çoğunun ruhunda bir yara vardı ve o yaralar sıradan bir yara bandıyla kapanmıyordu.
S. 211 Yoldayken hikayesini dinlemeye tenezzül bile etmediğim, konuşmasını yarıda kestiğim, ruhundaki yarılmayı öğrenmek istemediğim, derdini umursamadığım babamın eksik, yalnız, yara bere içindeki çocukluğuna bakıp sıfatındaki o iki yalnız ve çaresiz heceye, kanatlarını kuşlar gibi geniş geniş açan küçücük bir harf ekledim ve "hoşça kal babam," dedim ilk defa.