Gönderi

10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 128. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2018 11:54
Koleksiyonculuk ne zengin adam işidir ne gariban işi. Kimin işidir diye sorarsanız, keyfi adam işidir. Bilmem siz keyfinize ne kadar düşkünsünüzdür. Bana sorarsanız, ben az düşkünümdür de çevrem pek öyle demez bu işe: “keyfe keder” derler, “senden rahatını görmedim” derler, “bu dünya sana güzel” derler bazı ağzı bozuklarda çeşit çeşit şeyler derler. Kimi pul toplar kimi plak ya; ben de kitap toplarım. Daha doğrusu toplamaya çalışırım. Altın Kalem Serisine heves etmiştim bir ara Hayat Neşriyat’ın; çok da güzel, değerli kitaplar; çevirmenleriyle, kitap kaliteleriyle tam koleksiyonluk. Yahu dedim kendi kendime << Sen bu kadar değerli şeylere layık mısın, evvela bunlara bakamazsın, yarın bir yerden bir yere göçersin ziyan olur güzelim kitaplar; bırak da kadir kıymetini bilecekler toplasın>>. Cemal SÜREYA’nın ‘Papirüs’ üne meylettim sonra, bundan da caymam uzun sürmedi, birkaç sayısı durur hale elimde. Koskoca Cemal SÜREYA’yı popüler kültüre kurban etmişler, gerçi kimleri etmediler ya. Bugünlerde yeni bir hevesim var, Bilgi Yayınevi’nin Sait Faik Serisi. Yalnız mavi kapaklı olanlarına, onu da özellikle belirtmek isterim. Onlar iki çeşittir ya; mavi ve yeşil, ben yeşili pek yakıştıramam Faik'e o mavidir; deniz mavisi, umudun mavisi. Onların peşinden koşuyorum. Koştuğum da iki kitapçı. Birine her hafta giderim, bazen haftada iki kere, diğerine ayda bir. Çoğumuz sahafları çok sever ya, ben pek rahat edemem oralarda. Dağınıklığı boğar beni. Benimkiler içtimaya çekmişler kitapları, soyadı sırasına göre, yerli ayrı yabancı ayrı. Girer girmez başlarım kontrole önce yabancı, Auster’den Zweig’a. Yerlide en baştan dördüncü rafa gelince bir tatlı huzur kaplar içimi. Faik yeni bir meyhane keşfettim, derim. << Biz şu Beyoğlu’ndakine gidelim, orası bu saatte iyi olur,>> der. Çıkarız yola. Tramvaya binelim, derim, “Yürüyelim” der, “Daraldım”. Pek daralmaz o bilirim ya, yine de bozuntuya vermem. Belki iki tanıdıkla muhabbet edecek, belki iki güzel kız görecek. Tanımadığı da yoktur keratanın, kestanecisinden, sandalcısına; martısından, kedisine. Geçtiğimiz tezgahlardan, bir avuç kestane alır bir avuç leblebi. Para da vermez. Kimse de bir şey demez ona. Hop, derim, <<şiişştt>> der, << bizim aramızda para geçmez>>. Gökyüzünü gösterir,<< Bu>> der, << topal martının kardeşi, sen bilir misin topal martıyı>>, yok, derim, anlatır. Meyhaneye geliriz, herkesin gözünün içi parlar. Bilirler bizim Faik’i, az çok herkesle bir hoşbeşi vardır. Sonrası eğlence cümbüş sabaha kadar… Burada biraz da bizim Faik’den bahsetmeli: Faik’i herkes avare bellemiş, demiş ya bir yerlerde, hikaye yazmayı iş saydığım için başka iş yapmam, zannederler ki Faik serserinin biridir. Serseri değildir de avaredir, onun avareliği de bilgeliktendir. Şimdikiler gibi boşluktan avarelik yapmamıştır, bu onun hayat felsefesidir. Yoksa şimdiki değme aydınlara taş çıkartır hem de 1940’lardan gelerek. Kolej mezunudur zira, bu yetmemiş İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat okumuştur bu da yetmemiş yurt dışında yıllarca eğitim almıştır. Türkçe Öğretmenliği de yapmıştır da hayatı avarelikte bulmuştur. Hikaye de yazar Faik hem de bol bol. Öyle cümleler kurar ki, hem o anın görüntüsünü hem de duygusunu verir 5-6 kelime de. Hikayeleri hayat doludur. Demedi mi zaten, Bir insanı sevmekle başlar her şey, diye. Sait Faik’in bu düşüncesi bana da tezahür etti zira. Önceden -beni bilen bilir- karamsarın tekiydim, hem de öyle böyle değil. Faik ile tanıştığımdan beri bir yaşama sevinci doldu içime. Dünyayı farklı gözle görür oldum, dünyayı insanları sevdim. Sait Faik hikayelerinden birkaç öneri; “Dülger Balığının Ölümü”, “Sinağrit Baba”, “Ermeni Balıkçı ve Topal Martı”. Bu incelememi gönlü güzel kendi güzel kardeşim Mira mira ’a ithaf ediyorum. Bir de güzel bir şarkı. youtube.com/watch?v=8BrWwlo... Herkese keyifli okumalar dilerim..
Müzik
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,4bin okunma
··
2.574 Gösterim
18 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Senin incelemeni okuduktan sonra bu kitap için inceleme yazma isteğim kaçtı 😃 Şaka bir yana, tıpkı kitap gibi harika bir inceleme olmuş. Emeğine sağlık.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Ben de arada güzel işler yapabiliyorum 😊 teşekkür ederim.
