Unutulan Yazar Mahmut Yesari ve Kitapları
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 19:43
• 1895 yılında İstanbul da doğmuş 1945 yılında veremden ölmüştür. •Meşrutiyet ve Cum­huriyet dönemi yazarıdır. •40'ın üzerinde roman ,100'ün üzerinde öykü ,tiyatro oyunları yazmıştır. •Halk romancısıdır. Metinlerinde gerçek hayattan beslenir. Eserlerinde hayattan alınmış, gözlem ürünü olaylar, mekânlar ve şahıslar vardır. •Annesi tarafından sevgisiz bırakılmıştır; kötü bir görünüşe sahip başından ensesine kadar bir yarayla doğmuş. Annesi büyük oğluna karşı ilgi gösteririken Mahmut'u şevkatsiz bırakmış ve çocukken aşağılarmış. Kendisini beğenmez çirkin bulurmuş. Annesinin bu tavrı yazarın yaşamına ve bence kitaplarındaki erkek karakterler üzerinde de bir etki bırakmıştır. •İhtiyat zabiti olarak gönüllü Çanakkale savaşına katılır. Savaştayken ölmek ister. Abisi şehit olmuştur. •Üç evlilik yapar. Eşlerinden biri Cahit Uçuk •Oğlu Afif Yesari dir. Kendisininde Uzak adlı düşünce tiyatrosu oyunu vardır. Bir şehrin bir köşesinde bekar odasında yaşayan genç erkeğin iç yaşantısının hikâyesidir. Spiker seslendirmekte. Dürbünüyle komşularını gözetler. (Beğendim 9) •Attila İlhan bir şiirinde “en tenha rakıların/ en ıssız kuytularından/ sırılsıklam tefrikalar çıkaran /mahmut yesârî bey’i/ kim arar kim sorar” diye bahseder. •Son günlerinde oğlundan defter, kalem, cetvel ve makas istemiş öleceği ana dek yazıyla uğraşmıştır. •Nüktedan ve hoşsohbet bir kişiliğe sahip. •Akıcı bir üsluba sahip ve diyaloglardan oluşmakta. Genelini kapra yayınlarından okudum. (Pdf) Bir Namus Meselesi ; ilk eseridir. Reşat Nuri Güntekin'le beraber çıkardıkları Kelebek dergisinde yayımlanmıştır. Kayseri şivesiyle yazılmıştır. Kitapta yazarın konusuyla bütünleşen çizimleri var. Kayseride bakkallık yapan Ağapiyadi hemşehrisine oyun oynamak için İstanbul'a gider. Kitabın yarısı yazar hakkında bilgiden ve o bölgenin dili hakkında önsözden oluşuyor. Kütüphane de okumuştum. Tipi Dindi ; Tamda kışın okunacak bir kitap. Bohem hayatı yaşayan Macit'in babasının ölümü üzerine kız ve erkek kardeşine bakmaya başlar. Macit bu sorumluluğu kaldırabilecek mi? Varlıklı bir ailenin aniden yoksullaşması.Okurken sonlara doğru "Macit'in defteri burada bitiyor" yazısıyla karşılaşınca şaşırdım, bir hatıra defteri özelliği kazanmış oldu. Kitap burda bitmiyor devam ediyor.(Beğendim,10) Yakacık Mektupları ; Yazarın tedavi için yatırıldığı Yakacık Sanatoryumu'ndaki günlerine ilişkin izlenimlerinden oluşmakta. Sonda iki tane güzel öykü yer alıyor. Leyleğin Attığı Yavru; Çeşmemeydanlı Salim, İstanbullu bir çingenedir. Herkes onu serseri bir hırsız sanmaktadır. Bindiği gemi de vardığı yerde de tutuklanır. Ön yargıyla yaklaşanlara karşı bile hep yardımseverdir. Her duruma karşın bir iç sesi, kendi kendine söylenmesi var; güzeldi.