İncelemenin son cümlesini okurken bir hüzün kapladı içimi. Ah! Dedim, niçin bitti ki? Sait Faik hikâyelerinin sonunda olduğu gibi her seferinde. Çok iyiydi, çok güzeldi. Sait Faik ile yolları bir kez kesişenler martılarla sohbet etmeden geçip gidemezler değil mi? Bir kez oturup sohbet edenler hele, balıklarla selamlaşmadan duramazlar. Ben, Sait Faik hikâyelerinin satır aralarında yaşıyorum çoğunlukla. Zamana yaymıştım oysa ki tekrar tekrar okuduğum kitaplara geri dönme işini. Sanırım en kısa sürede yeniden döneceğim o dünyaya bu incelemeden sonra.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Seçmek lazım :)) Alemdağ da var bir yılan olabilir :))
Ne güzel inceleme olmuş,ferah ferah okudum. Galata kulesine doğru adımlarken, limonata kokusu almış gibi oldum :) ağzına sağlık.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Sait Faik okunmaya değer, hatta kesinlikle okunmalı :)
YA. YAAĞĞ. *-* Ben bu incelemeyi okumadan beğendim ki aklımda dursun, okuyayım. Sonra baktım incelemeye, hani sen yazmışsın ya, ne kadar yazmışsın acaba uzun mudur yoksa kısadır da tadımlık falandır korktum hani. Ay en aşağıya bakmaz olaydım inceleme boyunca sırıta sırıta tekrar okuya okuya bitiremedim ya incelemeyi. Sırıtıyorum tekrar okuyorum paragrafı okuyup tekrar başa alıyorum. Çok mutlu ettin ya, hiç beklemiyordum böyle bir şey. Çok teşekkür ederim senin gönlün benimkinden güzel. O tavsiye hikayeleri okumazsam burada linç edin beni! İncelemeye gelecek olursak da, BANA İTHAF EDİLMİŞ OLAN incelemeye, diyorum ben. Dedim yani ve diyeceğim de. Güzel yazıyorsun abi ya. Bunun üstüne diyebileceğim bir şey de yok ki benim, okumaktan zevk aldığım, inceleme yazsın da okuyayım diye sitede dört gözle beklediğim 5; olur da kaçırmışımdır diye profiline girip kontrol ettiğim 2 kişiden birisin. :D Buradaki büyüklerim diyor ya hani hep, hep yaz diye; sen de hep yaz olur mu? Burada ve blogda da tabii. Boş yere takip etmiyoruz ya! :D Tekrar tekrar çok teşekkürlerimi sunuyorum. Ellerim titriyor artık, incelemenin asıl hak ettiği beğeniyi de verdikten sonra gideyim ben. Uzattıkça da uzattım. :') Sevgi ve saygılarımla.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Hak ediyorsun ki ithaf ettik abisi :) Sait Faik epeydir aklımda vardı da onu senin için bugüne çektim. Hani dedin ya, Senin yazdıkların hepsinden kıymetli, onun için bu lakırtı.En özel incelemelerimden bir tanesidir de ayrıca. Uzun zaman sonra ciddi ciddi yazdığımı hissettiğim incelemedir. Yeni öğrendiğim noktalama işaretlerini denemişimdir ayrıca zamansal geçiş vardır, bir nevi gerçeküstüdür :) Sevgilerimle, sen oku ben her zaman yazarım..
Elime bir Sait Faik kitabı alıp da İstanbul sokaklarında avare avare dolaşasım geldi. Arada denize, martılara ve güzel manzaraya bakıp arada kitaba dönmek... Satır aralarında kaybolmak. Böyle de güzel bir hissiyat yaşattı incelemen. Değişik bir sıcaklık ve özgürlük havası var Sait Faik'te. Taa buralara kadar geldi. İçimi ısıttı, huzur verdi. Kalemine ve yüreğine sağlık dostum :)
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim dostum, duyguyu verebildiysek ne mutlu :)
Reklam
Şu sıralar ben de kendisiyle çok haşır neşirim. Çok da keyifli gidiyor. İki öykü kitabı var önümde, birini geçen sene ‘bir aralıkta’ okumuştum. Şimdi diğerine başladım. Baktım böyle olmayacak, geçen sene üstünkörü okuduğum kitabı da koydum önüme... Bir onu okuyorum tekrardan, bir diğerini... Böyle gidecek bu bir süre. Çok iyi geldi çünkü bana... Böyle bir halin içindeyken ve okumaya mola vermişken, şimdi senin incelemen çıktı karşıma. Dedim, ben bıraksam da Sait Faik bırakmayacak bu gece beni:) Tam yerine denk geldi yani... Yazdıklarını okurken, sıcağı sıcağına anladım şu an senin de içinde bulunduğun hali... Tebessümle okudum o yüzden bu güzel incelemeyi... İşte bir yazar, zamanı mekanı silip, iki okurunu böyle buluşturabiliyor demek ki... Farklı bir zamanda, farklı bir mekanda... Yüreğine sağlık İbrahim Hocam... Eğer tekrar dönecek olursan bu tarafa, ben Menekşe Vadisi’nin yanındaki yokuştan çıktım, sabahın kör karanlığında balıkçıların teknesine doğru yürüyorum. Oralarda bir yerde görüşürüz:) Sağlıcakla...
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Bilen biliyor kıymetini, bir yerlerde de dedim ya, Sait Faik'i elime alana kadar ki benim gerisi Faik'indir, aynı öyle. Saygılarımla..