(Beğendim, 10) Gece Yürüyüşü ; Savaştan dönen ziraatçi Vefik'in bir türlü açılamadığı sevdiğine karşı sıkıntılı hallerini, kendi ailesiyle ilişkisini ve dayısından miras kalan bağlarla ilgilenmesini anlatmakta. Dayısıyla sohbetleri güzeldi. Konusu aşk olarak geçsede üzerinde pek fazla durmaması benim için iyidi.(Beğendim, 10) Pervin Abla ; Olaylar Muzaffer'in ağızından anlatılıyor. Sevdiği tarafından sevilmiyor, kendisine aşık olan Pervin'i de hor görüyor. Kitabın bir bölümünde Muzaffer, Çanakkale savaşına katılıyor. Kendisinin bir yazısında bu kitap için ,"Marmara Yolculuğu, Tekirdağ, Akbaş ve Anafartalar, Taşoz torpidosu ile Çanakkale’ye gönderildiğim zaman tuttuğum anı yazılarındandır." Değiştiğini düşündüğü arkadaşı ile arası açılır. Başlarda iyidi sonlara doğru bence temposu düştü (Beğendim, 8) Bağrıyanık Ömer ; 100 temel eser kitaplarından biridir. Kasabaya gelen yabancıya söğütçük destanının anlatılmasıyla başlar. Kabaca geçinemeyen anne babanın ayrılması tekrardan başkalarıyla evlenince de arada kalan Ömer'in hikayesidir. Basit geldi bana ancak sonu vurucuydu. Çulluk ; Yazar, Çulluk’taki reji (tütün) fabrikasını yazmak için bir hafta rejide işçilik etmiş.İşçi sınıfını anlatan ilk kitap olarak geçmekte. Kitabın giriş kısmı avcıların avlanmasıyla başlıyor. Buradaki avcılar gerçekmiş. Bu bölümü sevdim. Birinci kısım; fabrika ortamını,(biraz arka planda kaldığını düşünüyorum yinede dönemdeki koşulları aktarmış) çalışan kadınları ve erkekleri görürüz. Murat ve çevresindeki kişileri; pansiyondakiler, arkadaşı Hayri, sevdiği kıza benzettiği ve sevdiği Münevver, meyhaneci... görürüz. İkinci kısım da; işten çıkarılan Murat köyüne döner. Köy ortamı aktarılıyor. Ayıngacılıktan yani tütün kaçakçılığından da bahseder. Asıl sevdiği Esma (su çulluğuna benzetir) ile ilişkisi.(Beğendim) Okumadığım bazı kitapları hakkında bilgiler: Sürtük; Üç perdelik tiyatro kitabı. İstanbul'un evsizlerini, çaresizlerin sığnak yerlerini anlatmış. Döneminde sahnelenmiş. Sinema filmi de çekilmiş. Kitap olarak basılan tiyatro oyunları var ancak ulaşması zor. Gazete ve dergilerde kalanlar ve oynanmış ama basılmamış tiyatro oyunları da mevcut. Su sinekleri kitabı için ,sinema hastası kızlar ve delikanlılarla haftalarca dolaşmış. Kürek çekmiş ve sinema dergilerini okumuş. Eser diziye de uyarlanmış. Yakut yüzük; hastalığı sırasında geçim sıkıntısı çekerler. Cahit Uçuk hızlı bir şekilde roman yazar, Yesari de kendi üslubuna çevirir. Dağ rüzgarları; Yakacık mektuplarında geçen verem hastası kızın hikayesi. Yapı kredi yayınları Ömer Seyfettin'in bütün hikayelerini derlediği gibi Yesari'nin de bütün hikayelerini bir araya getirmiş. 3000 sayfacık kadar. Nice türk edebiyatında okuyucuya ulaşamayan yazarlar ve eserler vardır. Bulmak dileğiyle ve yabancı yazarlarıda.
Leyleğin Attığı YavruMahmut Yesari · Kapra Yayıncılık · 202218 okunma
·
315 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
A.Melike Cığır
Gönderi Sahibi
Kaynakça: Mustafa Temizsu Mahmut Yesari hayatı, sanatı ve eserleri (hepsini okumadım)